galatasaray erken öne geçince gelen korku duygusu


Vitor Fenerbahçesinde görülen refleksin Galatasaray'a sıçramasıdır.

Vitor Fenerbahçesinde skoru koruyabilecek stoper ikilisi varken Galatasaray'da bu olmadığından sonu öne geçilen maçta beraberliği ite kaka kurtarmakla biter.
 
Bence en sıkıntılısı tek farklı giderken 75 dk dan sonrası çünkü geçen seneden beri hep kabus görüyoruz sürekli tedirgin oluyoruz Rize maçıyla başladı Antalya maçıyla devam etti daha sonra da tamamen sıkıntı haline dönüştü ne yazık ki oyunu domine edemiyoruz ve gereğinden fazla defansa yaslanıyoruz

Şunu hiç ama hiç anlamıyorum Bursa maçında, Osmanlı maçında 2-3'lü oyunlarla çatır çatır defansı yarıyoruz hatta bu maç biri gol oldu diğerinde sneijder kaçırdı 4-5 arka arkaya tek ve duvar pasıyla geldiğimiz de rakipler çaresiz kalıyor ama maç içinde toplam 1-2 kez görüyoruz bence tamamen buna yönelmeliyiz başka çaremiz yok
 
Hatta maçta 70.dakkalar filan 1 1 giderken bu dakkalarda atmayalım yeneceksek dedim arkadaşıma.Çünkü atsak 20 dakkada kesin yiyecez yine belli.Eğer kazanacaksak Semihin attıgı dakkalarda atmamız gerek.Öyle aciz bir durumdayız.
 
en büyük sIkIntImIzda bu, 1 0 bulup maci rölantiye almak.
2 0 da olur bu ama bizimkiler 1 0dan sonra basliyorlar topu sag sola cevirmeye.
biri bunlara ögretmeli 1 0in saglam skor olmadigni yoksa daha cok cekeriz.
golü her mac hemen hemen buluyoruz ilk dakikalarda ama 2 0 bulmadan durmak yok diye
ezberletecen bunlara.
 
Korku değil de takıma duyulan güvenin artık eskisi kadar sağlam olmaması diyelim. Aysal ve Terim ikilisinin dönemini dışarıda tutarak konuşuyorum; Bu takım son 10 yıllık dönemde ölüyü diriltmek gibi garip bir huy edindi. Buna bir hastalık da diyebiliriz. Bu huyu nasıl edindik bilemiyorum anlam da veremiyorum.

Mesela bu senenin örneği 2-2 lik bjk maçı :red: İlk yarı 2-0 öne geçtik ve eskiden olsa maç bitti derdim lakin biliyordum ki maç bitmedi. Yanlış olmasın bjk'den dolayı değil kendi takımımın huyundan dolayı bitmedi. Maç 2-0 giderken bile normalde gol falan atmaya mecali kalmamış sahada sürünür vaziyette olan takıma bir anda saçma sapan bir gol attırıp diriltiyoruz ve başımıza bela alıyoruz. Tamam riekerink'in hataları var (ki bu maçta bana göre çok büyük yara aldı) lakin bu bir hastalık gibi.

Bu duruma daha bir sürü örnek verilebilir. Benim ilk aklıma gelenler; Kazanmamıza rağmen 4-3 biten Bordeux maçı ve yine aynı sene kendi sahamızda 2-0'dan 3-2 verdiğimiz ve hala daha hatırladıkça küfür ettiğim Hamburg maçı. Bu hastalık da bu dönemlerde baş gösterdi zaten. Polat döneminde bulaştı bize bu hastalık.
 
Cok dandik bir durum. Anadolu takimi gibi olduk bu konuda...





Sent from my iPhone using Tapatalk
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Üst Alt