Eğitim Sisteminin En Temel Sorunları Sizce Nelerdir ve Nasıl Çözülebilir?

Taha Karadeniz

GalataSarayı Efendileri
GalataSarayı Efendileri
Katılım
26 Ara 2008
Mesajlar
2,411
Tepkime Puanı
1,321
Puanları
353
Nasıl çözülebilirin cevapları -bence- Türkiye'deki sayılı 20-30 üniversite dışında hepsini kapatacaksın. Hiçbirinin bir işe yaradığı yok işsizlik rakamlarını gizlemekten başka. Açık öğretimi de zorlaştıracaksın. Üniversite diplomasının bir anlamı olacak. Şu habere bakarsanız üniversitelerin halini görürsünüz. İyi sayılabilecek üniversitelerde bile bunun gibi kazmalıklar o kadar fazla ki şaşar kalırsınız.

"Fizikçi, kimyacı burada olmaması gerekiyor ama adam bulamamışlar bunlar gelmiş"
 

Şevket Atakan

Adventurer
GalataSarayı Efendileri
Katılım
3 Ağu 2009
Mesajlar
6,579
Tepkime Puanı
1,099
Puanları
328
Konum
Gotham
Bugün eğitimi ayağa kaldırayım desen 30 seneni alır. O iş geçti. Alttan bomboş bir nesil geliyor. Zeki insan zaten bu zamanları öngörüp kaçtı gitti bu diyarlardan. Gerçekten ahmak bir nesil yetişiyor. 18-25 yaş arası gençlik zaten kısa yoldan para bulma derdine düşmüş. Bugün silivri ceza infaz memurluğunda cezaevi müdürüyle beraberdim. 18-25 yaş arası insanların suç oranından bahsetti ve ağzım açık dinledim. Cezaevi genç kitle kaynıyor çoğunun suçu ''torbacılık , gasp , kuyumcu - banka soygunu girişimi'' gibi işler.

Gençleri dizilerle zehirlediler. Yazık oldu koca 1 nesle.

He okuyup kendini geliştiren gençlerle de beraberim günün belirli saatlerinde. Onlarında derdi karı kız araba olmuş. çocugun 3k maaşı var 120 binlik araba için kredi çekiyor 2500 tl ödeyip 500 tl ile ayı bitirme derdinde. Yemek yemiyor öğlen simit ayran yapıyor. Değer mi diyorum kendisine.. Değiyor abi diyor. Yakında komple simit s.çacak haberi yok.
 
Son düzenleme:

Çağatay Kavak

Sarı Üye
Katılım
28 Ara 2018
Mesajlar
74
Tepkime Puanı
45
Puanları
18
Konum
Türkiye
En büyük sorunumuz eğitimde bir ekolümüzün ve branşlaşmanın olmaması. Bizim memlekette sistem her gencin üniversiteye gitmesi ve işsizliğin 4 yıl ötelenmesi üzerine kurulu. Bu da memleketin ihtiyacı olan birçok alanda uzman kalifiye insan yetiştirmesini engelliyor. Her aile çocuğunun doktor veya avukat olmasını istiyor ekonomik gerekçelerle ancak bu memlekette bu mesleklere ilgisi olmamasına rağmen aile baskısıyla zorla sınavlara çalıştırılıp istenilen puanlar alınamayınca üniversitelerdeki iibf, fen edebiyat, eğitim vb. fakültelere giden gençler var ve bu durum bazı alanlarda yığılma olmasına, okuldan mezun olunduktan sonra çok büyük bir işsizlik sorunuyla karşılaşılmasına neden oluyor. Bunun yanında yığılma olan bölümlerin aksine ihtiyaç olan ama tercih edilmeyen de bir sürü bölüm var. Gençlerimizin yetenek ve becerilerine göre ilkokuldan başlayıp teknik liselere sonrasında devam etmek isterlerse üniversitede de lisede okuduğu bölümle ilgili devam etmeleri ve hızlı bir şekilde eğitimini aldığı branşta katma değer üretmelerini teşvik etmek gerekir. Tabi eğitim de herşeyden önce yurttaş, kanunlara saygılı, iyi insan, branşında uzman, katma değer üretebilen, dünyayı bilen, yabancı dil konuşabilen ve dünyadaki gelişmeleri dünyayla entegre bir şekilde takip eden bireyler yetiştirmemiz gerekirken her gelen kendisine uygun nesil yetiştirmek maksadıyla uğraştığı için bir türlü az gelişmişliğin kısır döngüsünü kıramadık ve sorun da tam olarak bu. Çözüm aslında belli biz bunu cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleştirmişiz köy enstitüleri ile. O zamanlarda John Deweylerin bu ülkeye gelip yapılanları görünce siz benim hayallerimi gerçekleştirmişsiniz dediği bilinir. Bugün belki köy enstitülerini geri getiremeyiz ancak izlenen yöntemi uyarlayıp yeni bir ekol inşa edebiliriz. Lakin bizde şu anda 80 lerden sonra sigma chi denilen kültür emperyalizmi politikası eğitimde de uygulanmakta ve bu durum oportünist, anti emperyallikten uzak, yurttaşlığı anlamayan son derece nobran, vandal ,popülist bir nesil yetişmesine neden oldu. İşin kötüsü eğitim, saygı, nezaket ve zarefetin enayilik, bahsettiğim nobranlığın kural tanımazlığın ise kabul gördüğü bir toplum yapısına döndük. Burası önemli çünkü bakın bir insana sıfırdan birşey öğretmekle yanlış öğrenilmiş veya yanlış olduğu farkedilemeyen bir davranışı o insanda sonradan değiştirmek aynı şey değildir ve siz ülke olarak artık o kuşağı kaybetmişsiniz demektir. Bundan sonra izlenecek yöntem ise bahsettiğim kuşağa yönelik kurtarabildiğimiz kadar kurtarmak ve dediğim kriterlerde sıfırdan yeni kuşakları hazırlayıp eğitimde bir ekol oluşturmak. Ancak bu şekilde belki torunlarımızın geleceğin dünyasında saygın bir ülkenin evlatları olarak yaşamalarını sağlayabiliriz değilse bizim dönemler falan geçti artık çünkü hemen bugün başlasak reformlara 20-30 senesi var bu işlerin.
 

