Koronavirüs Hakkında Önemli Bilgiler

Şüphelendiğiniz durumlarda 184'ü arayın!

Çağın Modası; Profesyonellik


Galatasaray taraftarı üzgün , Galatasaray kırgın , Galatasaray taraftarı hasret . Tam anlamıyla başarıya hasret.



Devrik lider Adnan Polat döneminde ses var , görüntü yoktu fakat Ünal Başkan'da aynı yerden devam ediyor . Ses var gibi , görüntü karıncalı gel gör ki ortalıkta FULL HD havası var . Vizyon belirlendi , profesyoneller denildi ortaya çıkan malzeme Bulent Tulun . Türkiye'de bu işten anlamayan flamalı adam futbolla ilgili çalışıyor , fikirlerine danışılıyor , transfer harekatlarında rol alıyor . Gallardo'yu 2 sene uçaktan indiremeyen , Bielfeld'li Zuma'nın yıldız diye peşinden koşan , en iyi oyuncu bonservi olmayandır mantığının öncüsü , disiplin lazım deyip Rijkaard'ın yerine Stoickov'u öneren , futbolun F'sinden anlamayan birisi bize profesyonellik dersi veriyor . Vallahi pes , biz yıllardır bu işin bu kadar mı amatörüyüz dedirtti .



Kalli döneminden başlayan sözde - DEVRİM - hala etkilerini hissettirirken , yeni yapılanma adı altında , vizyon adı altında yine bir dönem daha elimizden kayıp gidiyor.



Dikkatli incelenen bir Gs'da yaklaşık olarak neredeyse 10 sezondur hiçbir transfer döneminde etkili olamayan Gs , nerede çürük çarık , nerede TSL ' nin demirbaşları sayılacak topçu varsa aldı doldurdu takıma . Bu takım Müslüm'ler , Rivaldo Altan ' lar , Mehmet Polat'lar , Yalçın'lar , Cihan'lar , Ragıp'lar gördü . Dönemin en popüler yerlilerinden bir tanesi dahi alamayan yönetimleri hiç ama hiç değişmedi . Okan'lar , Önder'ler , Ahmed Hassan'lar , İlhan 'lar vs. piyasada dolaşırken ; Gs gitti her zaman kıyıda köşede kalmış en kötülerini aldı . Bu bir tesadüf değil vizyondu.



Durum yine aynı değişen hiçbirşey yok . Fakir edebiyatı yakışan bir takımdır Galatasaray ve hep öyle kalacaktır bu damgayla !



Rijkaard ....



Vizyon geldi dedik , total futbol dedik . Yine vaatler yine vaatler dedik içimizden . Aldık üç beş tane adam , alemin kralı GALATASARAY oldu . Keita , Elano , Kewell , Baros , arka taraf Ayhan , Mustafa , Barış , Aydın , Hakan vs. Alalım yerli kalitemiz artsın dedik , bula bula bunları bulduk . İsyan ettik yuhaladık fark etmedi . Ortada vizyon vardı bir kere .Faturaya yazılacak ismi bulduk ; Rijkaard.



Hagi ....



Geldi , 6 hafta dedi baktı eldeki malzemeden ayran aşı bile çıkmaz beyti vaadinden vazgeçti bu takım benim eserim değil dedi o da gitti . Onun da çıkarttık adına bir fatura . Yine vizyon vardı ama biraz süslenmişi , savaşan sevişen ortaha , başarıya aç körpe çoçuklar ! Al sana başarıya aç Stancu , al sana başarıya aç culio , al sana başarıya aç zapata .



Fatih Terim .



Müthiş bir adamdır , her zaman takdir ettiğim bir teknik direktördür ama çok amatördür kendisi . Bu profesyonellerle çalışamaz ayak uyduramaz bir kere.



Sezon ortasında halısahaya maça gitsek Gs'dan 1 tane adam çağırmam diyen yorumcular bakıyorum da şimdi aynı kadroyu şampiyonluğa oynatıyorlar. Gidenlerin birkaçına baktığımız zaman , belkide kötülerin arasındaki en iyilerdi onlar . Tek suçları profesyonel olamamaktı o ayrı konu .



Bjk ve Fb yerli olarak kadro yetersizliklerinin farkında olup yabancı transferinde standart yakalamaya başladıklarının sinyallerini sezon ortasında verirken , biz hala 3 te 1 iyle yetinecekmişiz . Bence o kısım 3 ün 1 iyle yetinmek olacaktı .



Full Hd yayının hakkını 1980'lerin -filipis - marka televizyonuyla vermek bu kadar taraftara yazıktır , günahtır .



Genç , yetenekli oyuncu sayısı son dönemlerde ülke futbolda inanılmaz bir azalışa giderken senin sadece Selçuk'la yetinmen ya kadronun mükemmeliğinden kaynaklanıyor ya da işi çok profesyonelce bildiğinden !!!



Futbolda his , sabır , şevkat , incelik , naziklik gibi kavramlar yoktur ama gel gör ki PROFESYONELLER vardır . Etik değerlerden bahsedenler yeri geldiğinde en acımasız diktatörlere taş çıkartıyorlar . Vaat vermeye geldi mi hepsi birden Hz. Musa gibi oluyorlar . Amatörüz ne de olsa onlar bu işin PROFESYONELLERİ !!



Drogba , Drogba , Drogba .



