1. 03.12.2008, 10:16 Mesaj #16




    Beşiktaş'a Tello müjdesi



    Beşiktaş'ın Şilili yıldızı Tello, ligde cumartesi günü Ankaraspor ile oynanacak karşılaşmada takımdaki yerini alacak. Sakat olduğu gerekçesiyle Fenerbahçe derbisinde teknik direktör Mustafa Denizli tarafından riske edilmeyen Tello, takımla birlikte çalışmalara başladı. Dün yapılan antremanın tamamında yer alan Şilili futbolcu, idmanda hazır bir görüntü çizdi. Bu sezona istediği başlangıcı yapamayan ancak Mustafa Denizli ile birlikte yeniden doğan Tello'nun Ankaraspor'a karşılaşmasında ilk 11'de görev alması bekleniyor.



    AYDIN'A OPERASYON

    Öte yandan dün sabah Tello'nun da yer aldığı antremana, sağ dizinde dış menüsküs olan Aydın Karabulut, ufak sakatlıkları bulunan Batuhan, Seriç, Gökhan Zan katılmadı. Kulüp doktoru Ayhan Optur, Aydın Karabulut'un hafta içinde ameliyat olacağını ifade etti. Kartal bugün Ankara hazırlıklarını sürdürecek.





    sabah
  2. 03.12.2008, 10:23 Mesaj #17




    Denizli'den eskiye dönüş

    F.Bahçe derbisinde savunmanın göbeğinde Gökhan Zan'la Zapotocny'yi oynattığı için yoğun eleştirilen Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli, Ankaraspor maçında savunmada revizyon planlıyor. Teknik direktörlerin de hata yapabileceğini belirten Denizli, önceki maçlarda olduğu gibi Zapatocny-Sivok ikilisine Ankara maçında yer verecek. Tecrübeli çalıştırıcının bu ikiliyi bundan böyle bozmayı düşünmediği ifade edildi.



    TEORİ VE PRATİK BAŞKA

    Denizli'nin orta saha ve forvette de değişiklik yapacağı bildirirldi. 'Maç önce kafada kazanılır' tezini savunan Denizli, yapılan planların pratikte gerçekleşmesinin her zaman mümkün olmayacağını belirterek, “Eleştirilere rağmen takımın oyunundan memnunum. Ben futbolcuların ve genel oyununu değerlendiririm. İyi yoldayız. Eleştirenleri sezon sonunda göreceğiz' dediği öğrenildi.



    Önce idman sonra yemek

    Beşiktaş, Ankaraspor maçı hazırlıklarını sürdürdü. Siyah-beyazlılar yarı sahada pas çalışması ve kontrollü minyatür kale ve çift kale maç yaptı. Mustafa Denizli çalışmada sık sık futbolculara uyarılarda bulundu. Sağ dizinde dış menisküs olan Aydın, sağ alt adalesinde darbeye bağlı kas içi kanama olan Seriç, belinde ağrıları bulunan Batuhan ve kasıklarında ağrısı olan Gökhan Zan katılmadı. Aydın'ın ameliyat olacağı belirtildi. Denizli, antrenmanın ardından tüm futbolculara Boğaziçi'nde yemek verdi.
  3. 03.12.2008, 10:30 Mesaj #18
    Kat kat dert



    Fulya Süleyman Seba Projesi, Beşiktaş Yönetimi’nin başına sorun oldu. Bir yandan mahkemeyle uğraşan siyah-beyazlıların yöneticileri, şimdi de soruşturma ve denetlemeyle karşı karşıya kaldı. Muhalefet de yeni imar planı sonrasında çıkılan 5 kattan gerekli payın alınması için bastırıyor



    Beşiktaş’ın geleceği olarak gösterilen Fulya Süleyman Seba Projesi, siyah-beyazlı yönetimin baş ağrısı oldu. Son yapılan mali genel kurulda, ibra etmeyen üyelerin açtığı mahkeme devam ederken, yönetim şimdi de soruşturmayla karşı karşıya kaldı. Ocak ayında açılışı yapılacağı açıklanan projede kulüp, Aşçıoğlu İnşaat ile yaptığı sözleşmenin aslını bir türlü mahkemeye sunmayınca, mahkeme hakimi de İstanbul Dernekler Müdürlüğü’nden mali ve cezai yönden denetim ve soruşturma yapılmasını istedi.











