Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?


Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Tribünler maçı izlemek adına böyle "ucuz", tabirimi bağışalayın "uyuz" bestelerle takımı adeta uyutuyor. Saldır GalaAatasaray ve Dağ başını duman almış besteleriyle başka birşey olamazdı zaten.



Taraftarlar arasında kötü skor alındığı durumlarda sadakat yeminini terkedenleri görmek ise beni artık şaşırmıyor. Rakibin ismine bakıp 3-4-5 atarız diyenler, futbolun gerçeklerini göz ardı edip, kendi beklentilerini gereksiz yere büyütüyorlar. Bazıları puan kaybeden rakipleriyle alay ediyorlar, neticide Galatasaray 'da kazanamazsa kendi büyüttüğü beklentiler yüzünden ve bu kez rakibin tacizine hedef olmak suretiyle kötü durumda kalıyorlar. Bana, oluşan agresiflik bundan kaynaklı gibi geliyor.



O girseydi, bu çıksaydı, şu x oynamasaydı, Rijkaard şunu yapmalıydı tarzı ifadeler hep günü ve kendini kurtarma sevdasından başka birşey değil.



Ben bu takımı puan kaybetse de seviyorum deyip, savaş baltalarını gömme erdemini, herkes gösteremiyor maalesef.



Bir ilave: İsterse tüm maçları 10-0 kaybettirsin, bu forumda Rijkaard alehine bir davranışa asla müsaade edilmeyecektir. ;)
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Acikcasi ben de, taraftar olarak canli seyrettigim maclarda -eger Galatasaray galip degilse- cok sabirsizim. "hadi pas versene, acik adam orda atsanaaa!" benzeri tepkileri cok sıkca gosteriyorum. Eller kollar rahat durmuyor vs. :)



Ayrica biliyorum ki -Galatasaray maclarinin- tekrarini izlemeden yaptigim teknik yorumlar gercekten derinligi olmayan yorumlar olacak cunku bakamiyorum tarafsiz bir gozle. Bahsedilen agresiflik asiri derecede bende de var yani canli seyrederken.



Macin son duduguyle beraber kendime gelip biraz daha sakin bir gozle bakabiliyorum tabi. Ama yazinin tezahurat kismina kesinlikle katilmakla beraber, bu noktada -ozellikle o heyecan icinde- ne kadar anlamli ve yerinde tezahurat yapabilirim bana kalsa bilemiyorum. Genelde gozlemledigim kadariyla Sabri, Elano ve Arda asiri etkileniyor tribunlerden, bazi oyuncularimiz ise tribunlerden enerji alarak bunu sahaya yansitmak yerine kendi enerjilerini tribune yansitiyorlar. Her futbolcunun bunu yapmasini bekleyemeyiz tabiki..



Iste burada bence asil gorev tribun liderlerine dusuyor. Bizim gibi siradan taraftarlar gibi davranip, anlik heyecanlarina dusmemeleri lazim. 80'inci dakikada kendi sahasindan cikamayan takimini Arsenal onunde ateslemek icin yapilan "Genclik Marsi" ile zayif bir takimin ceza sahasinda top gezdirirken yapilan "Genclik Marsi" tezahuratinin ayni etkiyi gostermeyecegini gorebilmeleri gerekir bu liderlerin. Zaten macin heyecanina tutusmus taraftari biraksan 90 dakika transa gecmis gibi "saldir Galatasaray" tezahurati yapacaktir, o heyecanda ben de takilir kalirim bir tezahurata farketmem ki, benim aklimda gol var orada tezahurat vs. isin ekstralari.. Bunu farketmesi gereken liderler. Gercek anlamda liderlik boyle olur zaten, genel kitlenin goremedigi seyleri gorup, onlari yonlerdirmekle olur.



Saha ici lideri dedigimiz oyuncular da bunu yapmiyor mu zaten? Topu ayagina alip kendi takiminin set hucuma gecmesini sagliyor, topu kanatlara veya ortaya yollayarak oyunun yonunu degistiriyor, arkadaslarina neler yapmasi gerektigini soyluyor. Gerektiginde oyunu hizlandiriyor (veya yavaslatiyor).