Kemal Bulur

Gakkoş
10 Numara!
Katılım
22 Kas 2008
Mesajlar
14,322
Tepkime Puanı
519
Puanları
368
Yaş
35
Zorunlu eğitim derhal.son bulmalı
 

Cihan Ağzıkara

Kırmızı Üye
Katılım
24 May 2009
Mesajlar
209
Tepkime Puanı
105
Puanları
243
Yaş
27
Eğitim sistemini düzeltmek kısa vadeli bir iş değildir. Nerden bakarsanız bakın bu işin en az 30 senesi var. Bugünkü eğitim işleyişi normlarıyla, kalitesiyle, ilişkileri ile tamamen işçi ( düşünmeyen, sorgulamayan, verilen emri yerine getiren) yetiştirmeye yönelik.
Eğitim sistemi bağımsız bir işleyiş değildir. Rezalet de olsa bir sistemin çarkıdır. Ve bu çarkı sistem işlerken düzeltmek imkansıza yakındır. Yine de yapılabilecek şeyler vardır.
Eğitimin temeli aile, ailenin temeli kadındır. Kadınlarımızın okuma- yazma oranı, sisteme entegre olmaları arttırılmalı. Ne kadar çok bilinçli kadın yetiştirirsek o kadar çok bilinçli ailemiz olur. Bir yapının temeli ne kadar sağlamsa o kadar çok dayanır. İlköğretimde çocukları 4 duvarın arasına sıkıştırıp tahtada yazılanları okutmak yerine doğaya karışmalarına müsaade etmek daha doğru olacaktır. Bitkileri, hayvanları tanımalı. Varsa bir şeye ilgisi bu ortaya çıkarılmalı.
Çocuklarımız daha oyun çağında olmaları gereken yaşlarda sınav stresi ile büyüyorlar. Sınav dediğimiz şey 5-6 dersi baz alan belli sürede belli bir miktar soruyu cevaplamaya yönelik, sıralama yapılan, şans temelli bir şeydir. Katiyen öğrenciyi ölçen bir yapı değildir. Ve bir ressamı, müzisyeni bu sınavlarla ortaya çıkaramazsınız. Ne yazık ki geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan felsefe (ben de sevmem aslında ama gerçek) bugün 100 küsur soruluk bir sınavda 5-6 soruluk paya sahip olan, puanlamada çook gerilerde olan bir disiplin. Sorduğunuz zaman alacağınız cevap üç aşağı beş yuları şu olacak "Matematikten bir soru yapsam felsefeden alacağım puanı geçiyor hocam"
Lise ayrımımız ne yazık ki çok sert. Bazı özel liseler dışında Fen Liseleri ayrı bir noktada, diğer liseler başka bir noktada. Meslek Liseleri kurulma amacından tamamen sapmış bugün zanaat sahibi yetiştirmek yerine kaybolan gençliğe mekan olmaktadır. Dinin öğretilmesine karşı değilim ama her mahallede en az bir tane İmam hatip olmasının mantıklı tek bir açıklaması yok. Üstelik bu okullar da eğitim kalitesi olarak yerlerde.
Her şehirde en az 1 üniversite olması da saçma. Bugün devlet üniversitelerinin ödenekleri ortada. Uluslararası platformda halimiz içler acısı. Öğretim üyelerinin kalitesi yerlerde.
 