    Ne kadar gizli!

    Davalının bir spor derneği olduğuna dikkat çeken hakim, Dernekler Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda şu ifadelere yer verdi:

    “Davalı derneğin, Dernekler Yasası amir hükümlerince denetlendiği mahkememizce bilinmekte, gizli maddeler içerdiği bildirilen sözleşmeyi hangi yasal çerçeve içerisinde imzaladıkları anlaşılmadığından, mahkememizce sözleşmenin incelenmesi de gerekli olduğundan, bir dernek oldukları halde mahkemeye dahi açıklanamayacak gizli hükümler içeren bir sözleşme imzaladıkları anlaşılan dernek yetkilileri hakkında, mali ve cezai yönden gerekli denetim ve soruşturma yapılarak sonucunun mahkememize bilgi verilmesi rica olunur.”



    Bir daire 750 bin YTL

    Muhalefet de yeni imar planı sonrasında ortaya çıkan 40 dairenin, sözleşme gereği yüzde 67’sinin yani 28’inin derneğe kalması gerektiğini savunuyor. Divan Kurulu’nun düzenlediği istişare toplantısına katılan yönetici Ertunç Soğancıoğlu, 16 daire karşılığı olarak şirket ile 12 milyon YTL’ye anlaştıklarını açıklamış, bunun yarısını tahsil ettiklerini belirtmişti.
  4. 03.12.2008, 10:50 Mesaj #19




    Sanıl Sarıalioğlu-Yenişafak

    Treni kaçırma Denizli

    Ne demişti Denizli: “Beraberlik bir kere iyi sonuçtur. O da son maçta seni şampiyon yapıyorsa.” Şimdi soruyorum, Beşiktaş Kadıköy'de kazanmak için mi yoksa, beraberlik bizim için iyidir mantalitesiyle mi oynadı? Kafanızı boşuna yormayın. Denizli'nin on biri ve sonradan yaptığı değişiklikler tamamen ve tamamen korku senaryosuydu. Beraberliğe bayılarak Kadıköy'e gittiği çok açık ve net olarak belliydi. “Kendim ettim kendim buldum” diye bir şarkı var ya işte aynen öyle oldu. Denizli rüzgar ekti, fırtına biçti.



    Mustafa Hoca durmadan “Şampiyon olacağız, şampiyon olacağız. 26. haftadan sonra iki takım kopacak” diyor. Böylesine puan hovardası bir takım nasıl şampiyon olur. Ligin kalbur üstü takımları karşısında Beşiktaş'ın eli ayağı tutmuyor. Sivas, Kayseri, Fenerbahçe maçlarından çıkarılan sadece 1 puan.



    Mustafa Hoca, Fenerbahçe maçı ile ilgili eleştirilere çok sinirlendi. “Maçtan sonra ve skora bakarak ahkam kesmek kolaydır” dedi. Sevgili hocam, en azından ben kendim için konuşayım. Maçtan önce Lig TV'nin canlı yayın yorumcusu olarak daha kadrolar elimize geldiğinde şaşkınlığımı ve kadro yanlışlığını altını çizerek dile getirdim. Holosko ve Bobo'nun oynatılmayışını eleştirdim.



    Beşiktaş, Denizli ile 7 maçta 10 puan kaybetti. Lafla peynir gemisi yürümez. İcraat çok kötü. “Olsun efendim siz işin sonuna bakın” gibi laflara da kimse itibar etmez. Beşiktaş şu anda mükemmel bir puan avantajına sahip olacakken, Galatasaray ve Fenerbahçe ile aynı duruma geldi. Rakipleri bu denli puan kaybetmeseydi Kartal şimdi arkadan nal toplayacaktı. Bu iş böyle devam ederse Beşiktaş 26. haftaya bayrak çekerek girer. Herkes bu gerçeği görerek adımlarını atmak zorunda. Daha sonra saç baş yolmak bir işe yaramaz. Tren kaçar gider.



    Güiza'nın gözyaşları

    Bu Güiza'nın suratı içimi parçalıyor. Ağlamaklı bir yüz. Dertli mi dertli. Hüzünlü mü hüzünlü. Hayattan bıkmış gibi. Acıların çocuğu. Beşiktaş'a mükemmel bir gol attı, adamın yüzünden düşen yine bin parça. Herhalde eski kaçırdığı golleri kafasından çıkaramıyor. İspanya gol kralının şu acınası haline bir bakın hele.