Ayni seyi tribun liderlerinin de yapmasi gerek, lider diyoruz iste.. Yukaridaki paragrafta belirttigim "oyunu hizlandirmak" yerine daha "tempolu tezahurat" koyulabilir bunu tribun liderleri icin soylemek istiyorsak.. Set hucum ise "nevizade geceleri" olabilir mesela :) Sadece bu iki konuda degil her oyunda ve is yerinde "lider" ozellikli adamlar bunlari yapabilenlerdir zaten. Ben siradan taraftardan bunlari beklemenin cok yerinde oldugunu dusunmuyorum, fakat -tribun liderlerinin- bir lider gibi davranmadiginin cok acik oldugunu gorebiliyorum.
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Galatasaray taraftarı oldum olası böyleydi. Böyledir.. Değiştiremeyeceğiz maalesef. Tezahürat çeşitlerine girmek istemiyorum. Sabırsızlık konusu yıllardır var Ali Sami Yen'de.. Dikkat ederseniz 2-3 senedir Fenerbahçe ile olan derbilerde hep bi ceza alıyoruz. Hep bi olay , hep bi kavga. Bir futbolcu söylemişti röportajında, taraftar bırakmıyor ki futbol oynayıp Fenerbahçe'yi yenelim diye..Çok doğru söyledi aslında.



Bence uA'nın oturup bi toplantı yapıp, şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım. Yeni bir yapılanma , yeni şeyler üretmesi gerekiyor.
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Çok kötü bir organizasyon bozukluğumuz var tribünlerde.

Takımı coşturmak yerine tam tersi uyutma moduna sokuyorlar.Sadece re re re ra ra ra tezahüratı yapılsa daha iyidir zira bizi tetikleyen bir numaralı tezahüratımızda zaten bu.

Hakeme tepki koymak bakımındada tribünler pasif kalıyor.



Nasıl düzeltilir bu bilemiyorum ancak tribünlerin artık kendini yenileyecek ve takımı ateşleyecek yeni besteleri yapması ve eski "saldır Galatasaray" tarzı tezehüratları bırakması gereklidir.Biraz tribünler kendini aşmalı ve 12.adam statüsünde davranmaladır.



Graz maçında bir taraf farklı öbür taraf daha farklı bir tezahürat yapınca işin rengi değişiyor stadda.Ben çok üzülüyorum bu tip olaylara zira Galatasaray tribünleri böyle olmamalı...

Düzeltilmesi lazım bu konuların umarımda öyle olur...
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Özellikle 2007 ve 2008 seneleri içerisinde neredeyse bütün maçlara gittim ve sürekli tribünü eleştiren yazılar yazdım.Biz izleyicimiyiz,yorumcumuyuz yoksa taraftarmıyız.Trafatarsak ve bağırıyorsak 90 dk neden bütün tribünler ortak olmuyor bu çoşkuya neden tek bir ağızlık yok.Buna sebep olan nedir diye düşündüğümde ilk karşıma çıkan o senelerde.Yeni açık tamamiyle çoluk çocuğa bırakılmış ve neredeyse tüm yeni yeni açık taraftarı Eski Açığa taşınmış olması olarak görüyordum.Eski açık ve kapalı çok iyi anlaşıyordu ama ne olduysa kapalıda bi huy çıkmaya başladı olaylı Fener maçından sonra.Kapalıda sadece tayfa bağırıyor diğer tüm gruplar uyuyorlardı.Tayfa ise kopuk stadı bütünleyecek örgütlenmeyi sağlıyamıyor ve tribünlerde her kafadan sesler yükselmeye başlamasına sebep oluyordu.