Sanıyorum bu oyuncu yeni piyasaya çıktı . Maradona ve Pele birlikte el verdiler bu adama . Futbolun yeni tanrısı galiba . Gündemde şu an sadece o var . Tanju, Orhan ,Veli ,Sezer , Serdar , Mustafa , Burak gibi genç cevherler transfer piyasasının tozunu attırırken , bizde Drogba'ya EL NİNO yaratma gayretindeyiz . Ha yaratmaz mı en kralını yaratır fakat elindeki kuru pastaya bakkal mumu dikerek sevgilinin doğum günü kutlanmaz .



Velhasıl kelam , amatörlük ruhumuza işlemiş.Alışamıyoruz profesyonelliğe .Biri bana yardımcı olabilir mi !
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Kisacasi benim söylemek istedigimi söylemis...



" sen yerli kaliteni saadece bir Selçuk ile güçlendireceksen olmaz bu is.. Kaliteli dedigimiz bütün yerlileri Rakipler kapti.. Eldeki yerliler in yanina istersen Messi ve Ronaldo yu getir ama biz yine 4-5 oluruz Tabelada.."
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Öncelikle atlanan noktalar var.



Öncelikle Ünal Aysal'ın gelişiyle Adnan Polat yönetimindeki kulübün bu sene içerisindeki gösterdiği mali performans tamamen unutuldu.



Hatırlarsanız,uzun süreden sonra ilk defa bu sene oyuncu maaş ödemelerinde ciddi problemler yaşandı.Ünal Aysal'da yapacağı ilk işin kulübün nakit akışını tekrardan rayına oturtmak olacağı söylendi.Sezon bitmeden konuşulan,Galatasaray'ın sezon içi stad gelirlerinin ve sezon sonu TFF'den alacağı senelik lig priminin bile borç alacaklıları tarafından bir nebze ipotekli olduğuydu.Bunun böyle olduğunu varsayarsak kulüp sezon sonu herhangi bir gelir elde edemedi.Yine Ünal Aysal'ın kendi ağzından söylediği,transfer için cebinden bir kuruş harcamayacağı çünkü bunun UEFA kriterlerine aykırı olacağıydı.Bu verilere baktığımızda kulübün transfer bütçesi için büyük meblağlar ayıramayacağı açıkça ortadadır.



Transferlere bakalım,Elmander ve Selçuk İnan.İkisi de bonservissiz,ödenecek maaşlarının toplamı kulüpten ayrılan oyuncuların açacağı boşlukla doldurulabilecek nitelikte.Oluşturulan transfer bütçesinden harcanmayacak,kulübün nakit akışını zorlamayacak transferler.



Fenerbahçe Serdar Kesimal için 4,5 milyon euro+bizim öneremeyeceğimiz kalitede 3 tane yerli oyuncu verdi.Hiç takas işine girmeden,bu oyuncuyu direk almak isteseydi ödeyebileceği paranın 8-9 milyon euro civarında olacağını varsayabiliriz.Ersan Gülüm transferinde ise Adanaspor başkanı Bayram Akgül'ün ikili oynadığı açık ve net görünüyor,iki kulübü yarıştırıp sonuç olarak istediğini aldı.Zaten BJK bu teklifi baştan yapsaydı,Ersan Gülüm çoktan BJK'de olacaktı.



Drogba'nın düşünülmesinin büyük sebebi takıma yapacağı katkıdan ziyade böylesine yıldız bir oyuncunun Galatasaray'ın tanıtımına katkı yapacağı ve muazzam bir forma satışı yaptıracağı gerçeği.Drogba'da bonservisini alıp bize gelecek,Drogba ismi nedeniyle satılacak formadan ve dolacak staddan kulübün nakit akışına büyük bir katkı sağlanacaktı.Sonuçta TT Arena'nın ilk maçı Sivasspor maçında gişe hasılatımız 2 milyon TL ise,Drogba kendini 4 maçta amorte ettirecek bir isim olacak.Şu an gündemde olan Cana-Muslera takası yine istenilen bir bölgeye bonservis ödenmeden gerçekleştirilmiş bir transfer olacak.



İşte bu yüzden durgun günler yaşıyoruz.Eğer elimizde 50 milyon euro transfer bütçesi varken bu dedikleriniz gerçekleşseydi sonuna kadar haklı olacaktınız.Ama şu aşamada Ünal Aysal'ın gelmesi ile taraftar bu kulübün nakit akışı sıkıntısı yaşadığını tamamen unuttu,halbuki Ünal Aysal'ın bunu kendi ağzından demesine rağmen.Şu durumda yöneticilerin profesyonelliğini suçlamak,hedef göstermektir.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Melamınızı güzel dile getirmişsiniz ancak Kansu'nun altını çizdiği noktalar cidden çok önemli.



Biz her alanda gündemi çabuk değişen ve oluşan yeni gündeme göre konum değiştiren bir yapıya sahibiz.



Ünal Aysan'ın başkan seçilmesiyle birlikte herşeyin bir anda güllük gülistanlık olacağı, var olan tüm sorunların ortadan kalktığı saikiyle hareket edip, aslında kendimizi daha fazla ve derinden üzüyoruz.



Netice de yeni başkanımız kendi sözleriyle bu beklentilerin sınırı aşmaması için gerekli önlemleri almaya çalışmış olsa da, heyecan, beklenti ve özlem hepimizi başka noktalara sabitliyor ve olması gerekenden büyük talepler içerisine sokuyor.