    Beşiktaş maçında iki metreden kaçırdığı golden sonra bir fotoğrafı var ki adamı öldürür. Kale direğine başını yaslamış, iki eliyle de yapışmış, alnında kırışıklar, ekşimik bir surat. Bugüne kadar Güiza için “Yardım almıyor, yanına kimse yaklaşmıyor” gibi laflar ediyordum. Artık vazgeçtim. Güiza bu ruh haliyle yanında beş yardımcı da olsa nafile. İçine korku girmiş bir kere. Güiza'ya gerekli olan psikolojik destek. Bu aşamada Aragones'e ve futbolcu arkadaşlarına da büyük görev düşüyor.



    Güiza'nın golcü olduğu gerçek. Yetenek birden bire kaybolmaz. Golcülerin zaman zaman böyle duraklamasının nedeni, özgüven azalmasıdır... Ve bir de elbette yeni ortam yeni koşullar yeni yüzlere alışmak, uyum sağlamak da hiç kolay değil.



    Güiza şu anda geçiş döneminde. Çok kısa sürede İspanya'daki görüntüsünü yakalar ve tribünleri yine golleriyle ayağa kaldırır.



    Derbiden inciler

    Beşiktaş Asbaşkanı Kenan Öner “Hakemler aleyhimize ince kararlar veriyor” diye dert yandı.

    --- İncesi Bünyamin Gezer'in yaptığı ise kalını nasıldır, doğrusu çok merak ediyorum.



    Denizli “Fenerbahçe'yi önce durdurup sonra vuracaktık. İkinci yarıda silahlarımızı (Bobo, Holosko) sahaya sokacaktık. 10 kişi kalmamız bunu geciktirdi” savunmasını yaptı.

    --- Evet hocam, silahlarınız elinizde patladı.



    Aragones, Kazım'a “Yerimde olsan bu halinle kendini oynatır mısın?” diye sormuş. Kazım sesini çıkaramamış.

    --- Bu soruyu Aragones, Kazım'ı vazgeçilmez prensi olarak gören Fatih Terim'e sorsa, acaba nasıl bir yanıt alır?



    Denizli, Tello için şu açıklamayı yaptı. “Sakattı, oynayacak durumda değildi 18 kişilik kadroya derbi havasını yaşasın diye aldım.”

    --- Hocam, stadyumlar düğün evi mi? Çocuğu da yanımızda getirdik. Görsün, eğlensin, alışsın... Var mı böyle bir uygulama?



    Aziz Yıldırım, bir röportajında “Hoca ile iki aydan beri futbolcularla 3 aydan beri konuşmuyorum. Bir tek Kayseri maçında soyunma odasına girip hemen çıktım” dedi.

    --- Sayın Başkan, belli oluyor. Fenerbahçe puanları toplamaya başladı.



    Mustafa Denizli, “Hayatım boyunca haklı haksız çok fatura ödedim” dedi.

    --- Hocam hayat acımasız, hamama giren terleyecek.



    Bobo, Roberto Carlos için “Artist gibi davrandı. Palavradan kendini yere attı” suçlamasını yaptı.

    --- Bobo gözünü seveyim sen de bir şey yap da dişimizi kıralım.



    Colin Kazım, Fenerbahçe tribününden kendisine laf atana sinirlenmiş ve “İn aşağıya” demiş.

    --- Demek ki Kazım'ın asıl branşı boks. Acaba onda nasıl?



    Mustafa Denizli, köşe atışından yedikleri ilk gol için, “O pozisyonu idmanda 50 kez çalıştık biri bile gol olmadı” dedi. Selçuk da “Biz en az 500 kez çalıştık” diye karşılık verdi

    --- Hocam, demek ki 450 kez daha çalışmanız gerekiyormuş! Şaka şaka.



    Fenerbahçe Asbaşkanı Ali Koç, Beşiktaş maçından sonra futbolcularına “Niye sevinmiyorsunuz?” diye sormuş. Futbolcular da, “Bizim için sıradan bir maçtı” demişler.