Musa Bagiran

Kırmızı Üye
Katılım
20 Tem 2017
Mesajlar
293
Tepkime Puanı
148
Puanları
63
Eğitim sistemi felan boş, ülkede gerizekalı çok. Isterss sistem dünyanın en iyisi olsun. Biz Türkler, nasıl uyanıklık yaparız, nasıl köşeyi çabuk dönerizin peşinde.
 

Çağatay Özbekoğlu

Tecrübeli Üye
Katılım
1 Tem 2017
Mesajlar
4,656
Tepkime Puanı
3,102
Puanları
173
Konum
36.3308747,50.5155014
eğitimden önce akraba evlilikleri yasaklanmalı, düşük zekalı çocuklar meydana geliyor.

finlandiyadaki eğitim sistemini getirsen de yaramaz burada. bu kadar nüfusu eğitemezsin. daha asgari ücretle bile bu nüfusa iş sahası sağlayamıyorsun ne eğitimi

görüyorum ki bu konuda da futboldaki gibi tekil tekil olaylar değerlendirilmiş ama eğitim tek başına bir problem değildir, zaten eğitimi tek başına da düzeltemezsiniz. senin adalet sistemin doğru dürüst olmazsa en iyi eğitim sistemini getir zaten o sistem uygulanmayacaktır.

soruyu, bu ülke nasıl düzelire doğru evriltmemiz gerekir,

öncelikle adalet sistemin doğru çalışmalı ki yabancı kaynaklar ülkene yatırım yapsın.

daha sonraki en büyük sıkıntı ülkede nüfus planlaması olmamasıdır. 85 milyon bu ülkeye çok olduğu gibi ülkenin büyük bir bölümü genç. genç nüfusun daha az olduğu 60-70 milyon nüfus daha uygun olurdu türkiyeye.

diğer sorun göç, herkes ankara istanbul izmire göç ediyor. fransadaki lille şehri 200 bün nüfusa sahip kırşehir kırıkkale seviyesinde bir şehir. baktığın zaman treni metrosu otobüsü tramvayı ve kaliteli yaşam geçirebileceğin opsiyonların mevcut. fakat kırşehir yozgat gibi şehirlerde belediye otobüsü dahi yok. her taraf harabe. insanlar istanbula asgari ücrette çalışmaya gidiyor. hele de kalabalıksa 5-10 çocuk asgari ücret çalışarak bir süre sonra restaurant açma girişiminin temelini atıyorlar.

yapılacak şey istanbula 3 köprü 5 köprü yapmak değildir, anadoluyu kalkındırırsan istanbulun trafik sorunu da göç sorunu da ortadan kalkar. ayrıca istanbul için vize uygulanmalı tıpkı japonya ve osmanlı dönemi istanbulu gibi olmalı. gezmeye gidecekler için vize verilmeli ama başka bir şehirden istanbula taşınmak önümüzdeki bir kaç yıl ya da bir kaç on yıl yasaklanmalı (tayin vs gibi özel durumlar hariç)

akraba evliliği konusunda ciddiyim, bu tür evlilikler sonucu özellikle doğudaki çocukların bir kısmı çok zor anlıyorlar. akraba evlilikleri zeka yönünden geriliğe sebep olabiliyor (%100 değil ama büyük bir risk taşıyor)

bir de devlet olmak önemli, kiracıyım 600 tl doğal gaz yakıyorum aylık. dış cephesi 4 senedir yok. yaptıralım deyince ev sahipleri yanaşmıyor. duvarlar simsiyah çürüyor. yaktığım 600 tl gaz ile ısınamıyorum bile. geçen yaz devletin çıkarmış olduğu kanuna göre 2018 yazı apartmanlar için son yıldı. dış cepheyi yaptırmak zorunluydu. dedik mecburen yapılır biz de ısınırız.

ama devletimiz ne yaptı, bu süreyi 2020 mi 2022ye mi ne erteledi. bizim site yönetimi de hala yaptırmadı. kardeşim sen devlet olarak kural koyuyorsun o zaman koyduğun kuralın arkasında dur, yapılmadığı zaman da cezai işlemini uygula. senin vatandaşın devletini takmıyor yahu, adam 2020de de yaptırmayız nasıl olsa af çıkar diyor. imara kapalı alana ev yapılıyor imar barışıydı belediye barışıydı bi şekilde affediliyor ve adam beleşe arazi sahibi oluyor. nasıl olsa bi yolu bulunur şeklinde bir algı var. normal devletlerde kanun çiğnenilemezken bizdeki kanunlar sadece anayasa kitabında yazıyor. bir hükmü yok.