Netice olarak yeniden yapılanma ve inşa sürecine girdik. Olumlu hamleler için (Bkz:Selçuk İnan transferi) nasıl destek veriyorsak, yanlış hamleler konusunda yeni başkanımızı ve yönetimini hemen zan altında bırakmamak ve ipe götürmemek gerekir.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Öncelikle atlanan noktalar var.



Öncelikle Ünal Aysal'ın gelişiyle Adnan Polat yönetimindeki kulübün bu sene içerisindeki gösterdiği mali performans tamamen unutuldu.



Hatırlarsanız,uzun süreden sonra ilk defa bu sene oyuncu maaş ödemelerinde ciddi problemler yaşandı.Ünal Aysal'da yapacağı ilk işin kulübün nakit akışını tekrardan rayına oturtmak olacağı söylendi.Sezon bitmeden konuşulan,Galatasaray'ın sezon içi stad gelirlerinin ve sezon sonu TFF'den alacağı senelik lig priminin bile borç alacaklıları tarafından bir nebze ipotekli olduğuydu.Bunun böyle olduğunu varsayarsak kulüp sezon sonu herhangi bir gelir elde edemedi.Yine Ünal Aysal'ın kendi ağzından söylediği,transfer için cebinden bir kuruş harcamayacağı çünkü bunun UEFA kriterlerine aykırı olacağıydı.Bu verilere baktığımızda kulübün transfer bütçesi için büyük meblağlar ayıramayacağı açıkça ortadadır.



Transferlere bakalım,Elmander ve Selçuk İnan.İkisi de bonservissiz,ödenecek maaşlarının toplamı kulüpten ayrılan oyuncuların açacağı boşlukla doldurulabilecek nitelikte.Oluşturulan transfer bütçesinden harcanmayacak,kulübün nakit akışını zorlamayacak transferler.



Fenerbahçe Serdar Kesimal için 4,5 milyon euro+bizim öneremeyeceğimiz kalitede 3 tane yerli oyuncu verdi.Hiç takas işine girmeden,bu oyuncuyu direk almak isteseydi ödeyebileceği paranın 8-9 milyon euro civarında olacağını varsayabiliriz.Ersan Gülüm transferinde ise Adanaspor başkanı Bayram Akgül'ün ikili oynadığı açık ve net görünüyor,iki kulübü yarıştırıp sonuç olarak istediğini aldı.Zaten BJK bu teklifi baştan yapsaydı,Ersan Gülüm çoktan BJK'de olacaktı.



Drogba'nın düşünülmesinin büyük sebebi takıma yapacağı katkıdan ziyade böylesine yıldız bir oyuncunun Galatasaray'ın tanıtımına katkı yapacağı ve muazzam bir forma satışı yaptıracağı gerçeği.Drogba'da bonservisini alıp bize gelecek,Drogba ismi nedeniyle satılacak formadan ve dolacak staddan kulübün nakit akışına büyük bir katkı sağlanacaktı.Sonuçta TT Arena'nın ilk maçı Sivasspor maçında gişe hasılatımız 2 milyon TL ise,Drogba kendini 4 maçta amorte ettirecek bir isim olacak.Şu an gündemde olan Cana-Muslera takası yine istenilen bir bölgeye bonservis ödenmeden gerçekleştirilmiş bir transfer olacak.



İşte bu yüzden durgun günler yaşıyoruz.Eğer elimizde 50 milyon euro transfer bütçesi varken bu dedikleriniz gerçekleşseydi sonuna kadar haklı olacaktınız.Ama şu aşamada Ünal Aysal'ın gelmesi ile taraftar bu kulübün nakit akışı sıkıntısı yaşadığını tamamen unuttu,halbuki Ünal Aysal'ın bunu kendi ağzından demesine rağmen.Şu durumda yöneticilerin profesyonelliğini suçlamak,hedef göstermektir.


Bahsettiğin konuların hiçbirine katılamıyorum malesef . Eğer Galatasaray kulübü yöneticisi olsaydım sana hak verir , seninle birlikte aynı yolda ilerlerdim kayıtsız şartsız .



Fakat ben bir taraftarım . Olayların eğrisini doğrusunu ancak bana yansıtabilindiği kadar bilirim . Nasıl ki üniter devletlerde sosyal devlet anlayışlarında halkın ekonomik , sosyolojik , kültürel durumuna bakılıyorsa spor kulüplerinde de aynısı yapılıyor olmalı. Bir kurum ya da kuruluşun varolma amaçlarının başında istikrar , kazanç , başarı gibi temel unsurlar yer alıyorsa Galatasaray Spor kulübünde de bu olmalı .



İktidar olabilmek için seçim kampanyalarında vaatlerde bulunan partilerden kaç tanesinin - Ülkenin dış borcu şu kadar , cari açığı bu kadar - deyip vatandaştan kemer sıkmasını beklediğini gördün ? Göremezsin çünkü bu politikaya ve idareye aykırı bir durumdur .



Söylediklerinin hiçbiri ilk defa söylenilen , işitilen , görülen durumlar değildir . Bunların hepsini senelerdir dinliyoruz biz zaten . Taraftar artık sıkıldı bu fakir edebiyatından ve bunlara inanlardan , sabır gösterenlerden !!!!