    --- Vay canına! Şu mütevaziliğe (!) bir bakın hele. He he he Beşiktaş da ne ki!



    Pazartesi akşamı Kanal Türk'ün Bizim Stadyum programında Fenerbahçe'nin eski futbolcularından İlker Yağcı ve Cem Pamiroğlu, Mustafa Denizli'ye onay verdiler ve, “Çıkardığı kadro doğruydu” dediler.

    --- Çok merak ediyorum, Fenerbahçe'de Alex, Güiza, Deivid kulübede oturtulsaydı bu kardeşler acaba ne diyeceklerdi?



    Galatasaray kaosu seviyor

    Galatasaray'ın UEFA'da 6 puanı var. Bir üst tura, bu puan bile onu taşıyabilir. Ligde Beşiktaş'ın bir puan altında... Ve Cimbom'da fırtınalar kopuyor. Taraftar takımını çeşitli şekilde protesto ediyor. Sırtını sahaya dönüyor. Metin Oktay ile nostalji yapıyor.



    Şimşekler hep Skibbe'nin üstünde. “Gitti gidiyor” lafları bitmek bilmiyor. Artık adama acımaya başladım. Bir insana bu kadar yüklenilir mi? Skibbecik hergün ip üstünde cambazlık yapıyor. Herkes “Düştü düşecek” diye bekliyor.



    Geçen sezon Kalli'nin gitmesi için de aynı taktik uygulanmıştı. Kalli, o ağız kokularını çeker mi, kapıyı çarpmıştı hepsinin yüzüne.



    Ünlü Alman Dergisi Kicker, Feldkamp'ın teknik danışmanlığa getirilmesini okuyucularına şöyle duyurdu. “Feldkamp, Skibbe'ye göz kulak olacak, elinden tutacak.” Haydi iyi tutmalar. Kalli, beş karış suratla gitmişti. Şimdi güle oynaya geldi. Peki ne oldu da geldi. Efendim, altyapıyı organize edecek ve bir de Skibbe isterse kendisine danışmanlık hizmeti sunacakmış.



    Ben bu Galatasaray'ı anlayamıyorum. Adeta kaosla besleniyor. En iyisi sözü Cimbom uzmanı Tanburacı'ya bırakayım.
  5. 03.12.2008, 11:05 Mesaj #20
    Ne diyor bu Sanli hirbosu ya zaten 10 tane birbirinden kotu espri yapmis.



    Onune geleni kose yazari yapmayin kardesim ne bu
  6. 03.12.2008, 11:10 Mesaj #21

    Hayri Cund, post: 12254 Nickli Üyeden Alıntı

    Ne diyor bu Sanli hirbosu ya zaten 10 tane birbirinden kotu espri yapmis.



    Onune geleni kose yazari yapmayin kardesim ne bu



    Türkiye'de adam gibi spor yazarı bulamazsın elinle saysan 2 veya 3 tanedir.Hepsi ya taraflı ya da saçmalıyor.
  7. 03.12.2008, 12:18 Mesaj #22
  8. 03.12.2008, 12:32 Mesaj #23

    Burak İlhan Sözgen, post: 12257 Nickli Üyeden Alıntı

    Türkiye'de adam gibi spor yazarı bulamazsın elinle saysan 2 veya 3 tanedir.Hepsi ya taraflı ya da saçmalıyor.



    Usta Ercan Saatci yaziyor ya. Izel ve Celik de yazar yarin obur gun
  9. 04.12.2008, 11:54 Mesaj #24
    ilecek ezan sesine alıştık



    Beşiktaş'ın Şilili futbolcusu Rodrigo Tello, takım üzerinde şampiyonluk baskısının bulunduğunu söyledi. Tello şampiyonluktan emin konuştu...















