1. 21.11.2008, 23:49 Mesaj #1
    Beşiktaş hakkındaki bütün konuları burada paylaşalım.
  2. 24.11.2008, 09:30 Mesaj #2
    Maçın adamı Sivok



    Beşiktaş’ın yıllardır yaşadığı defans boşluğunu, büyük ölçüde dolduran Sivok, dün gece, golü atmasa bile yine de maçın kahramını olacak güzellikte futbol oynadı.















    Siyah-beyazlı oyuncu, hem savunmada hem de hücumda klasını konuşturdu, attığı golle de başarısını süsledi. İki haftalık aradan sonra dönüşü gerçekten de muhteşem oldu.
  3. 24.11.2008, 09:32 Mesaj #3
    Fırsata hayır demedi



    Favori Beşiktaş kazandı. Maçtan önce rakiplerinin hepsinin puan kaybetmesi Beşiktaş’ın iştahını daha da kabartmıştı.



    24 / 11 / 2008 09:18











    Rıdvan Dilmen-Milliyet

    Fırsata ‘hayır’ demedi

    Favori Beşiktaş kazandı. Maçtan önce rakiplerinin hepsinin puan kaybetmesi Beşiktaş’ın iştahını daha da kabartmıştı. Zaten iştah konusunda pek problemi olmayan Beşiktaş, sahaya çıkmadan alınan sonuçlardan sonra daha da agresifleşti, tempolu oynadı.

    Aslında gole kadar bu temponun getirmesi gereken pozisyonları bulamadı. Ama “bugün ben bu üç puanı alacağım” izlenimi bırakmıştı zaten. Eskişehir fizikli bir takım. En uçta Youla’yı bırakıp, arkasından iki oyuncuyla sürpriz ataklar yapmak istediler ama bunu başaramadılar.

    Beşiktaş hep üçlü oynayacak diye bekliyoruz. Muhtemelen Ümraniye’de de 3-4-3’e göre hazırlanıyorlar ama rakibin durumuna göre oyuncular pozisyon alıyor. 1. dakikadan itibaren iki kişi kaldılar savunmada. İbrahim Toraman ve Zapotocny, onların önündeki üçlü, geride Sivok, sağda Ekrem, solda İbrahim Üzülmez. Onların önünde Cisse ve Delgado. Üçlü forvetin sağında Holosko, solunda Tello, en uçta Nobre. Aslında 2-5-3 de diyebiliriz. Sadece 2-0’dan sonra Youla’nın yanına bir forvet daha yaklaşınca Sivok geriye gelerek tekrar üçlüye döndüler son bölümde.

    Riskli gözükse de öncelikle öndeki oyuncuların arkasında libero gibi oynayan Sivok’un temposu Eskişehirspor hücumlarını başlamadan bitirdi. Beşiktaş takımında İbrahim Toraman ile Zapotocny çok riskli oynayan bir takımda dikkatli ve iyiydiler. Takımın Cisse ve Delgado dışında kötü oynayan oyuncusu yoktu. Ama 11 kişide 2 kötü bile galibiyet için yeterli oluyor. Mustafa Denizli önce Tello’yu, ardından kart sınırındaki Nobre’yi çıkararak Fenerbahçe maçını yaşamaya başladı bile.

    Hüseyin Göçek gördüğünü çalan bir hakem. Hata da yaptı ama, adil maç yönetti en azından.
  4. 24.11.2008, 09:45 Mesaj #4
















    Tello fırtınası

    Mustafa Denizli'nin takımın başına geçmesinden sonra performansında büyük artış gözlenen Beşiktaş'ın Şilili yıldızı Rodrigo Tello, Eskişehirspor maçının kahramanlarından biriydi.



    Son birkaç haftadır durgun gözüken, bu durumu da 'maddi soruna' bağlanan yıldız futbolcu, siyah- beyazlı yönetimden 'devre arası için zam sözü' aldıktan sonra çıktığı ilk maçta coştu. Mustafa Denizli'nin saha içinde özgür bıraktığı Tello, dün gece atılan iki golün de yaratıcısıydı.