Şuan yaşananların sorumlusu kimler derseniz ve nasıl çözülecek derseniz.ultrAslan kendi içerisindeki kopukluğu ortadan kaldıracak bunu başaracak kişide Aytaç Bey ve Sebaattin Abi'dir.Ama onlarda Alpaslan Abi'nin vefatından sonra toparlama konusunda baya bi zorluk içerisine girdiler ve malesef toparlayamadılar.Bu döngü içerisinde ise uA'ya yeni yeni kimlikler yerleşmesiyle magandalık ve karaborsacılık üzerine kurulu nemalanma sürecine girildi.Bu kişiler kendileri ile barışık olmadığı gibi maç içerisinde birbirleriyle kavga edicek kadar boyutlara getirdiler.Canlı gözlerle şahit olduğum kapalıda ve yeni açıktdaki geçen sezon içerisinde yaşanan kavgalar tribünlerin şuanda ne durumda olduğunu ap açık göstermektedir.



uA içerisindeki kan kaybını durduramadığı gibi yeni gelenlere kültürümüzüde aşılayamadı tek sorun budur.uA tüm tribünleri birleştiren rakiplerle olan münasebeti bitirip dostluğa kuçak açmış beste konusunda ve en iyi olduğumuz koreografi konusunda Türkiye'yi aşan dünyada ün kazanmış bir grupdu.Ama bunların ne olduğunu bile bilmeyen kendilerine göre Ali Sami Yen'in yeni sahibi görünümündeki kişiler sayesinde tribünlerde birleşme sağlanması ve TARAFTAR olunması gerçekten çok zor.Buna dur demek sevgili başkan Aytaç Bey'e düşmektedir.



Saygılar...
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Nereye gidiyor ?



7-8 sene evvel kapalıda devre arasında yada maç öncesi hoparlörlerden "we 're the champions " müziği çalındığında hep bir ağızdan söyleyen kitle varken, şimdi " saldır cimbom ok let's go .." diye hönküren bir portföy var.



Şu da var; maçı izleyipte mehmet topalın oyununa gıptayla bakmayanımız varmı, hani oda demiyorki " arkadaş bu rijkaard beni oynatıyo ama bu adamda rotasyon diye bişey var 2 haftaya kalmaz ayhan - sarp , linderoth- ayhan v.s versiyonlarında kendime yer bulamam, bu performansla beni ekmeğe dahi göndermezler demiyormu ? Çok vasattı çok, yani herzamanki derslere konu olacak mükemmel performansının yerini panathinaikos maçı dahil yine derslere konu olacak rezalet oyun almış durumda.. Eh bunu görmek içinde teknik direktör yada yorumcu olup ahkam kesmeye gerek yok gözü olan görüyor .. Kafa kafaya verdiklerinde futbol adına üretemiyecekleri stratejinin bulunmadığı iki insan neeskens ve frank rijkaard bu aksamayı görmemiş olması imkansız vardır bir bildikleri dedik haliyle maç esnasında.. Beni tek huzursuz eden nokta nedir o benim göremediğim mehmet topalı oyunda durmasına sebep olan strateji? ..
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Bu konu çok hoşuma gitti.Tabiki bu sıkıntıları tartışırsak çözebiliriz ancak.Önce maç esnasındaki duruma bir yorum yapayım.Bizim görüldüğü gibi bu kadar az bestemiz yok.Ama maalesef bu besteleri herkese öğretme şansımız olmadığı için sıkıntı oluyor.UA'nın çekirdek kısmı da eski açığa gidince işler iyice karıştı.UA'nın genel durumuna gelince.Koskoca bir aile için en çok sevdiği,yani baba yerine koyduğu bir insanı kaybetmek tahmin edilenden çok daha büyük bir zorluk.Bu Dünya'ya bir Alpaslan Dikmen daha gelemeyeceğine göre,UA olarak bu konuda bütün GS'lıların elinden geldiğince yardımcı olması lazım.SAYGILAR.
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Benim Strum Graz maçından anladığım tek şey,tribünlerin ölmüş olduğu.Aslantepe'ye de geçmemizle itibaren artık cebi dolu taraftarların sayısı daha fazla olacağından artık örgütlenmenin tamamen olmayacağı görüşündeyim.



Tezahuratlar gerçekten berbat,kendini tribün lideri sanan kişi eski açığa 15 dakika dağ başına duman almışı söyletti,artık benim bulunduğum eski açığın sol tarafı tribün liderine toplu tezahurat yaparak yeter söyletme şunu dedi :) Ultraslan tüm gruplarıyla eski açıkda bu sene ama,bu zaten tribün örgütlenmesinin sonu oldu.Özellikle kapalıdan ayrılan büyük bir kesmin yerini cebi bol taraftar doldurunca artık tezahuratların olmaması kaçınılmaz oluyor.