    Bu sezon çok iyi bir takımımız olduğunu düşünüyorum ve öyle tahmin ediyorum ki ipi göğüsleyeceğiz." dedi. Kendi ülkesinde yerli halkın yabancılara karşı çok misafirperver olduğunu vurgulayan Tello, "Türkler çok yardımsever bir millet. Burada mutlu olmamızın ve ailece burada kalmak istememizin arkasında bunlar da vardır mutlaka." ifadelerini kullandı. Kanadalı eşiyle evde Türkçe konuştuklarına işaret eden Tello, Türkiye ve İstanbul'da kendisi için sürpriz olan, şaşkına çevirecek bir şey görmediğini anlattı: "Trafik garip gelmişti, alıştım. Yemekler farklıydı, o da alışılmayacak bir şey değil. Ezan sesine alıştım, hatta oğlum bile alıştı." Öte yandan Beşiktaş, ligde Ankaraspor ile cumartesi günü yapacağı maçın hazırlıklarına devam etti.
  10. 05.12.2008, 16:53 Mesaj #25
    Orhan Yıldırım'dan Fulya gerçekleri







    Fulya Projesi´ne bir adım kala kopartılan fırtınayı anlamak için geçmişe bir dönüp bakmak gerek... Hem de takım şampiyonluk kovalarken. Biraz nostalji yapalım!



    Akaretler’deki plazalar yapıldığında herkes Seba’ya yüklendi. ‘Neden öndeki blok Koç grubuna verildi’ denilerek, ihanetle suçlandılar.



    Ahmet Hamoğlu, Turgay Ciner ve Zafer Yıldırım, “Fulya’yı biz yapalım. Sadece ismimiz yanyana konsun” teklifini götürdüler, reklam peşinde diye aforoz edildiler.



    Ömer Çimen başkanlığındaki altyapı komitesi, harabe içindeki tesisleri düzeltmeye kalktılar, ‘Yönetime girip çıkar sağlayacaklar” diye suçlandılar.



    Yönetici Erdal Acar cebinden milyarlar harcayıp Çilekli’yi yeni baştan yaptı. Elini Fulya kamp binasına attı, “Yönetimi eziyor” diye kovuldu!



    Erol Kaynar, Çilekli’ye BJK Koleji yaptı, işletti. ‘Kulübü zarara sokuyor’ diye itham edildi.



    Tuncer Zengin elden çıkmakta olan Pendik gibi tesisleri modernize etmeye kalktı, ‘Mafya işbirlikçisi’ damgasını yedi.



    Recep Yazıcı, Yeşilköy’deki tesislerdeki hissesini kulübün kasasına koydu, ‘Camiayı kandırdı’ diye lanse edildi.



    Nevzat Demir, Ümraniye’yi yaptı. “9 milyon Dolar verdiğini söylüyor. 4 milyon verdi. Vergiden düştü, 5 milyon kârâ geçti. Adını silelim” yaygarası kopartıldı.



    Serdar Bilgili yönetime tam yetki verip kurumsallığı öne çıkardı, “Kulübü babasının şirketi gibi yönetiyor” diye suçlandı.



    Hüsnü Güreli bir ilke imza atıp, halka arzı gerçekleştirdi, “Kulübü satıyor” diyenler oldu..



    Kıvanç Oktay, yönetime girmeden döviz üstünden büyük borçlar verdi, adı tefeciye çıkartıldı.



    Fikret Orman, gecesini gündüzünü Ümraniye’de geçirdi, ‘Gölete adı nasıl verilir’ denildi.



    Murat Aksu Akatlar’ı modernleştirip, işler hale gelmesinde rol oynadı, “Tesisleri hemşehrilerine peşkeş çekti” diye eleştirildi.



    Bülent Deriş, Marmara’da bir adayı kulüp adına tescil ettirmeye kalktı, Büyükada’da oturuyor diye ‘popülist’ olmakla suçlandı.



    Aziz Çankırı, kulüp binasında çalışma odası kurup tesisleşmeye yöneldi, ‘İş yerini bedavaya getirdi’ gibi suçlamayla karşılaştı.



    Ahmet Kavalcı, Engin Ertaç son olarak Halim Aydın araçlarını tahsis ettiler. Kulübü referans kullanıp iş alıyorlar. ‘Çıkarcılar’ ayıbına maruz kaldılar.