    Sivok'a yaptığı orta ile golün asistini yapan Şilili oyuncu, Nobre'nin attığı golde de pozisyonu başlatan isimdi. 'Özgür Çocuk' Nobre'ye asist yapan Holosko'ya, attığı ara pasla golü adeta yarattı.
  5. 24.11.2008, 09:55 Mesaj #5
















    Erman Toroğlu-Hürriyet

    Büyük ikramiye

    Maçın başlama düdüğü çalındığında Beşiktaşlı futbolcularda şu gözüktü. İki gün oynanan bütün maçların neticeleri, bu maçta alınacak galibiyete bağlı.



    Yani bu maçı alırlarsa, resmen büyük ikramiye çıkmış gibi olacak. Ve tek başına rulet masasındaki bütün paraları kaldıracaksın. Hatta bunun hevesiyle Beşiktaş’ın attığı kornerlerde bile bazen futbolcular kendilerini kaybedip Eskişehirspor hücumcuları ile teke tek kaldılar. Neredeyse Mustafa Denizli sahanın içine girip futbolcuların birkaçını kollarından tutup oraya çekecekti.



    Haklı olarak Mustafa Hoca takımı hücum oynadığı anlarda bile hep takımının defansı ile uğraştı. Kantratak yememek için kenarda zıpladı durdu. Bence de doğru yaptı. Çünkü bu Beşiktaş nasıl olsa Eskişehirspor’a gol atacak ama bir tane yerse iki tane atmak zorunda kalacak ve psikolojik gerginlik olacak. Nitekim Eskişehirspor’un kontrataklarını Beşiktaş kapatınca dönen bütün toplarla oyun Beşiktaşlı hücumcularla Eskişehir defans anlayışı arasında geçti. Koca bir ilk yarı Eskişehirspor’un cılız bir atağı bile yok.



    Nöbeti Tello’ya devretmiş

    Beşiktaş’ta da çok kötü oynayan oyuncu yok. Ama Delgado’da bir gerginlik olduğu kesin. Çünkü onun Beşiktaş’taki oyun kaptanlığı nöbetini Tello almış durumda. Belki de morali ondan bozuk. Ama Tello ile beraber ikisi etkili olsalar fena mı olur? O zaman rakibin bütün silahları çöker. Kornerden gelen vuruşta top çizgiyi geçti mi geçmedi mi? Yardımcı hakeme baktım, yerinde duruyordu. Zaten o iptal etti. Bize de fazla bir şey söylemek düşmez.



    Hatırladığım kadarıyla Eskişehirspor’un korneri yok. Doğru dürüst hücumu da... Ama bu sene lige çıktılar, hedefleri kümede kalmak. Böyle olduğu zamanda bile Mustafa Hoca defansı hep sağlama aldı. Maç 2-0 olduktan sonra zaten Beşiktaş çok da fazla sıkmadı. Herhalde haftaya oynayacakları F.Bahçe maçını düşünüyorlardı. Ama Beşiktaş seyircisi F.Bahçe maçını düşünmüyordu. Çünkü sen bu maçı almışsın, haftaya da Kadıköy’e gidiyorsun. Niye toz kaldırıp küfür ederek rakibini sinirlendirip tahrik ediyorsun. Beşiktaş’ın bu sene şu avantajı da var. Yedek kulübesinde bekleyenler etkili isimler. Girenle çıkan oyuncu arasında çok fazla fark yok. Bu önemli bir olay.



    Hakeme katılıyorum

    Hüseyin Göçek’in bu maçtaki penaltı pozisyonları yorumlarına katılıyorum. Bir takım için kaleci çok şey demek. Eskişehirspor’un kalesinde olacak iyi bir kaleci bu maçı berabere bitirebilirdi. Mesela yediği ilk gol. Aynı pozisyonda Rüştü çıktı aldı, ona faul yaptılar. Aynı pozisyonda Eskişehir kalecisi Ivesa golü yedi. Bir önemli nokta da Eskişehirspor’un aldığı ithal oyuncular. Daha etkili isimler almaları gerekirdi.
  6. 24.11.2008, 09:57 Mesaj #6












    Korkut Göze-Hürriyet

    Tello ve Delgado

    Beşiktaş’ın oynadığı oyundan tat ve keyif almadığım maçlarda, gözlerim bir süre sonra iki adama kayar.