Şu an Galatasaray taraftarının yaklaşık yüzde 70 'ini kulübün başına geçir , emin ol daha göreve başlamadan sorunların hepsini bilerek geçecektir. Sadece çözüm yolları farklı olacaktır hepsinin o kadar . Buna da halk arasında - BİLE BİLE LADES - denir .



Senelerdir sıkıldı artık bu taraftar aynı söylemlerden . BORÇ , GELİR GİDER , ARAZİ , RİVA , ADA , AIG vs. Bıktı artık bu insanlar her gelenin ardından bu lafları duymaya . Hepsi çözümlerle geliyor fakat HAMAM YİNE AYNI TAS YİNE AYNI .



Sabır sofuların işidir Kansu kardeş , taraftar sabredip yumurtadan dinozor çıkmasını bekleyecek gücü çoktan kaybetti . Yıllardır insanlar borçlardan , Uefa'dan , Fifa'dan , Sahip Som'lardan , TV'lerde para dilenenlerden utandı sıkıldı , canına tak etti .



Ersan'ın , Serdar'ın alınması beni ilgilendirmez hiç de umurumda değil ama beni ilgilendiren yukarıda yazdığım gibidir.Okan Koç, Uğur Boral , Deniz Barış , Serkan Balcı , Önder Turacı , Kemal , Metin vs. gibi futbolcular seneler öncede aynı takımlara giderken hangi bahaneleriniz vardı onu merak ediyorum !! Bahane artık Galatasaray'la özdeşleşmiş bir terim bunu kabul edin.



Uyutmayın artık insanları . Gazete manşetlerinden insanların Galatasaray'la ilgili güzel yazı görmeleri için daha kaç sene geçmesi lazım . Medyada artık Galatasaray ne zaman borç , kaos ortamından uzaklaşan bir imaj çizecek .





Hiç analizsel bir tavır takındın mı merak ediyorum . Buranın jargonu varsa kardeş ,sen bana senelerdir duyduğum bu aptalca şeyleri sanki sen ilk defa söylüyormuş gibi tavır takınma bu da benim jargonuma ters.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Melamınızı güzel dile getirmişsiniz ancak Kansu'nun altını çizdiği noktalar cidden çok önemli.



Biz her alanda gündemi çabuk değişen ve oluşan yeni gündeme göre konum değiştiren bir yapıya sahibiz.



Ünal Aysan'ın başkan seçilmesiyle birlikte herşeyin bir anda güllük gülistanlık olacağı, var olan tüm sorunların ortadan kalktığı saikiyle hareket edip, aslında kendimizi daha fazla ve derinden üzüyoruz.



Netice de yeni başkanımız kendi sözleriyle bu beklentilerin sınırı aşmaması için gerekli önlemleri almaya çalışmış olsa da, heyecan, beklenti ve özlem hepimizi başka noktalara sabitliyor ve olması gerekenden büyük talepler içerisine sokuyor.



Netice olarak yeniden yapılanma ve inşa sürecine girdik. Olumlu hamleler için (Bkz:Selçuk İnan transferi) nasıl destek veriyorsak, yanlış hamleler konusunda yeni başkanımızı ve yönetimini hemen zan altında bırakmamak ve ipe götürmemek gerekir.


Kansu'nun dediklerini ben senelerdir duyuyorum kardeş. Emin ol ki , ekran başında oturup da ahkam kesmiyorum . Bunlar artık sokaktaki çocukların bile ezberlediği şeyler.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Kansu'nun dediklerini ben senelerdir duyuyorum kardeş. Emin ol ki , ekran başında oturup da ahkam kesmiyorum . Bunlar artık sokaktaki çocukların bile ezberlediği şeyler.


Murat bence biraz fazla dolmuşsun. Senin ekran başında ahkâm kestiğini dile getiren de olmadı. Şayet olsa melamını güzelce dile getirmiş olduğun yazına itibar edipte yazmazdık. Mota mot senin gibi düşünmüyoruz diye bizi 7 yaş ve altı ezber grubuna dahil edersen hoş olmaz.



Ne yapmamızı talep ediyorsun ? Somut olarak Ünal Aysan ve yönetimine karşı taraftar olarak duruş ne olmalıdır ? Nasıl bir baskı grubu oluşturulmalıdır ?



Sorunu analiz etmişsin güzel. Peki çözüm ne olmalı ? Tüm bu saydığın bunalmışlıklar, sıkılmışlıklardan yönetim nasıl sıyrılmalı ?



Gazeteleri açtığında Galatasaray için güzel haberleri neleri yaparak görebilmelisin ? vs. vs.



Ama şu nokta da haklısın: Ben size deniz getireceğim diyen siyasilerin dahi alkışlandığı ülke de, gerçekçi davranan insanlar bir şekilde suçlanıyor. Eleştiri hoş. Çözüm noktası boşsa o zaman hava da Tibet rahipleri gibi süzülmeye devam ederiz.



Ha diyorsan ki biz 7 yaş sınırını aştık bizim bu masallara karnımız tok. Biz taraftarız sabır marjımız yok. Gelene gidene sabretmez ayarı veririz. Bizim fabrika ayarlarımıza dönmemiz inan 15 - 20 sene alır. Sen de her sene aynı şekilde yazmak durumunda kalır hem üzülür hem sinirlenirsin.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Bir taraftar olarak elbet dediklerine katılıyorum ancak boş beklentiler içine girmenin daha büyük hayalkırıklığı getirdiğini bilen ve söyleyenlerdenim.