Buna rağmen her türlü destek vermesi gereken yeni açık,maç boyunca sustu.Sadece gol sonrası bir tezahurat girişimde bulundular,o da başarısız oldu.



Yapılan tezahuratların içerikleri ise ayrı bir kötü,bir tane takımı ateşleyici tezahurat yok gerçekten.İnsanlar bile tribünde sıkılmaya başlıyor artık.
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Sayın Ömer Bugay 'ın Galatasaray dergisi Nisan 2009 sayısında yayınladığı "tribün bildirgesi"ni, yazardan GSCimbom 'da yayınlanması için izin almak suretiyle günümüze uyarlayarak sizlerle paylaşıyorum.



Sevgili Büyük Galatasaray Taraftarı



Maçların istenmeyen bir sonuçla bitmesi halinde camianın ne kadar büyük bir yara alacağını, kelle avcısı medyanın kılıçlarını çekerek gündemi bulandırmak için hazırda beklediğini en az benim kadar iyi biliyorsunuz.



Bir maçın kötü skorla bitmesinin taraftar üzerindeki diğer olumsuz yanı, taraftarın sonraki maçlarda küskün bir ruh haline bürünerek stada gelmesi ve coşkusunu maç sırasında sahaya tam olarak yansıtamaması olmaktadır.



Böyle bir tribün atmosferinin, ligin favorisi olarak gösterilen Galatasaray 'a karşı, kendini ispat yada bir çıkış maçı olarak gören rakiplerin ekmeğine yağ süreceği açıktır.



Unutulmamalıdır ki, Galatasaray camiası şartlar ne olursa olsun kazanmaya odaklıdır, hele Fenerbahçe karşılaşmasında alınacak kötü skorların telafisi zor olmaktadır.



Özellikle son 2 resmi maçında puan kaybetmiş Galatasaray taraftarlarının bundan sonraki birkaç maça, asla temenni etmesek de kısmen umudu kırılmış yada küskün gelme olasılığı söz konusudur.



Öyleyse yapılması ve dikkate alınması gerekenler bence şunlardır;



1- Yeni, kolay bağırılabilen, taraftarı hemen etkisi altına alacak, coşturacak besteler bulmak ve stada gelen tüm taraftarlara hızlıca öğretmek. (Çıldırın Çıldırın gibi)



2- Bağırmaya konsantre olurken aynı zamanda maça da konsantre olmak, maçı seyretmek.



3- Ve elbette maçı seyrederken maçtaki gelişmelere en yüksek desibel ile tepki vermek.



4- Yani maçtan kopuk, gitgide temposu düşen ve son derece demode besteleri bağırmak yerine (ki bunun taraftarı yorduğu, futbolcuları ise motive etmek şöyle dursun oyundan soğuttuğunu sıkça dile getiriyorum) maç esnasında futbolcularımızın herhangi birinin olumlu hareketinde İngiliz tribünlerinde olduğu gibi yoğun bir alkış ve coşku belirten sesle motive eden taraftar kimliğini benimsemek.



5- Özellikle maç oynanmadan önce kesinlikle bağırmamak ve tüm eforu ve enerjiyi maç anına saklamak ve maçın başlamasıyla birlikte gök gürültüsünü andıran bir uğultuyu çıkararak oyun kuralları dahilinde hem maçı yöneten hakemin üzerinde baskı oluşturmak, moralini bozmak ve devamlılık sağlayarak maçın takımımız lehine nasıl döndüğünü görmek ve hele bu sırada gelecek bir golle maçı koparıp gitmek.



6- Top rakibe geçtiğinde ısrarla ıslık çalmak, davul çalmak ve argo tabiriyle "yuh" çekerek büyük baskı oluşturmak. Top bize geçtiğinde yukarıda belirttiğim üzere kolay bağırılabilen, herkesi kucaklayabilen, cosşturucu etkisi olan, demode olmayan ve mizah ve zekadan nasibini almış besteleri bağırarak gitgide bizim için keyifli rakip içinse cehennem olacak bir ambiyans yaratmak.