    Biri, Matias Delgado diğeri Rodrigo Tello... Teknik adamın bu ikiliye yükleyeceği görevi hiç düşünmeden Beşiktaş’ın kötü bir gününden ve skordan öncelikle onları sorumlu tutarım.



    İnanırım ki, her ikisi de Beşiktaş’ı yönlendirecek, kötü giden bir oyunun kaderini değiştirecek özelliklerle donatılmıştır.



    Dün gece Beşiktaş’ın özellikle ilk yarıda hücum organizasyonunda sıkıntılar çektiği dakikalarda gözlerim yine bu iki adama yöneldi.



    Delgado, oyuna hiç elini sürmedi. Bir-iki çalım ve birkaç pasın ötesinde varlığı hiç hissedilmedi. Fizik açıdan da sağlıksız bir görüntü verdi.



    Rodrigo Tello, Delgado’nun kaybolduğu dakikalarda oyuna asıldı. Rakip yarı alanın her bölgesinde hareketli ve etkiliydi.



    İlk golde, Sivok’un kafasına kestiği orta nefisti. Ve golden önce kornerden direkt kaleye gönderdiği top, tartışmalı bir pozisyonu da beraberinde getirdi.



    Bana göre, Tello’nun vuruşunda Eskişehirspor kalecisi Ivesa, topu içerden çıkarttı!



    Tribünler bastı yaygarayı... Hadi, orta hakem Hüseyin Göçek pozisyonu kaçırdı. Yan hakem Murat Şahin nerelere bakıyordu...



    * * *



    BEŞİKTAŞ, ikinci yarıya farklı bir coşku ile başladı. İkinci golün hazırlanışı Beşiktaş’ın özlenen görüntülerinden güzel bir kareydi...



    Tello, Holosko’ya mükemmel bir pas attı. Holosko, çizgiden taşıdığı topu Nobre’nin önüne bıraktı...



    Bu gol, bir bakıma üç puanın garantisiydi. Daha sonraki dakikalarda aklım hafta sonu oynanacak Fenerbahçe derbisine takıldı. Ve kafamı kurcalayan bazı sorulara yanıtlar aradım...



    Dün Youla’yı, İbrahim Toraman’la kontrol altında tutan Denizli, herhalde derbide aynı kilidi Alex’e uygulayacak. Acaba, hangi futbolcuyu kullanarak...



    Kenarda beklettiği Gökhan Zan’ı Kadıköy’de sahaya sürecek mi?



    Hücumdaki tercihi yine Nobre-Holosko mu olacak? Bobo, kenarda mı bekleyecek?



    Orta sahanın göbeği Eskişehir maçındaki gibi Sivok-Cisse ikilisinden mi oluşacak?



    Biliyorum, Delgado’nun formuna hiç aldırmadan, kaptanı direkt sahaya sürecek. Benim bu konudaki merakım, acaba Delgado, Denizli’nin bu güvenine derbide nasıl bir karşılık verecek.



    Söylediğim gibi Beşiktaş’ın Kadıköy derbisinden alacağı sonuçta bu iki adam Rodrigo Tello ve Matias Delgado önemli rol oynayacak.
  7. 24.11.2008, 10:03 Mesaj #7














    Sanlı Sarıalioğlu-Yenişafak

    Derbi şimdi daha kolay

    Sol kanatta Tello'ya, Üzülmez yardım etmez diye düşünüyordum. Öyle de oldu. Ama Tello, “Ben tek başıma da işi bitiririm” dedi. 15. dakikada Holosko'nun kafasına topu uzattı. Holosko kötü vurdu. 35'te Sivok'a, “Haydi bir de sen dene” mesajını yolladı. Sivok, havada da usta olduğunu gösterdi, golünü attı. Tello, 40'ta bu kez Zapotocny'e bir başka hava ikramında bulundu. Zapotocny bu ikramı elinin tersiyle itti. Tello, bu arada 32'de köşe atışından, bana göre, bir de gol attı. Yardımcı hakem aynı kanıda değildi. Tam hizada değildim, fazla itiraz edemem.