Sana yazdığım cevabın tek çıkış noktası,Ünal Aysal'ın yönetimi devralırken,"Bu kulübün nakit akışı sıkıntısı var,ilk önce bunu çözeceğiz" sözüydü.Bu sözden yola çıkarak birden 30-40 milyon euroluk transfer beklemek hayalperestlik olur.Bu sözleri senelerdir duyuyoruz,Adnan Polat bu sözleri düzeltmek için olumlu adımlar atsa da gelmeyen şampiyonluklar sonucunda sabrı tükenen taraftar için har vurup harman savurdu ve mali açıdan tekrardan zora düştük.Eğer Ünal Aysal ve ekibi 1 yıl önce bugün göreve gelseydi emin ol çok farklı laflar ederim.Ama şu anda durum böyle.Maalesef kalkıp birşeylere müdahele edemiyoruz,yapabileceğimiz tek şey eleştirmek,desteklemek ve oturup izlemek.



Diyorsun ki seçimlerde vaat verenler bunları söylerken bilmemneler hakkında konuşuyor mu diye.Evet konuşmuyorlar ama bugüne kadar o verdikleri büyük vaatleri tutamayan hem Türkiye olsun hem dünyada olsun tüm iktidarlar birer birer düşürülmüştür.En yakın örnek,10 sene içerisinde 4.yıldız,CL şampiyonluğu sözü veren Özhan Canaydın'dı.O gün şartlar bundan daha kötüyken verildi bu sözler,şimdi kulübün aynı duruma tekrar düşmesini istermisin?Ben istemem.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Çağın modası; Profesyonellik.

Biz Avrupa'yı 2 kupayla kapattığımız zaman bu başarıyı 1900lü yıllarda mı yaşadık ta bu kadar karamsarlık, bu kadar amatörlük doğuşumuzdan beri varolmuş gibi konuşma şekli hayırdır?

Hala en başarılı kulüp biziz son yıllardaki çöküşümüze rağmen.

Demek ki doğru giden şeyler de olmuş bu kulüpte.

Faruk Süren'in gidişiyle başlayan ekonomik anlamdaki çöküş ve sonrası kötü yönetildiğimizden ayrıca bazı fırsatları gerektiği şekilde değerlendiremediğimizden kulüp çıkmazlara girdi. Tarihimiz açısından da malesef bu sezon dibe vurduk.

Adnan Polat kulübü devir aldığında unutuldu mu yoksa kimsenin elini taşın altına sokmak istemeyişi, kulübün aslında ne halde olduğu.

Adnan Polat savunucusu değilim ama gerçekçi konuşmak lazım. Bıraktığı enkazın maddi manevi herkes farkında.

Bunun gazını almak ta kulübü düzlüğe çıkarmak ta klavyeden eğrisiyle doğrusuyla bilinenleri dökmek kadar basit değil malesef..



Bir klişe olucak belki ama 14 sene şampiyon olamadığında da taraftarlar sabır gösteriyordu.

Demek ki sabır sadece sofuların işi değil, hakkıyla taraftarım diyebilenin de işi.

O herşeyi bilen amatör ruhluktan uzak yeni nesil, kimisi tarafından çok övülen ama benim zerre gidişhatını beğenmediğim Galatasaray taraftarı da Avrupa'daki başarıları yakaladıktan sonra doymuşluğa ulaşınca eski desteğini vermedi.

Demek ki hatalar hepimize mahsus, en ufak zelzelede kötü gidişhatta takımın arkasında duramayacaksak, taze gelin yönetime bile taraftarın gönlünde yatan bazı yerliler kaptırıldığında serzenişlerde bulunacaksak bırakalım "taraftar" demeyi "futbolsever" diyelim en güzeli..



Hele biraz daha sabır, onlar da farkındalar artık genel olarak taraftarın sabrının tükendiğinin..
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Dolmakla alakalı değil kardeş , sinirlenmiyorum da ama mizacım böyle benim .Yanlış anlaşılma olduysa kusura bakmayın . Genel bir kesime değindirme yaptım. Çözüm önerilerim de bununla ilgili elbette . Ekran başında ahkam kesmek derken , yaptıklarımı burada yazamayacağımı , sen ve diğer arkadaşlar gibi takımına destek verenlere karşı ukalalık olmasın demek istedim .
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Bir taraftar olarak elbet dediklerine katılıyorum ancak boş beklentiler içine girmenin daha büyük hayalkırıklığı getirdiğini bilen ve söyleyenlerdenim.



Sana yazdığım cevabın tek çıkış noktası,Ünal Aysal'ın yönetimi devralırken,"Bu kulübün nakit akışı sıkıntısı var,ilk önce bunu çözeceğiz" sözüydü.Bu sözden yola çıkarak birden 30-40 milyon euroluk transfer beklemek hayalperestlik olur.Bu sözleri senelerdir duyuyoruz,Adnan Polat bu sözleri düzeltmek için olumlu adımlar atsa da gelmeyen şampiyonluklar sonucunda sabrı tükenen taraftar için har vurup harman savurdu ve mali açıdan tekrardan zora düştük.Eğer Ünal Aysal ve ekibi 1 yıl önce bugün göreve gelseydi emin ol çok farklı laflar ederim.Ama şu anda durum böyle.Maalesef kalkıp birşeylere müdahele edemiyoruz,yapabileceğimiz tek şey eleştirmek,desteklemek ve oturup izlemek.



