Hayrettin'in kurtardığı sayısız maç vardır. Mesela bir
GS-
TS Cumhurbaşkanlığı kupası maçı vardı ki, 1-0 aldığımız, maçın görüntülerini bir yerden bulup izleyin, inanılmazdır. 1-0'dan sonra maç Trabzonspor-Hayrettin şekline dönmüştü.
Denildiği gibi çok şanssız goller yemesi kötü bir ünvan gibi yapıştı üstüne. Saçımızı başımızı da az yoldurmadı. Bir ara tarikatvari bir oluşum içinde adı çıktı.
Geriye dönüp bakıldığında görülür ki, Hayrettin'i "Hayrettin" yapan o saç-baş yolduran hatalarıydı aynı zamanda. Herşeye rağmen "fudbol"un çok daha saf olan bir döneminin "manyak ama vazgeçilmez" kalecisiydi O. Mesela serbest vuruştan ters köşeye yatan bir kaleciyi, andaki futbolun "saflık derecesi" kaldırmaz, tekmeyi basarlar. Ama Hayrettin "günahıyla-sevabıyla" ve Galatasaraylılığıyla tahtını alıp yüreğimize koymuştur. Hayret birşeydir.
Profesyonelliğe Karşı Demirbaş!