Galatasaray Lisesi | Mekteb-i Sultânî | Lycée de Galatasaray

Recep İçfındık

Şef Gümüş Kıvrım
Katılım
10 Mar 2011
Mesajlar
21,429
Tepkime Puanı
4
Puanları
278
Galatasaray Lisesi| Mekteb-i Sultânî | Lycée Galatasaray



[TABLE="width: 750"]







[TD="width: 670"][TABLE="width: 650, align: center"]



[TD="width: 650, colspan: 2"]


Galata Sarayı Ocağı, Galata Sarayı Medresesi, Mekteb-i Sultani, Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi




[TABLE="class: infobox vcard, width: 22"]



Kuruluş

[TD="class: nickname"]1481 - Galata Sarayı Enderûn-u Hümayûnu adı ile

1 Eylül 1868 - Mekteb-i Sultânîadı ile[/TD]



[/TABLE]

[/TD]





[TD="width: 600"]Galata Sarayı Humayun Mektebi adıyla da bilinen bu kurum enderuna (saray mektebi) üst düzeyde eğitimli görevli yetiştirirdi. O yıllarda enderun, Osmanlı sarayında padişahın günlük yaşamını geçirdiği, sarayın eğitim birimlerinin, kütüphanenin, hazine odasının yeraldığı büyük bahçe içine kurulu bir kompleksti.



Ve burada, başta padişah olmak üzere, saraydaki diğer görevlilerin danışabileceği, bir çok alanda bilgi sahibi kişiler hizmet vermekteydi. Bu kişilerin eğitimi ise 15. yüzyıl sonundan (1481) 18. yüzyıl (1715) başlarına kadar işlevini sürdüren Galata Sarayı Ocağı 'nda veriliyordu.

Evliya Çelebi 'nin aktardığı üzere; sultan II. Beyazıd (1481 - 1512) bir kış günü Galata sırtlarında avlanırken son derece bakımlı büyük bir bahçe içinde köhnemiş küçücük bir kulübe görür. Kulübenin sahibi Gül Baba ile tanışan padişah, onu bahçeye gösterdiği özenden dolayı ödüllendirmek ister ve Gül Baba'nın isteği üzerine bu bahçeye bir mektep ve bir darülşifa (hastane) inşaa ettirir.



Hikaye her ne kadar bize okulun bir dilek üzerine kurulduğunu söylese de biz biliyoruz ki; İstanbul'u alan Fatih, antik kültürün izlerini taşıyan bu şehirde kuracağı devletin payidar olabilmesi, mesela bir Bizans İmparatorluğu gibi bin yıl yaşayabilmesi için, önceki kültürleri araştırmakta ve sürekli verdiği talimatlarla çevrilen klasik eserleri okumaktaydı. İşte bunlardan biri olan Platon'un ( Eflatun MÖ 427 - 347) "Devlet" adlı eseri; devleti ancak filozofların yönetebileceğini yazmaktadır. Peki Osmanlı'nın yükselmeye başladığı o yıllarda devleti yönetecek filozoflar nasıl yetiştirilecekti? Saray Okulu vardı ancak bu okula gelecek öğrencilerin ilk ve orta öğrenimleri nerede verilecekti? İşte bu düşüncelerin neticesinde, II. Bayezıd, babası Fatih'in idealindeki okulu "Galata Sarayı Ocağı" adıyla kurarak Osmanlı Saray eğitiminin önemli bir parçasını oluşturmuş oluyordu.



1675 yılına gelindiğinde ise, ocaktaki içoğlanlardan yeteneklileri saraya alınırken diğerleri süvari bölüklerine dağıtılır ve kurum on yıllığına tasfiye edilir. 1715 yılında yeniden açılan ocak, tekrar acemioğlanların eğitimini üstlenir.

1820 yılına dek Osmanlı'nın en önemli kurumlarından biri olan Galata Sarayı Medresesi bu yıldan sonra Tıbbiye ve Askeri Kışla olarak kullanılır.