    Tello'dan sonra Beşiktaş'taki ikinci kahraman Sivok'tu. Çek oyuncu defansta, orta alanda, hücum hattında her yerde başarılıydı. “Her derde deva” derler ya, işte tam öyle. Vatandaşı Zapotocny de çok sağlamcı. Aslında savunma bloğu tümüyle dikkatliydi. Hiç riske girmediler. Basit ve garanti oynadılar.



    Toraman, Youla'yı adım adım izledi. Eski takım arkadaşına adım attırmadı. Toraman her geçen gün daha iyi oynuyor. Sağda Ekrem çok koşuyor, çok çalışıyor. Çabuk, hızlı, sert, sağlam. O çizgide durmadan gidip geliyor.



    İkinci yarının başında Nobre'nin kendisini yere atmasını hakem yemedi. Peki neden Nobre'ye sarı kart göstermedi?



    İşte gerçek Holosko!



    Beşiktaş'ın ikinci golü yapılış olarak çok güzeldi. Esas çocuk Holosko'ydu. Nobre'ye “Haydi topu boş kaleye yuvarla” komutunu verdi. Holosko ikinci yarıda çok çok iyiydi. Nihayet o beklediğimiz görüntüsüyle karşımıza çıktı. Eskişehir defansına duman attırdı. İşte gerçek Holosko bu. Bu Holosko Beşiktaş'ı tek başına sırtlar. Cisse ne iş yapar ben anlamıyorum. Oynasa ne fark eder, oynamasa ne fark eder? Topu alıyor 1-2 metre sağına, soluna veriyor o kadar. Hiç değilse Eskişehir oyundan düştükten sonra 1-2 gol girişiminde bulunamaz mıydı?



    Rüştü bir topu yanlış degajla rakibe verdi. Tribünler ayağa kalktı, Rüştü'yü alkışladı. İşte taraftar buna denir. İyi hareketi herkes alkışlar. Önemli olan kötü gününde futbolcunun yanında olmaktır. Delgado, Emre'nin kıskacındaydı. Her şeye karşın yine de klas işler yaptı. Elbette ki bundan daha iyi oynamalı. Ancak rakibin de bütün gözü üzerinde.



    Nobre'de attığı gole karşın bir performans düşüklüğü var. Gerçi bu kez karşısında da fizik yönünden çok güçlü iki stoper vardı. Onlarla fazla boğuşamadı. Yerine giren Bobo da küskün, dargın gibi. Sonradan girmek ağırına gidiyor herhalde. Oysa bu takımın Bobo'ya çok ihtiyacı var. Zaman zaman öyle işler yaptı ki, herkesi kendine hayran bıraktı.



    Eskişehirspor gücü yettiğince karşı koydu. Oyunu hiçbir zaman çirkinleştirmedi. En etkili gol yolları ölü toplardı ve bir de Youla. Toraman Youla'yı bağlayınca Eskişehir kayboldu gitti. Yarıştaki rakiplerinin puan kaybettiği bir haftada Beşiktaş üç puanın yanı sıra moral olarak da güçlendi. Şimdi Kadıköy derbisine daha bir rahat gidecek. Aradaki puan farkı en büyük avantajı.
  8. 27.11.2008, 09:16 Mesaj #8
    'Göğsümü gere gere Kadıköy'e çıkacağım'



    Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli, 29 Kasım Cumartesi günü Fenerbehçe ile yapacakları maça gururla gideceğini söyledi.



    Denizli, BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında, Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra ilk defa rakip takımın teknik adamı olarak Kadıköy'e gideceğini belirterek, ''Bu çıkışlarımdan hayatım boyunca onur duydum. Hayatım boyunca hizmet ettiğim, bana görev veren kulüpler için her türlü çabamı harcadım. Bunların görev yaptığım her camia tarafından bilindiğinin bilincindeyim. Kadıköy'e göğsümü gere gere çıkacağım. Başımı öne eğmek için hiçbir neden yok. Orada gururla görev yaptım. Bu gururu nasıl bu camiada taşıyorsam, her camiada gururla görev yaptım'' dedi.