Diyorsun ki seçimlerde vaat verenler bunları söylerken bilmemneler hakkında konuşuyor mu diye.Evet konuşmuyorlar ama bugüne kadar o verdikleri büyük vaatleri tutamayan hem Türkiye olsun hem dünyada olsun tüm iktidarlar birer birer düşürülmüştür.En yakın örnek,10 sene içerisinde 4.yıldız,CL şampiyonluğu sözü veren Özhan Canaydın'dı.O gün şartlar bundan daha kötüyken verildi bu sözler,şimdi kulübün aynı duruma tekrar düşmesini istermisin?Ben istemem.


Tabi ki büyük beklentiler içine girmek büyük bir yanılgı olur . Fakat bu durumu düzeltmek öncelikle yöneticilerin daha sonra taraftarındır . Aynı kanaatteyiz seninle kendinden söylüyorsun , iktidar borozonları çalanların sonu isyanla patlak verdi günümüzde , geçmişte darbelerle , dikta yönetimlerle , yer yerde yağmalarla , iflaslarla .



Devletler milletleri için vardır felfesi neredeyse spor takımları için geçerlidir . Özhan Canaydın'lı dönemlerdeki sıkıntı futbolcu tartaklamalarından , tesis basmalara , otobüs güzargahı kesmelere kadar gitmişti bir nevi halk isyan etmişti .



Çözümle ilgilide ayrıca bir yazı yazıp ortak noktayı fikir alışverişlerimizle bulabiliriz .
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Hocam kısaca şöyle diyim.Kendine rakip olarak gördüğün kulüp 300 milyon TL'lik denk bütçe yaparken sen 120 milyon TL'lik ve açık veren bir bütçe yapıyorsun.Tamam hep rakamlarla konuştum burada,sanki taraftar değilde mali müşavirmiş gibi ama şunlara bakan herkimse önümüzde daha çok uzun ve meşakkatli bir yol olduğunu görür.



Şu anda bu takıma rakip olabilmemizin tek sebebi onların da atmış olduğu yanlış adımlar ve geleneklerimizden gelen mücadele hırsı.Yoksa şu takım bir İngiliz kulübü olsa çoktan iflas bayrağını çekerdi.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Murat bence biraz fazla dolmuşsun. Senin ekran başında ahkâm kestiğini dile getiren de olmadı. Şayet olsa melamını güzelce dile getirmiş olduğun yazına itibar edipte yazmazdık. Mota mot senin gibi düşünmüyoruz diye bizi 7 yaş ve altı ezber grubuna dahil edersen hoş olmaz.



Ne yapmamızı talep ediyorsun ? Somut olarak Ünal Aysan ve yönetimine karşı taraftar olarak duruş ne olmalıdır ? Nasıl bir baskı grubu oluşturulmalıdır ?



Sorunu analiz etmişsin güzel. Peki çözüm ne olmalı ? Tüm bu saydığın bunalmışlıklar, sıkılmışlıklardan yönetim nasıl sıyrılmalı ?



Gazeteleri açtığında Galatasaray için güzel haberleri neleri yaparak görebilmelisin ? vs. vs.



Ama şu nokta da haklısın: Ben size deniz getireceğim diyen siyasilerin dahi alkışlandığı ülke de, gerçekçi davranan insanlar bir şekilde suçlanıyor. Eleştiri hoş. Çözüm noktası boşsa o zaman hava da Tibet rahipleri gibi süzülmeye devam ederiz.



Ha diyorsan ki biz 7 yaş sınırını aştık bizim bu masallara karnımız tok. Biz taraftarız sabır marjımız yok. Gelene gidene sabretmez ayarı veririz. Bizim fabrika ayarlarımıza dönmemiz inan 15 - 20 sene alır. Sen de her sene aynı şekilde yazmak durumunda kalır hem üzülür hem sinirlenirsin.


Dolmakla alakalı değil kardeş , sinirlenmiyorum da ama mizacım böyle benim .Yanlış anlaşılma olduysa kusura bakmayın . Genel bir kesime değindirme yaptım. Çözüm önerilerim de var bununla ilgili elbette . Ekran başında ahkam kesmek derken , yaptıklarımı burada yazamayacağımı , sen ve diğer arkadaşlar gibi takımına destek verenlere karşı ukalalık olmasını istemediğimden kaynaklanıyor.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Yazinin ana fikrini anlamadim ben acikcasi, profosyonellik kavramiyla bir alakasi olmadigi kesin. "Taraftari uyutuyorlar bu adamlar bir mok yapmayacak" ise ana tema, hic de guzel formule edilmemis. "Bu yonetim digerlerinin aynisi" ise aktarilmak istenen dusunce bu yanlis. Genel olarak yazi kolay okunur vs, fakat arkasindaki dusunce her ne ise daha kolay yansitilabilirdi bence.