7- Her ne olursa olsun, yani maç esnasında skor anlamında geriye düşülürse düşülsün, bazı maçları taraftarın aldığını unutmamak.​



Galatasaray taraftarlarının bu kimliğe büründüğü an, önünde kimsenin duramayacağı açıktır.
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



2- Bağırmaya konsantre olurken aynı zamanda maça da konsantre olmak, maçı seyretmek.

7- Her ne olursa olsun, yani maç esnasında skor anlamında geriye düşülürse düşülsün, bazı maçları taraftarın aldığını unutmamak.



Bunlar, sadece mac icindeki futboldan keyif almaya odakli olmamizi gerektiriyor. Yani skordan cok oynanan futbola tezahurat yapilmasi gerekiyor. Herkesin bunu yapmasi zor gibi gorunuyor su an fakat tribun liderlerinin yonlendirmesiyle olmayacak sey degil.
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Taraftarlar takımı destekleme ve ateşleme amaçlı tribüne gitmelidir,Gerektiği yerde sabır göstermeli,yorumcu yahut eleştirmen kesilmemelidir.Tv başında Galatasaray maçını izlerken taraftarlarımızın seçtiği ve maçta döngü olarak söylenen ve artık sıkmaya başlayan besteler yine aynı taraftarların psikolojik açıdan gerilmesine sebep oluyor..



Ben yalnızca kısa ve öz olarak şunu söylemek istiyorum konuyu saptırma amacında değilim ama;



Bu taraftar,Lincolne gösterdiği töleransı Galatasaray takımına gösterse,şimdi daha farklı yerlerde olurduk!
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Konuyu açan arkadaşa teşekkülerimi sunarım.:) Strum Graz maçında Kapalı tribünde olan bir olay hakkında bilgi vereyim bende.Kimse bahsetmediğine göre tv göstermedi.(öyleyse eğer iyikide göstermemiş)



Maçın 30. dakikasıydı yanılmıyorsam.Kapalı tribünde kombinesinde yazan numaralı yerine oturanlardan(bu bir tabirdir Kapalı'da-bağırmayanlara verilen ad :) ) birine amigolardan biri bağırmasını söylüyor ve o şahısta amigoya küfürle karşılık verince ortalık karıştı bir anda ve kavga çıktı.



Bitti kavga ve ortalık sakinleşti derken Kapalı Üst'ün üstünde bulunan Ultraslan'dan arkadaşlar aşağıya taarruz gerçekleştirdiler.(taarruz diyorum çünkü kendileride öyle söylüyorlar) ve alt tarafta bulunan taraftarlar ne olduğunu anlamadı.Yerlere düşenler,bir taraflarını yaralayanlar vs. bissürü olay meydana geldi.

Bende oradaydım ancak taarruzu önceden görüp kaçan şanslılardandım.



Bu olaydan sonra ne oldu? Kapalı eski günlerine dönmüş gibi gözüktü.Korkudan bağırmayan kimse kalmadı ya benide döverlerse diye.En azından şunu söyleyeyim.Ben maç boyu susmayanlardanım,her maç sonuç ne olursa olsun. (Kapalı'nın son halinde nadir bulunan taraftarlardan) ve karambole neredeyse bende gidecektim.Kurunun yanında yaşında yanması misali...



Çözüm bu mudur peki?

Kesinikle hayır.Adam döverek bağırtamazsınız.İlk defa bu olaydan sonra tribünden soğudum.Ertesi gün maç olsa gitmez durumdaydım ama geçti,bugün olsa giderim yine maça. :)



Kısaca tribünlerin bölünmesi (Ultraslan'ın Kapalı'dan ayrılması) hiçte iyi olmadı.Ne Eski Açık'ın sesi Kapalı'ya nede Kapalı'nın sesi Eski Açık'a gidiyor.Çözümüde yok bu işin.Bu sene böyle gider...
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Konuyu açan arkadaşa teşekkülerimi sunarım.:) Strum Graz maçında Kapalı tribünde olan bir olay hakkında bilgi vereyim bende.Kimse bahsetmediğine göre tv göstermedi.(öyleyse eğer iyikide göstermemiş)



Maçın 30. dakikasıydı yanılmıyorsam.Kapalı tribünde kombinesinde yazan numaralı yerine oturanlardan(bu bir tabirdir Kapalı'da-bağırmayanlara verilen ad :) ) birine amigolardan biri bağırmasını söylüyor ve o şahısta amigoya küfürle karşılık verince ortalık karıştı bir anda ve kavga çıktı.