Sonraki yıllarda gün geçtikçe önemi ve işlevi artan kurum, Osmanlı'da Batılılaşma döneminin ve Tanzimat uygulamalarının bir sembolü olur. Çünkü bu kez de Osmanlı'da hukuksal, siyasal, ve sosyal alanda gerçekleştirilecek yenilikleri yaşama geçirecek aydın kadrolara ve bu kadroların yetiştirilmesi için, geleneksel eğitimin dışında batılı programları da bünyesinde barındıran bir eğitim kurumunua ihtiyaç vardır. Bu amaç doğrultusunda 1 Eylül 1868'de sultan Abdülaziz 'in katıldığı bir törenle Mekteb-I Sultani adıyla kurum yeniden faaliyete geçer. Dönemin Paris Büyükelçisi Cemil Paşa ile Hariciye Nazırı Fuad Paşa 'nın çabalarıyla kurum Fransa'daki lise eğitimine denk ve aynı kalitede öğrenci yetiştirir. Ve bu öğrencilerin arasında katolik, ortodoks ve musevi öğrenciler de vardır. 9 - 12 yaşlarında, öğretime başlayabilen bu öğrenciler dil durumlarına göre fransızca ya da türkçe hazırlık okumaktadırlar. 1908 yılında müdür Tevfik Fikret Bey 'in yaptığı yeniliklerle; ilk, orta ve lise için 3'er yıllık program hazırlanarak eğitim süresini 9 yıla çıkar. Ayrıca Farsça, Arapça, İtalyanca, Latince, Rumca, Ermenice ve Almanca dersleri isteğe bağlı olarak seçmeli ders statüsüne getirilirken, piyano ve keman dersleri de programa dahil edilir.



1924 yılında kurum, Galatasaray Lisesi adıyla ve Cumhuriyet devrimlerine uygun olarak eğitime başlar. Tenefüslerde Fransızca konuşma zorunluluğu kaldırılır ve genel kültür dersleri Türkçe verilmeye başlar. 1965 yılında kız öğrenciler okula kabul edilir. Bir yıl sonra Mektebi Sultani'nin 100. Kuruluş yılı kutlamaları nedeniyle dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle liseyi ziyaret eder. 1975'de ise kurum, Anadolu Lisesi konumuna getirilir ve eğitim 8 yıl olur. Son olarak, 14 Nisan 1992 yılında Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand ile 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal arasında imzalanan protokolle ilkokul ve üniversite eğitimini de kapsayan Galatasaray Eğitim Öğretim Kurumu (GEÖK) hayata geçirilir.



Galatasaray Eğitim ve Öğretim Kurumu, 6 Haziran 1994 tarih ve 21952 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 3993 sayılı kanunla Galatasaray Üniversitesi'ne dönüşmüştür. Kurum üniversite statüsünü almasına rağmen, entegre eğitim-öğretim kurumu olma özelliğini korumuş ve Galatasaray Lisesi ile ona bağlı Ilkokul ve Rektörlüğe bağlı öğretim birimleri olarak tanımlanmıştır (K.m.1).









vikipedia[/TD]

[TD="width: 10"][/TD]



[/TABLE]

[/TD]





[TD="width: 80"][/TD]



[/TABLE]
 

Olgun Akasya

Cezalı
Katılım
24 Kas 2012
Mesajlar
112
Tepkime Puanı
0
Puanları
166
Yaş
20
Cevap: Galatasaray Lisesi | Mekteb-i Sultânî | Lycée de Galatasaray



İşte bu bee okul dediğin böyle olur.
 

Uğur İz

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
10 Mar 2013
Mesajlar
58,475
Tepkime Puanı
29,392
Puanları
523
Yaş
23
Konum
Zurna
Bu liseden mezun olup ünlü olmayan biri yok herhalde.

 

Doğu Alkan

Şef Gümüş Kıvrım
Katılım
10 Tem 2012
Mesajlar
24,581
Tepkime Puanı
4,314
Puanları
393
Yaş
29
İmam hatibe çevirecekler herhalde

SM-G900FQ cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Üst Alt