    Derbi maçlarında sonucun ne olacağının bilinmeyeceğini kaydeden tecrübeli çalıştırıcı, ''En azından belirgin iç saha üstünlüğü yok. Beşiktaş BJK İnönü'de, Fenerbahçe'de Kadıköy'de oynadığı maçlarda her türlü sonucun diğer derbiden daha ihtimalli sonuçlara sahne olduğunu biliyoruz. Ayrı bir heyecan olacak. Neticede görev yaptığım büyük bir camianın, taraftarının bulunduğu stada gideceğim'' diye konuştu.



    -''DERBİLERİN HEYECANI FARKLIDIR''-



    Siyah-beyazlı takımın teknik adamı, derbi maçların heyecanın farklı olduğunu dile getirdi.



    Bütün derbi mücadelelerinin heyecanlı ortamda geçtiğini ifade eden Denizli, şunları söyledi:



    ''İster bir takımın başında olarak çıkın, isterseniz bir futbolsever olarak izleyin, derbilerin heyecanı farklıdır. Gündemi oluşturması farklıdır. Ligin üçte birlik bölümü sona ererken derbi heyecanının da bu atmosfere katılması güzel ve keyifli bir durum. Ayrı bir lezzet. Tahmin ediyorum ki, güzel ve keyifli bir maç olacak. İzleyen herkese en azından Beşiktaş olarak, her şeyiyle 90 dakikaya yakıştığını dedirtebilmek için mücadele edeceğiz. İnşallah bu konuda başarılı olacağız.''



    -''FAVORİ YOK''-



    Denizli, kamuoyunun maçın favorisi olarak Beşiktaş'ı göstermesine de katılmadığını söyledi.



    Favori oldukları düşüncesine katılmadığını ifade eden tecrübeli teknik adam, ''Bunu yaşıyorum, yıllarca da yaşadım. Son oynanan Galatasaray-Fenerbahçe maçı dahil, favori takım konusundaki düşünenleri yanılttı. Şartlar ne olursa olsun ilk defa kulübümün başında derbi maçına çıkacağım. 100 yıldır bunların favorisi olmadığını defalarca yaşamış bir ülkeyiz. Bu bakımdan o günün görüntüleri ve verileri itibariyle bir takımın artıları fazla olabilir. Ama maç içinde ölçü almak, kabullenmek söz konusu değil. Mümkün değil. O günkü heyecan çok farklı. Futbolcuların ve taraftarların hissettiği çok farklı. Düşünülenler ortaya konulduğu müddetçe düşünülebilir. Ters şeylerle karşılaşabiliyoruz'' diye konuştu.



    Mustafa Denizli, 90 dakikanın sonucunu bilemeyeceklerini vurgulayarak, ''En azından Beşiktaş olarak derbide bize yakışan futbol ortaya koymayı amaçlıyoruz. Çalışmalarımız neticesinde bunu gerçekleştirmek istiyoruz'' dedi.



    -''KADIKÖY ZOR DEPLASMAN''-



    Beşiktaş'ın çalıştırıcısı, Kadıköy'ün zor deplasman olduğunu herkesin bildiğini vurguladı.



    Kadıköy'de oynamanın hem zevkli, hem de ayrı heyecan taşıdığını anlatan Denizli, ''İki taraflı yaşayan insan olduğum için biliyorum'' dedi.



    Fenerbahçe'nin Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde Portekiz'in Porto takımıyla yaptığı maçta aldığı sonuca üzüldüğünü dile getiren Denizli, sözlerini şöyle sürdürdü:



    ''Dün Fenerbahçe talihsizlikler yaşadı. Tempolu başladı, pozisyonlar üretti. Fenerbahçe'nin kadrosunda değerli futbolcular olduğunu göz ardı etmemek lazım. Fenerbahçe bazı konularda gelişmiş bir takım. Bu sezon itibariyle yüzde yüz koymayalım ama çok iyi yaptığı işler var. Büyük kulüplerin şampiyonluk potasından uzaklaşmamak için her türlü çabayı koyduğunu biliyoruz. Fenerbahçe'ye göre avantajlı bir görüntüdeyiz. Bunu devam ettirmek düşüncesindeyiz.''