Bitti kavga ve ortalık sakinleşti derken Kapalı Üst'ün üstünde bulunan Ultraslan'dan arkadaşlar aşağıya taarruz gerçekleştirdiler.(taarruz diyorum çünkü kendileride öyle söylüyorlar) ve alt tarafta bulunan taraftarlar ne olduğunu anlamadı.Yerlere düşenler,bir taraflarını yaralayanlar vs. bissürü olay meydana geldi.

Bende oradaydım ancak taarruzu önceden görüp kaçan şanslılardandım.



Bu olaydan sonra ne oldu? Kapalı eski günlerine dönmüş gibi gözüktü.Korkudan bağırmayan kimse kalmadı ya benide döverlerse diye.En azından şunu söyleyeyim.Ben maç boyu susmayanlardanım,her maç sonuç ne olursa olsun. (Kapalı'nın son halinde nadir bulunan taraftarlardan) ve karambole neredeyse bende gidecektim.Kurunun yanında yaşında yanması misali...



Çözüm bu mudur peki?

Kesinikle hayır.Adam döverek bağırtamazsınız.İlk defa bu olaydan sonra tribünden soğudum.Ertesi gün maç olsa gitmez durumdaydım ama geçti,bugün olsa giderim yine maça. :)



Kısaca tribünlerin bölünmesi (Ultraslan'ın Kapalı'dan ayrılması) hiçte iyi olmadı.Ne Eski Açık'ın sesi Kapalı'ya nede Kapalı'nın sesi Eski Açık'a gidiyor.Çözümüde yok bu işin.Bu sene böyle gider...



Emir TV'den gösterilmemiş ki bu konuyu konuşan olmamış neyseki.



Sami Yen'in kalbi kapalıdır kim ne derse desin.Bu sene eski açığa geçen coğu UA stada cok uzak kalıyor ve bütün stadı yönlendiremiyorlar...Ve tribün liderleri arkasını dönüp sadece eski açıkla ilgilenip diğer tribünleri kendi haline bırakıyor...



Kapalı bu sene numaralı gibiyki ta ki Grazz maçında" kapalıda'sın Farkında mısın" tezahüratı yapılınca ve böyle bir arbede olunca eski kapalıyı görür gibi olduk...



Yeni açık ise hangi tribüne ayak uyduracağını bilemiyor...Bazen kapalı bazen eski açık'eşlik ediyor baktı olmuyor onlarda susup maç izlemeye başlıyorlar...



UA'nın çözümü ise telsiz mi olur cep telefonuyla mı olur birbirleriyle haberleşerek tezahüratları beraber yapılmasını sağlayabilirler. Çünkü tribünler arası iletişim bozukluğu var. Kapalı saldırın diye başlıyor,eski açık 3'lü çekiyor..



Ama bu durumdan bizim kadar rahatsız değil galiba UA...Yoksa çoktan çözüm bulmuşlar Sami yen'de eski HELL günlerine dönmüşü....
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Maalesef Galatasaray tiribünlerinde maçı değil amigoları izleyen, maçtaki pozisyonlara göre değil, tiribündeki taraftar hareketlerine göre tezhürat yapan bir Traftar kitlemiz vardır. Hal böyle oluncada, Marşlar, Sazlar, Davullar ve kimin ne yaptığı, ne söylediği belli olmayan bir ses kirliliği tirübünlerden yükselmektedir ve yansımaktadır.