öğretmenlerin bir kısmı donanımsız bir kısmı kendi ideolojisine göre çocuk yetiştiriyor. sen eğitimi değiştir değiştirme bi önemi yok, çünkü bu şartlar altında değiştireceğin eğitim sistemi sadece kuralların ve yönetmeliklerin değiştirilip bir kağıtta sistemin nasıl olacağı şeklinde yazacaktır. mentalite aynı kalacağı için senin kağıt üzerinde uygulatacağın sistemin bir esprisi yok

eğitim sistemimiz tıpkı futbol sistemimiz gibi sorunsaldır. türk futboluna da eğitimine de para aktarılıyor, kurallar değiştiriliyor, o geliyor başka sistem öbürü geliyor bu sistem kötü sil baştan yapacaz daha iyisini getirecez, o geliyor sistem yanlış 4+4+4 sistemi gelecek, öbürü geliyor kıyafet serbestisi yapacaz önlük saçma uygulama (halbuki kıyafet serbestisi kız çocukları türban takabilsin diye getirildi) öbürü çıkıyor önlük olmasın her okulun ayrı forması olsun, o diyor sakal serbest o diyor bıyık serbest, öbürü diyor erkek çocuklarının yüzünde kıl olsun öbürü diyor kıl olmasın tüy olsun. biri geliylr öğrenciler öğretmenlere not verecek öbürü diyor kaldıracaz bunu.

tüpçü geliyor yabancı serbest 14+0 memet ali aydınlar diyor milli takım nolacak en iyisi 8+2+2 ahmet geliyor kardeşim 8+2 tamam da tribündeki 2ye ne gerek var ben yaptım 8+2 öbürü diyor kulübede yabancıya euro mu ödeyecez milli servet boşa gidiyor ben yaptım 5+2

herkes her şeyi bildiği için bir de makam mevki öenmli olduğu için değiştirmek için değiştiriyolar. avrupada bakıyorum adamların kuralları 200 yıllık, başına geçen orayı sadece yönetiyor zaten kuruöun belli kültürü var başında adam olmasa bile işliyor. yöneticileri de kurallar çerçevesinde yönetiyor süresi dolunca bırakıp gidiyor. bizde her gelen sil baştan kural koyuyor.

baskette neden başarılıyız, sorusu soruluyor, baskete kimse burnunu sokmuyor arkadaşlar, orayla ilgilenen kimse yok. kendi haline bırakıldığı için başarı var. keza kendi haline bırakılan diğer şeyler de başarılı.

bu ülke bitmiş, neresinden tutarsan tut elinde kalır. berbat bir eğitim sisteminde yetişen genç nüfus geliyor, onlar bu ülkenin başına geçtiğinde daha kötü bi hale gelir ülke, işin kötü yanı yömeten kısım ve halk ne kadar dibe gömülürse o dipten çıkması da o kadar zorlaşıyor. failed state olarak bilinen ırak afganistan buna örnek. türkiyenin geleceğine baktığımda görebildiğim ortalama ülkeler de bunlar. en güzel senaryoda pakistan ve iran olur. boşuna bu ülkeye ait umutlarınızı canlı tutmayın, öldürün o umutları da üzülmeyin boşa
 

Demir P. Baş

Aslan Üye
Katılım
5 Tem 2012
Mesajlar
9,956
Tepkime Puanı
4,517
Puanları
328
Yaş
23
Konum
https://www.gscimbom.com/account/account-details
Web sitesi
www.galatasaray.org
eğitimin verilme amacı değştirilmeli tabi ki

insanlara sistemin yahud allahın kölesi olması için eğitim veriliyor, iyi yerlerden mezun olanlar bile ne kadar işini iyi yapsalar da üretken olamıyorlar. bu sistemle değil çocuklara empoze ettiğin vizyon ve disiplinle alakalı bir şey.

bahsedilen şey anlaşıldığı üzere genellikle okulları kapsayan öğretim sistemi oluyor.

lakin bir toplumun eğitiim sistemini oluşturan şey yaşamı boyuncca içinde bulunduğu kültürdür.

biz başka kültürlerin altında ezilirken daha iyi olana değil daha sevap olana ve daha kontrol edilebilir olana doğru ilerlediğimiz sürece gerçek manasıyla medeni ve gelişime açık bir eğitim sisteminden söz edemeyiz.

