1. 22.09.2009, 17:15 Mesaj #2311
    Cevap: #19 Harry Kewell



    Çağatay Tunguç, post: 572565 Nickli Üyeden Alıntı

    hermaçta oynaması gereken yegane futbocu kewell'dır



    Diyoruz da anlatamiyoruz..
  2. 22.09.2009, 17:54 Mesaj #2312
  3. 22.09.2009, 18:04 Mesaj #2313
    Cevap: #19 Harry Kewell



    Aysel Aydın, post: 572555 Nickli Üyeden Alıntı

    Elinde tutmuyor,soyundurur diye bilirsin mesela :p



    Komik mi olmaya calisiyorsunuz?
  4. 22.09.2009, 18:20 Mesaj #2314
    Cevap: #19 Harry Kewell



    Oğuz Derici, post: 572700 Nickli Üyeden Alıntı

    Komik mi olmaya calisiyorsunuz?



    Yok,sadece Bu basliktan igrenmeme saglayan her kese tesekkur ediyorum.
  5. 22.09.2009, 18:42 Mesaj #2315
    Cevap: #19 Harry Kewell



    hala sözleşme teklifi yapılmadı mı bu adama?



    acaba yapıldıda istemedi mi...
  6. 22.09.2009, 18:54 Mesaj #2316
    Cevap: #19 Harry Kewell



    Hüseyin Özçelik, post: 572783 Nickli Üyeden Alıntı

    hala sözleşme teklifi yapılmadı mı bu adama?



    acaba yapıldıda istemedi mi...



    Olurmu hic oyle sey..



    Geçen sezon başında İngiliz devi Liverpool’dan transfer edilen Harry Kewell, Sarı-Kırmızılı kulüple yıllık 2 milyon Euro’ya 2 senelik sözleşme imzalamıştı.



    Kısa sürede taraftarın sevgilisi haline gelen Avustralyalı yıldızın kontratı Mayıs 2010’da sona erecek. Ancak Kewell, mukavelesinin bitimine 8 ay kadar bir süre olmasına rağmen yöneticilerle bir araya gelerek sözleşme yenilemeye hazır olduğunu söyledi.



    İdarecilerle yaptığı görüşmede Galatasaray’da çok mutlu olduğunun altını çizen tecrübeli futbolcu, “İstanbul’da yaşamak fantastik bir duygu. Ailemi çok özlememe rağmen, buradaki ortam çoğu zaman bana her şeyi unutturuyor” dedi.



    İndirime de hazır



    Galatasaray formasıyla ulaşılması gereken çok daha büyük hedefler olduğunu kaydeden Kewell, “Sizinle aynı yolda yürümeye devam etmek istiyorum. Eğer kulüp için de uygunsa, burada kalmaya hazırım. Siz kaç yıl isterseniz, o kadar daha kalırım” ifadesini kullandı. Yıldız futbolcunun sözleşme ücretinde indirim yapmaya da hazır olduğu belirlendi.



    Son söz Rijkaard’ın



    Sarı-Kırmızılı idareciler Kewell’ın talebini önümüzdeki günlerde teknik direktör Frank Rijkaard’a iletecek. Hollandalı hocanın onay vermesi halinde Avustralyalı oyuncuya yeni sözleşme önerilecek. 30 yaşındaki futbolcuya senelik 1.5 milyon Euro artı maç başı para ödenmesinin gündeme geldiği kaydedildi.

  7. 22.09.2009, 19:55 Mesaj #2317
    Cevap: #19 Harry Kewell



    Mutlu Yıllar dilerim. umarım bu Yıl hem onun açısından hemde bizim için mükemmel olur.
  8. 22.09.2009, 20:23 Mesaj #2318
    19 Harry Kewell



    kimler gelip geçti Ali Sami Yen'den

    üzüntüden kahrolduğumuz günler oldu

    sevinçten birbirimize sarıldığımız günlerse daha çoktu

    ne futbolcular, ne arma sevdalıları geçti ordan

    kimileri unutulmaz kılındı

    kimileri mazide kalan hoş birer hatıraydı

    ne büyük zaferler yaşandı ali sami yen'de

    ne kupalar yükseldi semaya doğru

    tarihin en uzun 16 dakikası yaşandı

    fedakarlıkların en büyüğü sahnelendi yeri geldiğinde

    futbolcular değişti

    taraftarlar değişti

    en amansız anlarda aramızdan ayrılanlar oldu

    bir tek renkler değişmedi ali sami yen'de

    bir de bu deli sevda tükenmedi...