Yazinin ana temasi olabilecegini dusundugum her parca parca fikre antitez sunmak istiyorum ben de :)



1: Yonetim digerlerinin aynisi, taraftari uyutuyorlar: Hic katilmiyorum. Bir kere cok temel bir nokta kacirilmis ve yuzeydeki gunluk muhabbetlere odaklanilmis boyle oldugu iddia edilirken. Galatasaray'in bankalardan aldigi borclarin 1'e 9 degerinde oldugunu ve aslinda bu isin normalinin 1'e 2 olmasi gerektigi ilk olarak bunu duzelteceklerini soyledi yeni yonetim. Ne demek bu? 1 milyon dolar kredi alinirken 9 milyon dolar odeme yapilacagi soz verilmis ki bu inanilmaz bir sorumsuzluk. Ilk fark burada,



Ikinci fark ise "devrim" yapma iddiasinda degil bu yonetim artik. Butun takimi degistirip ekol olusturacagiz vs. gibi soylemler olmadigi gibi bunun tam tersine tum takimi degistirmenin mevcut durumu daha da kotuye goturecegi ve yapilan stratejik transferler ile mevcut kadronun seviyesini yukariya cikarmayi planladiklarini soylediler. Katilip katilmamak insanlara kalmis fakat gercek su ki bu yakin gecmiste bize sunulan vaatlerden tamamen farkli bir yaklasim.



Acikcasi "ayni tas ayni hamam" yanlis bir dusunce, ben ayni olan hicbirsey goremiyorum verilen vaatlerde.



Eger yonetim basa gelmeden alinmayan/alinamayan futbolculardan simdi basta olanlari sorumlu tutmak istiyorsak bence biraz daha sakin dusunmek lazim cunku bu sacmalik olur.



2: Profosyonellik adi altinda sorumsuzca davraniyorlar. Kisacasi buna soylenecek sey de ilk olasi ana fikirde formule edilen yanlis dusunceden farksiz. Acikcasi sebebinin de Hakan Unsal'in neredeyse butun yabanci oyunculardan nefret etmesinden farkli olmadigini dusunuyorum. Zamaninda o kadroya "hadi aslanim" gibi seyler soyleyerek hakli olarak kazandiklari paralari odemeden oynamalari istenmis, simdi herkese paralari odenince bunu garipsiyor adam. Ayni seyi gecmis taraftar-yonetim iliskileriyle simdi olan uzerine uygularsak "profosyonellik" teriminden neden bu kadar gicik alindigini bir nebze anlayabiliyorum. Ama bu temelde bu dusuncenin yersiz ve yanlis oldugu gercegini degistirmez.



Kisaca yazinin arkasindaki dusunce duzgun formule edilmedigi icin hafiften sacmalik izlenimi biraktirdi bende, ana bi tema olusturup onun uzerinde daha derin bir tez olusturmak herseyden biraz bahsedip hakli oldugunu iddia etmekten daha gercekci.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Tabi ki rakamsal ifadeler kullanmalıyız fakat taraftar artık ezberledi bunları hocam . Sen , ben başkan adayı olsak hastalığın adını koymuş durumda oluruz , geriye tedavi yöntemlerimiz kalırdı ama 10 sezondur değişmeyen tek şey hastalık . Tedavi maksatlı hiç birşey yapılmıyor . Herkesin elinde reçete var , sonuç yok. Bugün gördük bunu Basketbol takımıyla . Tyson - Lenox maçına benzedi biraz .



Bunun için taraftar olarak bilinçli olmamız lazım bizimde . Nasıl ki store'dan ürün alıyorsak gözü kapalı almamalıyız . Bİrşey almak için kalitesiz , modadan uzak modellere yönelmemeliyiz . Değiştirmek içinde birşeyler yapmalıyız .



Fenerium rengarenk , malzeme yelpazesi genişken Gs Store arka mahalledi ki ucuz meybuz satan bakkal imajında .



Stat desen keza aynı şekilde . Bunlar bir anda olacak şeyler değil fakat bir anda olmuş şeyler de değil . Geçmişten günümüze gelen sorunlar .



Taraftar platformları transferleri , oyuncuları , teknik taktik dizilişlerin yanı sıra bu gibi olayları da analiz edip bilgilenmeli , yeterli argümanlara sahip olmalıdır . İşte o zaman bir taraftar kalesi oluşturup gidilen yolda yön çizebilirsin .
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Yazinin ana fikrini anlamadim ben acikcasi, profosyonellik kavramiyla bir alakasi olmadigi kesin. "Taraftari uyutuyorlar bu adamlar bir mok yapmayacak" ise ana tema, hic de guzel formule edilmemis. "Bu yonetim digerlerinin aynisi" ise aktarilmak istenen dusunce bu yanlis. Genel olarak yazi kolay okunur vs, fakat arkasindaki dusunce her ne ise daha kolay yansitilabilirdi bence.



Yazinin ana temasi olabilecegini dusundugum her parca parca fikre antitez sunmak istiyorum ben de :)



1: Yonetim digerlerinin aynisi, taraftari uyutuyorlar: Hic katilmiyorum. Bir kere cok temel bir nokta kacirilmis ve yuzeydeki gunluk muhabbetlere odaklanilmis boyle oldugu iddia edilirken. Galatasaray'in bankalardan aldigi borclarin 1'e 9 degerinde oldugunu ve aslinda bu isin normalinin 1'e 2 olmasi gerektigi ilk olarak bunu duzelteceklerini soyledi yeni yonetim. Ne demek bu? 1 milyon dolar kredi alinirken 9 milyon dolar odeme yapilacagi soz verilmis ki bu inanilmaz bir sorumsuzluk. Ilk fark burada,



Ikinci fark ise "devrim" yapma iddiasinda degil bu yonetim artik. Butun takimi degistirip ekol olusturacagiz vs. gibi soylemler olmadigi gibi bunun tam tersine tum takimi degistirmenin mevcut durumu daha da kotuye goturecegi ve yapilan stratejik transferler ile mevcut kadronun seviyesini yukariya cikarmayi planladiklarini soylediler. Katilip katilmamak insanlara kalmis fakat gercek su ki bu yakin gecmiste bize sunulan vaatlerden tamamen farkli bir yaklasim.