    Teknik adamların derbideki etkinliklerinin oynanan 90 dakikadan ziyade maça hazırlamasında ortaya çıktığına dikkati çeken Denizli, ''90 dakika öncesinde takımın hazırlanma sürecinde teknik adamın daha etkili olduğunu düşünüyorum. Futbolcularımla bu iletişimde iyi olduğumu düşünüyorum. Çok iyi değil ama ilerleyen dönemlerde çok iyi de olacak. Ümit ediyorum etkin olurum'' diye konuştu.



    Denizli, takımını Fenerbahçe karşısında nasıl bir kurgu ve sistemle oynayacağı yönündeki soruya şu yanıtı verdi:



    ''Futbolda bazen doğru çalışmalar doğru sonuç vermeyebilir. Bu hafta Eskişehirspor'a karşı kazandığımız golden önceki Tello'nun kullandığı serbest vuruş bölge olarak az yapılan bir çalışmadır. Korner ve kaleye yakın yerdeki vuruşlar için çalışmalar daha fazla zaman alır. Bu çalışmalar gol getirmeyebilir. Ancak takım üzerinde alışkanlık oluşturur. Dünya futbolunda gol alanları öyle asgariye indi ki bu toplar önem kazandı. Bunun için yeni alışkanlıklar geliştiriyoruz.''



    Fenerbahçe'nin Porto karşısında aldığı sonuca çok üzüldüğünü, ancak sarı-lacivertli takımın toparlanıp kendileri ile yapacağı maça hazırlanacağını belirten Denizli, sözlerini şöyle sürdürdü:



    ''Fenerbahçe'nin kazanması, ülke futbolunun puan kazanması ayrı bir şey. Fenerbahçe taraftarı, yöneticisi ve oyuncusunun üzüntüsü bugün devam eder. Bu çok uzun süreli olmaz. Psikolojileri değişir. Ayrıca Fenerbahçeli oyuncuların telafi etmek isteyeceği konu, bir önceki maçın görüntüsünü değiştirmektir. Bu onlar için ayrı itici bir güç olacaktır.''



    -''BELLİ BİR DEFANS KURGUMUZ YOK''-



    Mustafa Denizli, belli bir defans kurguları olmadığını, rakibin anlayışına göre oynadıklarını anlattı.



    Tek forvetle ya da ikili forvetle hücum eden takımlara karşı aynı şekilde oynamayacaklarını dile getiren Denizli, ''Rakibin hücum şekline göre defans kurgumuzu oluşturuyoruz. Bu konuda zorluk yaşamıyoruz. Görev verdiğimiz futbolcular birkaç yönlü oynayabilirler'' dedi.



    Ligde şampiyonluk mücadelesi veren takımların fazla olmasının tat vereceğini vurgulayan tecrübeli çalıştırıcı, şöyle konuştu:



    ''Beşiktaş olarak Fenerbahçe maçında düşünce ve sonuç açısından bize yakın bir olguyu gerçekleştirmek istiyoruz. Bunun birinci şıkkı da kazanmaktır. Onun dışında düşüncemiz olamaz. En az Fenerbahçe kadar mücadele etmeli ve koşmalıyız. En az onlar kadar kontrollü ve sakin olmalıyız. Bu eşitliği sağlamak lazım. Sonuç ne olur bilemem. Maç içinde neler yaşanacağını tahmin edemeyiz. Hem saha çalışması olarak, hem de teori olarak maça kadar hazırlanacağız. Çalıştıklarımızın ne kadarını gerçekleştiririz bilemiyorum. Ama futbolcularımın isteklerinin üst düzeyde olduğunu görüyorum. Bunun üzerine artılar koyarak ilerlemek istiyoruz.''