    Ve son olarak yıllardır sürüncemede kalan Fulya Projesi açılış heyecanı yaşarken öne atıldı. Biraz daha açalım, Kenan Öner, Ertunç Soğancıoğlu ve İlhan Durusoy’un buradan ikişer tane daire aldıkları, başkanın da seyirci kaldığı dedikodu ve iftirası yapılıyor. Kendi kendini bu kadar yiyip bitiren bir camia olabilir mi? Semt pazarında bile yanyana iki tezgahta satılan patatesin fiyatı farklı... Böyle büyük projelerde sıkıntılar olabilir. Bunlar aşılır. Buradan yılda 15 milyon Dolar kazanç sağlanacak. Birileri çomak sokmaya kalkıyor. Mide bulandırıyor. Hatta bir futbolcu, “Ağabey bu Fulya olayı nedir? diye sordu. “Fener derbisinde nasıl o golleri yediniz, onu açıkla. Fulya kolay” karşılığını verdim. “Boşver. Golleri açıklamak imkansız!” dedi.



    Kulübe bir çivi çakan alaşağı ediliyor. İftiralarla suçlanıyor. İşte o yüzden; 20 milyonu aşan kongre üyesi yapısına rağmen başkan adayı çıkmıyor. Oysa öyle güçlü isimler var ki. Küçük bir zümre tarafından kulübün önü kesilmek isteniyor ve bu kişiler kendilerini Beşiktaşlı diye lanse edebiliyor.

    Allah’tan tribünler bu oyuna gelmiyor. Herkes karşısındakini, çevresindekini kendisi gibi sanarmış. Merak ettiğim bütün olup bitenlerin ışığında asıl ‘Hırsız kimler’ diye...
  11. 05.12.2008, 16:54 Mesaj #26
    Denizli'nin gazabı!



    Emre Özkan... Avusturya kampının yıldızıydı. Denizli gelince, PAF´a gitti. Yaşı tutmadığı için aylardır bekliyor, yazık oluyor... 400 YTL maaşla sadece maçları izliyor.



    Ümit Milli olmuştu


    Sezon başında düzenlenen Avusturya kampında konuşulan isimlerin başında Emre Özkan geliyordu. Hem savunmanın solunda, hem de ortasında görev yapabilen genç futbolcuya A takımda şans bulan Emre, performansıyla Kartal’ın en başarılı stoperi olarak dikkat çekiyordu. Hazırlık maçlarında görev yapan ve bazı karşılaşmalarda 18 kişilik kadroya girmeyi başaran Emre, gelen tekliflere rağmen gönderilmemişti. Beşiktaş’taki görüntüsü milli takım yetkililerinin de dikkatini çeken genç yıldız, Ümit Milli Takım’a kadar yükselmişti.



    Devre arasında yolcu

    Ancak Ertuğrul Sağlam görevden ayrıldı ve Emre Özkan için sıkıntılı günler başladı... Kartal’ın yeni hocası Mustafa Denizli, yaşı PAF takımı tutmamasına rağmen, Emre Özkan’ı PAF’a gönderdi ve 20 yaşındaki oyuncunun futbolsuz günleri başladı. Beşiktaş’tan aylık 400 YTL maaş alan Emre, sadece antrenmanlarla kendini hazır tutmaya çalışıyor. Sezon başında birçok teklif alan Emre Özkan’ın devre arasında takımdan ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Bilindiği gibi Denizli’nin gelişinden sonra Korcan ile Necip de PAF’a gönderilmişti.
  12. 05.12.2008, 16:54 Mesaj #27
    Üçü bir arada!







    Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli, Ankaraspor karşılaşmasında bir ilki gerçekleştirecek; Bobo´yu, Holosko ve Nobre´yle birlikte sahaya sürecek.



    Hepsi formda olunca...


    Göreve geldiği günden bu yana Holosko, Bobo ve Nobre’yi hiç birarada oynatmayan Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli, Ankaraspor maçında tüm silahlarını sahaya sürecek. Tecrübeli çalıştırıcı, kart cezalısı Edouard Cisse ile sakatlığı bulunan Anthony Seric’in yokluğunda 6 yabancısını görevlendirmeyi planlıyor. Bu kararın altında, Nobre’nin istikrarlı çizgisi, Bobo ile Holosko’nun ise antrenmanlardaki formda görüntüsü yatıyor.



    Delgado da oynayacak

    Güçlü bir savunması olan Ankaraspor’u yıldızlarıyla devirmek isteyen Mustafa Denizli, forvetin solunda Mert Nobre, ortasında Bobo, sağında ise Filip Holosko’yu oynatmayı düşünüyor. Tello’nun da iyileşmesiyle rahatlayan kurt hoca, derbide etkileyici bir futbol sergileyen Delgado’yu da 11’de oynatacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Bobo, “Transfer söylentilerine gülüp geçiyorum. Tek isteğim, sahada olup, atacağım gollerle faydalı olmak” dedi.