Acikcasi "ayni tas ayni hamam" yanlis bir dusunce, ben ayni olan hicbirsey goremiyorum verilen vaatlerde.



Eger yonetim basa gelmeden alinmayan/alinamayan futbolculardan simdi basta olanlari sorumlu tutmak istiyorsak bence biraz daha sakin dusunmek lazim cunku bu sacmalik olur.



2: Profosyonellik adi altinda sorumsuzca davraniyorlar. Kisacasi buna soylenecek sey de ilk olasi ana fikirde formule edilen yanlis dusunceden farksiz. Acikcasi sebebinin de Hakan Unsal'in neredeyse butun yabanci oyunculardan nefret etmesinden farkli olmadigini dusunuyorum. Zamaninda o kadroya "hadi aslanim" gibi seyler soyleyerek hakli olarak kazandiklari paralari odemeden oynamalari istenmis, simdi herkese paralari odenince bunu garipsiyor adam. Ayni seyi gecmis taraftar-yonetim iliskileriyle simdi olan uzerine uygularsak "profosyonellik" teriminden neden bu kadar gicik alindigini bir nebze anlayabiliyorum. Ama bu temelde bu dusuncenin yersiz ve yanlis oldugu gercegini degistirmez.



Kisaca yazinin arkasindaki dusunce duzgun formule edilmedigi icin hafiften sacmalik izlenimi biraktirdi bende, ana bi tema olusturup onun uzerinde daha derin bir tez olusturmak herseyden biraz bahsedip hakli oldugunu iddia etmekten daha gercekci.


Yazdığım yazının ufak kesitlerinden kendine mizansen yaratman bana göre çok saçma . Profesyonellik bir yapılanma şeklidir . Ayrıca ufak matematik hesaplarını bana anlatman çok saçma olur , tereciye tere satmak gibi .



Özel veya tüzel kurumların idare yapılanması T.C Dernek Kanunları ve T.C Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından denetlenen bir mekanizmayla çalışır . Sana detaylı teferruat ta yazarım ayrıca . Amatörlükten profesyonelliğe geçiş bir devrimdir .



Nasıl ki açtığın bakkalın , 2. şubesini açmak yasal bir prosedür yasal bir süreç istiyorsa bu da bir süreç ve prosedür istiyor . Polat ' ın bas bas bağırdığı şirketler birleşmesini anlamaman senin zaten bilgi düzeyinin düşük olduğunu gösterir .



İthamlarına gelince sanırım , rasyonelist düşünce akımının öncülerinden olma gayretinle prim yaratma çabanı etnik yapınla birleştirip söz sahibi olmak istiyor , ya da öyle görünmeye çalışıyorsun gibi geldi bana .



Benim anlatmak istediğim senin anlamak istediğin kadardır güzel kardeş .
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Bunu grip hastalığını antibiyotik ile yok etmek olarak açıklayabiliriz hocam.Bu yüzden grip ilaçla 7 günde ilaçsız 1 haftada geçer demişler ya :)



Mesela Adnan Polat'ın gelişinde verdiği vaatler çok iyiydi,o da öncelikli işin takımın mali durumunu düzeltmek olduğunu söylüyordu.Kurumsallaşma ve tesisleşme tamamlanacak,kulüp mali açıdan sınıf atlayacaktı tekrardan.Bu vaatlerin verildiği gün bize 2 yıl müddet verin biz tüm işlerimizi tamamlayalım,bundan sonra şampiyonluk için en güçlü aday konumuna gelelim deseydi,herhangi bir yıldız gelmeseydi bile sırf bu sözden dolayı taraftarın eli kolu bağlanırdı.Ancak sen kulübü mali disipline sokacağız diyip,CL'ye katılma hayaliyle yönetimde bulunduğun süre boyunca kadroda 78 kişiyle oynayınca sonuç bu oldu.78 diyoruz hocam,3 takım kurulur bununla.



Yukarıda Emre'nin yazdığı gibi sırf bu yüzden Ünal Aysal'ı destekliyorum.Çünkü uzun süreden sonra en akılcı vaatlerle seçildi ve kulübü yönetmeye başladı.
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



İthamlarına gelince sanırım , rasyonelist düşünce akımının öncülerinden olma gayretinle prim yaratma çabanı etnik yapınla birleştirip söz sahibi olmak istiyor , ya da öyle görünmeye çalışıyorsun gibi geldi bana .


Etnik yapimi nasil anladin eyvah?! Ama kisacasi haklisin benim anlayabildigim kadardir anlatmak istedigin sey, ben de diyorum ki daha guzel formule edersen daha cok kisi anlar sonucta ders vermiyoruz kimseye burada, forum'un amaci tartismak.



Etnik yapimi degistirmek istiyorum bu arada butun mod'lara cagri!
 
Cevap: Çağın Modası; Profesyonellik



Bu arada daha transfer dönemi başlayalı 1 hafta olmadı yahu.



Bu yönetim için geciktiler lafını maalesef kullanamayacağım,çünkü Mayıs'ın sonunda başa geçen yönetimin daha 1 ay dolmamışken kadroyu yapmasını beklemek de hayalcilik olur.
 
Üst Alt