    Hayatı boyunca ''Beraberlik iyi sonuçtur'' ifadesini kullanmadığına dikkati çeken siyah-beyazlı takımın çalıştırıcısı, ''Beraberlik bir kere iyi sonuçtur. O da son maçta bu sonuç seni şampiyon yapıyorsa iyi sonuçtur'' dedi.



    Denizli, ''Alex için bir önlem veya markaj düşünüyor musunuz'' sorusunu ise ''Alex takımın etkili oyuncularından biri. Yüksek kalitede bir oyuncu. Ancak düşündüğünüz manada bir şey planlamıyoruz. Yapılması gereken neyse onu yapacağız. Onun dışında farklı şeyler veya önlemler ortaya koyacak değiliz'' diye yanıtladı.



    -HAKEM KONUSU-



    Denizli, maçın hakeminin erken açıklanmasının doğru olup olmadığı sorusunu ise şu şekilde yanıtladı:



    ''Beni bu işlere bulaştırmayın. Bünyamin Gezer'i ilk defa Trabzonspor maçında gördüm. Ülkemizin çok değerli hakemlere sahip olduğu bir gerçek. İster Bünyamin Gezer, isterse başkası olsun. Sonuç ne olursa olsun benim hakemlerimizle ilgili ağzımdan olumsuz bir kelime duymayacaksınız. Hakemin hata yapabileceğini bilen biriyim. Bir derbi heyecanı camialarda nasıl varsa bunu yönetecek kişilerde de olacaktır. Önemli olan hepimiz adına maçın olumlu bitmesi.''
  9. 28.11.2008, 10:58 Mesaj #9




    Derbide herkes iki kişilik oynayacak

    Sahadan 3 puanı alarak ayrılan tarafın kendileri olacağına inandığını dile getiren Kumcuoğlu, Beşiktaş'ın şampiyonluk hedefine kararlı ve ısrarlı şekilde yürüdüğünü ifade etti. Teknik direktör değişikliğinin ardından takımın şampiyonluk azminin daha da arttığını belirten Kumcuoğlu, "Bizim için sadece Fenerbahçe ya da Galatasaray ile yapılan maçlar derbi değil, her maç derbi. Şampiyonluk yolunda puan kayıplarına tahammülümüz yok. Bütün futbolcularımız bu bilinçle sahaya çıkıyor." dedi. Kumcuoğlu, şöyle konuştu: "Takımımız gerek yerli gerekse yabancı futbolcularla iyi bir kadroya sahip, ama zaman zaman takımda performans düşüklükleri yaşanabiliyor. Çabamız bunun en aza indirilmesi yönünde. Bu maçta da tek bir kişiden değil, sahadaki tüm futbolcularımızdan yüksek performans bekliyorum. 3 puanı alan taraf biz olacağız."



    Beşiktaş, Fenerbahçe ile oynayacağı maçın hazırlıklarını dün yaptığı idmanla sürdürdü. Hafta başından beri sakat oyunculardan dolayı eksik çalışan Siyah-Beyazlı takım, sakatların iyileşmesiyle dün ilk kez Fenerbahçe maçı için tam kadro çalışma fırsatı buldu. Fenerbahçe ile yapılacak önemli derbi maç öncesi sakatlıkları nedeniyle takımdan ayrı kalan Tello, Gökhan Zan, Nobre, İbrahim Üzülmez'in takıma katılması teknik heyeti sevindirdi. Tello, Gökhan Zan ve Nobre'nin ardından İbrahim Üzülmez'in de Fenerbahçe maçında forma giyebileceği açıklandı. Spor Servisi







    zaman
  10. 29.11.2008, 08:43 Mesaj #10


    Beşiktaş, Turkcell Süper Lig'de yarın Fenerbahçe ile yapacağı derbi maçın hazırlıklarını tamamlayarak kampa girdi.



    BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde basına kapalı gerçekleştirilen taktik ağırlıklı antrenmana kadrodaki tüm oyuncuların katıldığı açıklandı.



