Koronavirüs Hakkında Önemli Bilgiler

Şüphelendiğiniz durumlarda 184'ü arayın!

#32 Joao Alves De Assis Silva






Asıl adı Joao Alves De Assis Silva olan Jo, 20 Mart 1987'de Sao Paulo'da doğdu. Futbol yaşantısına Corinthians'ta başlayan Joao Alves, 2003 yılında A Takıma yükseldi. Brezilyalı yıldız, Corinthians'ta 2003-2005 yılları arasında forma giydiği 54 maçta 23 gol kaydederek dikkatleri üzerine çekti. Jo, 2005'te Rus ekibi CSKA Moskova'ya transfer oldu.



Brezilyalı golcünün yıldızı 3 sezonluk CSKA Moskova macerasında parladı. Moskova ekibinde 53 karşılaşmada 30 gol atan Joao Alves, 2008 yılının yaz döneminde İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester City'ye transfer oldu. City formasıyla 9 karşılaşmada 1 gol kaydeden Brezilyalı golcü oyuncu, Everton'a kiralandı. Joao Alves, 2008-2009 sezonun ikinci yarısında oynadığı 12 maçta 5 gol kaydetti. Everton'ın Avrupa Ligi maçlarında forma giyen Jo, Galatasaray'ın Avrupa Kupası maçlarında oynayamayacak.



10 kez Brezilyalı Milli Takım forması giyen Joao Alves'in, 3 golü bulunuyor. Brezilyalı golcü, uzun boyu ve atletik yapısının yanısıra hızı, tekniği ve son vuruşlardaki becerisiyle ön plana çıkıyor. Joao Alves, özellikle sol ayağıyla çektiği etkili ve isabetli şutlarıyla tanınıyor. 1.89 boyundaki yıldız oyuncu, forvet mevkiinde görev yapıyor.

.............................................................................................................................................................................................................







32 JOAO ALVES

Forvet



Doğum Tarihi 1987-03-20

Doğum Yeri SAO PAULO

Oynadığı Takımlar 2000-2003 Corinthians (Genç) 2003-2005 Corinthians 2005-2008 CSKA Moskova 2008 Manchester City 2009-2010 Everton (Kiralık)

Geldiği Takım Manchester City

Giriş Yılı 2010

Boyu 189

Kilosu 70



www.galatasaray.org
 
Cevap: #32 Joao Alves De Assis Silva



Geleceği 2-3 gün önceden belli olan bir transfer, sanırım Galatasaraylılara için pek muteber adam kabul edilmiyor (!) Haldun Üstünel'in önceki transferlerdeki gizlilik politikasının yansıması bu. Jo, bu blog açıldığından beri 3 takım değiştirdi, bu adres de ihtiyarlıyor... CSKA'dan, Man. City'ye geldiğinde ( bu transferin hikayesi Kızıl Samba başlıklı yazıya dayanır. CSKA Moskova, Corinthians ve Premier Lig arasındaki transfer üçgenini (Carlos Tevez, Mascherano) kuran oligarklar ve onların vitrindeki adamı Kia Joorabchian, Jo'nun da menajeridir.) 22 M bonservis için asrın kazığı yorumu yapmıştım. Gerçekten de akılalmaz bir para ödemişlerdir piyasa şartlarında. (Jo'nun transfer görüşmelerini başlatan Sven Goran Eriksson'du. Milli takım kotasını da yetenek kontenjanından aşıp çalışma iznini aldı.) Bir yıl öncesinde Elano kapıdan girmişti, ertesi sezon Jo ve Robinho. Onlara kısaca "Brezilya çetesi" yada "3'lü Çete" dediler orada. Başından itibaren de Mark Hughes'a problem oldular. Bugün Galatasaray, ikisini kadrosunda bulunduruyor, Robinho da sezon sonu için valiz topluyorsa sebep Mark Hughes'dür. David Moyes en değer verdiğim hocalardan biridir. Geçen sezonun ortasında kiraladığında da akıllı bir iş yapmıştı. Ayağını yorganına göre uzatıyordu Liverpool'un mavi tarafı. Bu sezon arıza çıkardı Jo; Moyes de biletini kesti.



City tarafında Dubai'den gelen sıcak parayla 0-0-10 oynayabilecek kıvama gelen kadronun elbette ki Jo'ya ihtiyacı yok. Mancini transferleri sezon sonunda yapacak ve başta Pazzini ve Mutu olmak üzere farklı bir forvet listesi var. Haldun Üstünel bu açığı iyi yakalamış işte ve 6 sıfırlı olmayan bir rakama, satın alma opsiyonuyla birlikte Jo'yu sezon sonuna kadar kapatmış.



Elbette ki son vukuatları akla gelince "2. Lincoln olur mu?" diye sorgulanacaktır. Geldiği tarihten sezon sonuna kadar bir ara olmadığından Jo firar edecekse zaten dönmez! Kariyerinde, satın alma opsiyonlu sözleşme noktasına gelen adamlar kendilerini kanıtlamak zorundadırlar. Jo da sanırım futbola konsantre olmak zorunda.

Soru elbette, Galatasaray neden Avrupa Ligi'nde oynatamayacağı bir forvet aldı? Ara transferde önlerine gelen alternatifler arasında Jo'dan daha iyi ve aynı zamanda Avrupa'da oynayabilecek bir adam olmadığına inandıklarındandır elbette. Bu dönemde kimse, kimseye, leblebi gibi gol atan golcüsünü teslim etmez. Takım değiştiren, illa ki ya problemdir, ya yedektir... Nonda'nın hafta içinde iki günde bir antrenmanı asması ve yeteri kadar çalışmaması, dolayısıyla da sahada belinin dönmemesi ve güçsüz durması bu transferi doğurdu. Kim gelirse gelsin birinci santrfor olacaktı. Gelenin de Nonda'yı kulübede tutacak biri olması gerekiyordu. Peki Baros dönmeyecek mi? Mart 15'te takımla antrenmana çıkması beklenen Baros'un 5 ay bir tek maç yapmadan sezonun kalan 45 gününde kaldığı yerden devam etmesini beklemek biraz hayalcilik olur. Rijkaard gibi tecrübeli bir adamın gözünde Baros sezonui kapadı. Bu elbette bu sezon forma giymeyecek manasına gelmiyor.



Haldun Üstünel'in başarısı bir hafta içinde Premier Lig'den iki adamı çıkartıp İstanbul'a gönderebilmektir. Evet adam kargoluyor çünkü kendisi hala Londra ya da bir başka şehirde. Sanırım bir de orta saha peşinde. Bu da daha önce yazı konusu olan Rijkaard'ın omurga planına uyuyor. Stoper, orta saha ve santrfor. Kewell&Neill ve Elano&Jo tercihlerinin bir rastlantı olmadığı ortada. Jo, Rijkaard'ın hesap ettiği katkıyı yaparsa (Hollandalının bol paslı oyununda Jo yeteri ayak becerisine sahip adamdır) Galatasaray, 8 milyon Euro civarı ödeyip bonservisi alır. Aşı tutmazsa; Jo da, Galatasaray da başka denizlere yelken açarlar.



*Yolu Everton'dan geçmiş ve bir gün Galatasaray gelmiş adamlar listesi ayrı bir yazı konusu olsun... Abel Xavier, Linderoth, Lucas Neill ve Jo...


Aceto Balsamico: Jo Galatasaray'da
 
Cevap: #32 Joao Alves De Assis Silva



atletiko'yu geçersek avrupa kupalarında oynayabilecekmiş galiba.

işin doğrusu nedir, bir ilim sahibi izah ederse seviniriz
 
Üst Alt