önemli olan türev almayı öğrenmek değil onu nasıl kullanacağını bilmek yani.

ya da 23423 tane hukuk kitabı okuyan ve başarılı olanlar bu toplumda illaki çıkacaktır ama kaliteli bir avukat olmak kültürle alakalıdır.
 

Onur ATAR

Aslan Üye
Katılım
9 Ara 2013
Mesajlar
7,013
Tepkime Puanı
2,076
Puanları
328
Yaş
23
Ülkede işsizlik sorununu çözmeden eğitime el atamazsın.
Herhangi bir lise öğrencisi iş bulamam diyerek istemediği bölümler için sınava hazırlanmıyor mu?
İlgi alanı olan gönül verdiği mesleklerden vazgeçen pek çok genç var ülkemizde. Sırf gelecek kaygısı yüzünden.
O yüzden sadece eğitime yapılan reform ile bir şey elde edilmez. Sadece işsizliğe yapılan reform ile de bir şey elde edilemeyeceği gibi...

F5121 cihazımdan Gscimbom mobil uygulaması ile gönderildi
 

Volkan Yener

Tecrübeli Üye
Katılım
15 Haz 2009
Mesajlar
2,581
Tepkime Puanı
1,035
Puanları
303
Yaş
32
Yetersiz eğitim alan insanların eğitici olarak tahta başına geçmeleri nedenlerden biridir...Lise son sınıftayken (Sene 2004 )üniversite sınavına hazırlanan başarılı bir grubun Matematik dersine giren öğretmenin vasat oluşu ve birtane bile sorumuzu çözemeyişini hiç unutamam...Okuduğum okulda Anadolu Lisesiydi ve o yıllarda bu tarz lise sayısı azdı şimdiki gibi her mahallede Anadolu lisesi yoktu ...
 

Ömer Elibol

Parçalı Üye
Katılım
28 Ocak 2013
Mesajlar
1,586
Tepkime Puanı
108
Puanları
213
Yaş
30
egitim sisteminin en temel sorunu ekonomi ve devlet yonetim seklidir arkadaslar. motivasyonu olmayan ve gelecegini bilip kabullenmeyen kimseye ogretmen ogrenci veli vs faydali egitim verenezsiniz.

SM-A520F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

UgurOnay

Yeni Üye
Katılım
22 Şub 2019
Mesajlar
11
Tepkime Puanı
12
Puanları
3
Konum
Almanya
Pratikten uzak, ezbercilik üzerine kurulu bir sistem gercek egitimin ve yaraticiligin önünü kesiyor.
Görülen derslerin sayisi cok fazla oldugundan 'herseyin birazini' bilen ama aslinda 'hic birseyi cok iyi bilmeyen' bir nesil yetistiriliyor.
Beynimizi, hislerimizi, duygularimizi yavas yavas köreltip istedikleri tip insani yaratiyorlar.
Önümüze konulan sacma sapan endüstriyel gidalar sayesindede zaten yavas yavas zehirlenip zekamizin gerilemesini sagliyoruz.

Itaat eden, sorgulamayan, öz güvensiz, ürkek insanlar yetistiriliyor.
Bu egitim sistemi bilincsiz bir sekilde degistirilmiyor elbette.
Ne kadar caresiz oldugunuzu fark ettinizmi hic?
Kimse size ne istediginizi sormuyor. Birileri hakkinizda karar veriyor ve siz dinlemek zorundasiniz.

Bu ayrica dünyanin her yerinde böyledir, Almanya, ABD, Fransa, Ingiltere, Isvec - yani gözünüzde büyüttügünüz her gelismis ülkede - ayni.
Elit kesim toplumu istedigi gibi yönlendirir. Egitim, Saglik, Finans nerde olursa olsun.
Sen sana verilen sinirlar icerisinde yasarsin sadece. Kimisi daha sansli oldugunu, cizilen sinirlarin disina ciktigini zanneder
ama aslinda o da haps olmustur, bilmeden yasar.

'Ben ezelden beri hür yasadim, hür yasarim,
hangi cilgin bana zincir vuracakmis sasarim!'

sözleri tesadüfen oraya konulmadi.
 
Üst Alt