    ‘Savunmaya yardım ederiz’

    “Birlikte oynarsak, daha çok gol atarız” diyen Filip Holosko ise, “Hocamız bu kararı veriyorsa, üzerinde mutlaka çok düşünmüştür. Üçümüzün sahada olması, daha etkili olacağımız anlamına gelir. Ancak bu durumun savunmaya ve orta alana nasıl yansıyacağı da önemli” ifadesini kullandı. İkinci kaptan Mert Nobre, konuyu şöyle yorumladı: Benim haberim yok, ancak neden olmasın? Savunmaya yardım edersek, deplasmanda da böyle oynayabiliriz...
  13. 05.12.2008, 16:55 Mesaj #28
    Beşiktaş moral arıyor...



    Derbide Fenerbahçe'ye kaybeden Siyah-Beyazlılar, yarınki Ankaraspor maçını kazanarak zirve yarışını sürdürmeyi amaçlıyor..



    Turkcell Süper Lig’de yarın Ankaraspor’u ağırlayacak Beşiktaş’ta tek hedef galibiyet.



    Derbi maçta ezeli rakibi Fenerbahçe’ye yenilerek zirve yarışında yara alan siyah-beyazlılar, özellikle deplasman maçlarında başarılı sonuçlar alan sezonun flaş takımlarından Ankaraspor’u mağlup ederek, moral bulmak amacında.



    Beşiktaş’ta kırmızı kart cezalısı Cisse ile menisküs ameliyatı için Almanya’da bulunan Aydın, yarınki maçta forma giyemeyecek. Gökhan Zan ve Seric ise sakatlıklarının ardından, ancak dün koşulara başlayabildi.



    Hazırlıklarını bu akşam yapacağı antrenmanla tamamlayacak olan Beşiktaş’ta futbolcular, daha sonra kampa girecek. BJK İnönü Stadı’nda saat 19.00’da başlayacak maçı hakem İlker Meral yönetecek.
  14. 05.12.2008, 16:55 Mesaj #29
    Cisse, Uğur'a sarıldı



    Derbide gördüğü kırmızı kart nedeniyle, Ankaraspor maçında forma giyemeyecek olan Cisse, Uğur´a güveniyor.



    Derbide gördüğü kırmızı kart nedeniyle, Ankaraspor maçında forma giyemeyecek olan Cisse, Uğur’a güveniyor. Fransız futbolcu, “Arkadaşlarımdan defalarca özür diledim. Benim yerime görev yapabilecek birçok arkadaşım var, ancak ben Uğur’un boşluğu rahatça dolduracağına inanıyorum. Zaten sürekli konuşuyoruz. Ona her türlü yardımı yapmaya hazırım” diye konuştu.



    Sivok yerine dönüyor

    Cisse’nin yokluğunda Uğur İnceman’ı ön liberoda görevlendirmeyi planlayan teknik heyet, Tomas Sivok’u da savunmaya çekecek. Kasığında sakatlığı bulunan ve Fenerbahçe derbisinde hatalar yapan Gökhan Zan’ı oynatmayı düşünmeyen Mustafa Denizli, Sivok’la defansı sağlama almayı düşünüyor. Ankaraspor karşılaşmasında, Kartal’ın savunma üçlüsü İbrahim Toraman, Sivok ve Zapotocny’den oluşacak.
  15. 06.12.2008, 12:42 Mesaj #30
    Delgado: Kredi kalmadı



    Kaptan Delgado, ligin ilk yarısında beklenenden daha fazla puan kaybettiklerini itiraf etti.



    Kaptan Delgado, ligin ilk yarısında beklenenden daha fazla puan kaybettiklerini itiraf etti. Tangocu, “En fazla 7-8 puan kaybedeceğimizi tahmin ediyorduk. Ancak bütün kredimiz bitti. Sahamızda oynayacağımız iki maçı da kazanmalıyız. Ankaraspor ve Ankaragücü’nü yenip, derbiye 6 puanla çıkmalıyız. Tatil öncesinde sürpriz yaşamak istemiyoruz” dedi.

Benzer Konular


Yukarı Git