    Teknik direktör Mustafa Denizli, antrenmanın ardından 18 kişilik maç kadrosunu açıklarken, Ali Tandoğan, Batuhan, Aydın ve Tuna'yı kadroya almadı.



    Hafif sakatlığı bulunan Tello'nun yarınki derbide oynayabileceği öğrenilirken, idmanın ardından kampa giren siyah-beyazlılar, maç saatini beklemeye başladı.
  11. 01.12.2008, 16:42 Mesaj #11
    Mustafa Denizli sert çıktı / VİDEO





    Fenerbahçe'nin 2-1 kazandığı derbiden sonra eleştirilen Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli haftalık olağan toplantısında derbi eleştirilerine sert çıktı. Maçın kadrosu, yapılan hamlelerle ilgili kendine çok ağır eleştirirelin yapıldığını belirten Mustafa Denizli sart konuştu. Mustafa Denizli Tello ve Holosko'nun ilk 11'de oynamaması konusunda Tello'nun maç anına kadar durumunun netleşmediğini ancak sakat olduğu için oynamadığını söyledi. Denizli Serdar Özkan'ın Holosko'nun yerine ilk 11'de saya çıkıp başarılı olmasının ardından yine de Holosko neden ilk 11'de başlamadı eleştirilerine katılmadı. Denizli kendine ağır eleştiriler yönelten spor yazarlarına sert çıktı...







    Spor Haberleri - Tümspor.com - Sporun en keyifli adresi - Mustafa Denizli sert çıktı / VİDEO
  12. 02.12.2008, 12:36 Mesaj #12
    Mustafa Denizlmi Seric'i sildi





    Denizli Seriç'i sildi

    Ankaraspor hazırlıkları başlanırrken, Mustafa Denizli, derbideki hatalar nedeniyle futbolcuları uyar-dı. Denizli, taktik çift kale maçında ise Seriç'i oynatmayarak soyunma odasına yolladı.
  13. 02.12.2008, 15:41 Mesaj #13
    Beşiktaş yemekte buluştu





    Beşiktaş yemekte buluştu

    Siyah-beyazlı takımın teknik direktörü Mustafa Denizli, bu sabah yapılan antrenmanın ardından futbolcularına Boğaziçi'nde yemek verdi.



    Teknik kadronun ve futbolcuların tamamının katıldığı ve basına kapalı gerçekleştirilen yemekte keyifli anlar yaşandığı belirtildi.
  14. 02.12.2008, 16:08 Mesaj #14
    Şunu Bilir Şunu Söylerim..



    Beşiktaş Külübünün Bu Yönetimden Kurtulmadıktan Sonra Şampiyonluk Şansının Zor Oldugunu Düşünüyorum..
  15. 03.12.2008, 09:35 Mesaj #15
    Kim tutar Bobo'yu?







    Kim tutar Bobo'yu

    İdmanlardaki süper performansını sürdüren Brezilyalı´nın, Ankaraspor maçında ilk 11´de soyunması bekleniyor. Cezalı Cisse´nin yerine de Uğur görev yapacak.





    Mustafa Denizli’nin göreve gelmesinin ardından lig maçlarında yedek soyunan Bobo, Ankaraspor karşısında nihayet ilk 11’de yer alacak. Dünkü çift kale maçta Holosko ile birlikte A Takım’da yer alan Bobo, oynadığı futbol ve attığı gollerle dikkati çekti.



    Mustafa Denizli, Nobre’ye ise yedek takımda şans verdi. Siyah-Beyazlılar’da, derbide iki sarı karttan atılan Cisse’nin yerine de Uğur İnceman’ın görev yapacağı belirtildi. Bu arada derbinin hakemi Bünyamin Gezer’in yakın çevresine, “Cisse, rakibinin topuğuna arkadan bastı. Ben bunu 1-2 metre mesafeden çok net bir şekilde gördüm. Ancak bu hareket görüntülerde olmadığı için ilk kartlık pozisyona ‘faul yok’ diyorlar. Kararımın doğruluğundan eminim” dediği öğrenildi.

Benzer Konular


Yukarı Git