    Hagi'yi izledik büyük keyifle

    Bülent'in cesaretini, kral'ın rekorlara koşuşunu izledik adım adım

    süper Mario Jardel'di bir sonraki baş tacımız

    gururların en büyüğüydü 11 Metin olup sahaya çıkışımız

    Hasan şaş'ın gözyaşlarıydı mutluluğumuz ve isyanımız...



    çok şey değişti Ali Sami Yen'de

    bir tek renkler aynı kaldı

    bir de bu delice sevda

    Hagi'den sonra hayran olduğum ilk yabancı

    Harry Kewell

    sonuna kadar 'Kewell from Galatasaray' olarak kalsın

    sonuna kadar bizden biri olarak koşsun

    çok şeye şahit olan Ali Sami Yen

    bu kez 19 numaranın hikayesini yazsın

    söylenecek belki çok şey var

    ama kelimeler sıralanmıyor

    sevgimizi anlatmanın belki de en kısa yolu

    Harry, Harry Kewell

    Harry, Harry Kewell




  9. 22.09.2009, 20:34 Mesaj #2319
    Cevap: #19 Harry Kewell



    Mutlu yillar Harry Kewell

    Takimda olman bile benim icin yeterli, cok seviyorum seni.
  10. 22.09.2009, 20:40 Mesaj #2320
  11. 22.09.2009, 21:31 Mesaj #2321
    Cevap: #19 Harry Kewell



    Aysel Aydın, post: 572735 Nickli Üyeden Alıntı

    Yok,sadece Bu basliktan igrenmeme saglayan her kese tesekkur ediyorum.



    Tamam bi daha sizden izin alirim bu basligia yazdigim da.:rolleyes:
  12. 23.09.2009, 00:11 Mesaj #2322
    burak tatlı
    Misafir
    • burak tatlı
    • Misafir
    Cevap: #19 Harry Kewell



    mutlu yıllar kewell...eskişehir maçında dünkü maçtan daha iyi olacak inşallah...ne kadar kötü olsa da aydına formayı kaptırmaz gerçi
  13. 23.09.2009, 00:21 Mesaj #2323
  14. 23.09.2009, 01:53 Mesaj #2324
  15. 24.09.2009, 14:01 Mesaj #2325
    Cevap: #19 Harry Kewell



    Arkadaş çok iyi yazmış..



    ---------------------

    Kewell’ın mektubu!

    23/09/09 13:10



    Galatasaray’ın yıldızı Harry Kewell, sarı kırmızılı takımın Kasımpaşa’yı 3-1 yendiği maçtan sonra, Kasımpaşa-Florya yolunda, Sydney’deki can ciğer arkadaşı James’e bir mektup yazmış. Bu mektubu ele geçirdik ve tercüme ettik...



    "Sevgili dostum James;



    Biliyorum gelmeyeli uzun zaman oldu ve sana yine yazma gereği duydum. Defalarca bahsettiğim İstanbul trafiğine yine takıldık, otobüs içinde herkes kendini oyalamaya çalışıyor. Milan eşiyle konuşuyor, Arda en ön koltukta oturup elinde mikrofonla bize stand-up yapıyor, Keita ve Nonda hala maçı yaşıyorlar - görmen lazım, Sabri PSP’de Fifa 2011 oynuyor, yanlış okumadın 2011 - burada çıkmış James, inanılmaz değil mi?

    Ama 2020 de olsa fark etmez, Sabri oyunda bile orta açamıyor.



    En dikkatimi çeken ikili Servet ve Elano. Servet, Elano’ya Türk müziklerini dinletiyor, Elano ise Brezilya ritimlerini Servet’e dinletiyor. Bunlar seneye düet yaparsa şaşırmam, James. Herkesin neşesi yerinde, oysa acayip bir maçtan çıktık. Bugün deplasman diye otobüse bindik, şehir içine gittik. Kasımpaşa’yı daha önceden duymuştum ama hiç gitmedim. Otobüs Kasımpaşa’ya girdiğinde, "herhalde yanlış saptı" diye düşündüm ama değilmiş. Resmen mahallenin içine stadyum yapmışlar. Duyduğuma göre, Türkiye’nin Başbakanı buralıymış, stadın ismini de o taşıyor. Tuhaf gerçekten. Stadın bitişiğindeki apartmanlarda yüzlerce kişi maç izliyordu, statta bu kadar insan yoktu. Nedeni mi? Düşün, oranın parasıyla 75 dolara kombine bilet satmışlar, şimdi tek maça 91 dolar istiyorlar. Stat güzele benzese de, yarısı yok... Bir tarafta bizi seyirciler izledi, diğer taraftan Turkcell Reklam Banneri. Maça gelince, puansız bir rakiple oynadık. Hocalarını sanki defalarca görmüş gibiyim, devamlı bir yerden çıkıyor - ilginç bir adama benziyor, maç esnasında bir apartmanlardan gelen tezahüratları duydum bir de Kasımpaşa hocasını. Taç atarken bile bağırıyordu herkese. Rakip takımda ilginç oyuncular vardı, James. Azar Karadaş diye bir forvet oyuncuları mesela... Benfica’da, Portsmouth’da, Kaiserslautern’de filan oynamış. Sanki geçmişte Şampiyonlar Ligi’nden hatırlıyor gibiyim. Türk asıllıymış dediğine göre, isminden de anlaşılıyor değil mi? İlgimi çeken başka bir isim Andre Moritz diye bir çocuktu. Beşiktaş’daki Delgado’yu daha önce anlatmıştım sanırım, hani bizim Tobias gibi devamlı salonda çalışan oyuncu. Baştan Moritz’i Delgado zanettim, insan bu kadar benzemez inan. Oyuncu olarak baya iyi, bence Beşiktaş seneye 20 milyon euroya alır, hehe. Bir de tuhaf bir kalecileri vardı. Eldivenleri yok ve devamlı saha içinde koşuyordu, 90 dakika içinde bir kere kalecilik yaptı ama o da şahaneydi. Ali Güneş’miş adı galiba, Almanya’da falan oynamış, bilirsin Almanlar’ın kalecileri hep iyi olur. Bizim için iyi biten bir maç oldu, onlar öne geçti ama ilk yarı o kadar çok hırslı oynadılar ki, baya yoruldular. İkinci yarı alacağımız belliydi. Shabani de işini gerçekten iyi yaptı. Bu çocuğa hayranım, hep yedek ama hiç sorun çıkartmıyor. Geçen sene Ümit Karan neler yaptı, anlatmıştım biliyorsun. Maçtan sonra stattan çıkarken, beni evine çay içmeye çağıran insanlar oldu o apartmanlardan. Arda "Harry, gidelim mi?" diye sordu. Gülmedim, çünkü bu çocuk şaka yapmıyor da olabilirdi. Zaten dün de "dayıcığım" diyerek bayram diye elimi öptü. “Dayıcığım” ne demek acaba? Daha çok şey anlatmak isterdim ama Florya’ya yaklaştık. Bu arada Elano, Türkçe şarkı söylemeye başladı, bu Servet’ten korkulur - her anlamda...



    Kendine iyi bak...

    Harry"



    Fatih Demireli’nin Notu: Bu yazı A’dan Z’ye bir hayal ürünüdür, sadece ruh halimi yansıtmaktadır.

Yukarı Git