Dağ Başını duman almış.. Artık bu ve bunun gibi, Milli duyguları ateşlemeyi amaçlayan tezahüratlarla yol alınamayacağını, herkez ve herkesim çok iyi bilmelidir. Unutulmaması gerekir ki, sahadaki tüm futbolcular, galibiyet sonucu alacakları parayı ve kendisini gösterip gelecekte yapacakları karlı Transferi düşünmektedirler. Bu yüzden milli duygulara vurgu yapmak yerine, kesesini daha çok doldurabilmesini ve gelecekte mükemmel yerlerde oynayabilmelerini sağlayan, motive edici, pozisyonlarda gösterdikleri yeteneklere göre tezahüratlar yapılması, daha isabetli olur diye düşünüyorum.



Gelinen şu aşamada görülmüştür ki, Rijkaard bu oyuncu yapısıyla, karakteriyle ve yeteneğiyle, istediği oyun sistemini oturtmakta oldukça zorlanacaktır. Çünkü, Galatasaray'da bir çok oyuncunun ayakları hala daha havada gezmektedir. Kendisine forma şansı verilen, bu şansı en güzel şekilde nasıl değerlendiririm diye düşünmemektedir. Öyle tahmin ediyorum ki, bu senenin sonunda bu kadrodan uzaklaştırılacak ve kesinlikle uzaklaştırılması gereken en az 5 futbolcu daha vardır.



Umarım zaman, bize güzel şeyleri getirir ve Umarım şuan yaşadıklarımız, güzel şeylerin birer başlangıcı olur.
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Hızlı defans, tercüman sorunu, Kewell'ın formsuzluğu gibi birçok konudan daha önemli bu açılan konu bence.



Futbolcu olsam Graz maçındaki tribünlerin önünde asla oynamak istemezdim. Sorun TNT'den mi kaynaklanıyordu bilmiyorum fakat çok ruhsuz bir taraftar vardı. Ses yok, her bölüm farklı söyleniyor, biri ıslıklarken diğeri tempo tutuyor vs vs.



Hayır yapılacak şeyler zor değil. Fakat tribün liderleri ısrarla ''benimkine uyacaklar'' moduna girerlerse 1 gram ilerleyemeyiz. Bir bölüm ''saldır Galatasaray'' derken diğer bölüm '' dağ başını dumaaan allmıııışşşşş'' diye bağırıyordu. Önce bunu çözmek lazım. Sadece ses kirliliği başka hiçbir şey değil.



Ve gerçekten an'ı yaşayan bir taraftarımız var. Rijkaard ilk geldiğinde '' Halduun bAbaaaaaaaaaaaaaa'', ''Kral Haldunnnnn'' gibi sözler söyleyen, Rijkaard ve ekibini öven kişiler şimdi ''aslında böyle olabilirdi. Rijkaard hata yaptı demeye başlıyor.'' Elbette eleştirilecek fakat daha ilk beraberlikte bu çatlak sesler çıkarsa kimse kusura bakmasın ama gülerim bir tarafımla. Dur lan daha, yeni başladı lig.



Ben olacakları söylüyorum;



Her ne kadar konuşmayı pek sevmesemde 10. haftaya kadar 1 beraberlik daha yaşarız, Fener maçında da yeniliriz forumda Rijkaard'a söven, ''Neeskens adam değil'' diyen, ''kovun şu Baros/Kewell/Keita'yı'' diyen, hatta ''Arda'nın aklında hala Fener var, bence satılmalıydı'' diyen bile çıkacak.



Çok sorun var. Fakat bunlar çözülmeyecek sorunlar değil. Akşam takım yenildi diye okula/işe gitmeye utanan ve sırf bu yüzden takıma/hocaya söven kişiler olacaksak hiç Galatasaray'ı tutmayalım daha iyi. Elbet üzüleceğiz fakat utanmayalım işte sorun o.



Neyse, Meriç'in dediği gibi uA kendi arasında bir toplantı yapıp bu duruma bir son verebilir. ''yönetim-futbolcu-taraftar'' diye tempo tutuldu o kadar 2-3 sezon önce. Başarı için 3'ün olması gerek dendi o kadar. O tempoyu tutanlar şimdi unutmasın o bestenin anlamını. Bestede ki 'taraftar' kısmını atmasınlar kenara.
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Ben 20 yaşındayım, Olimpiyat Stadı senesinden beri maçlara, deplasmanlara, salonlara gider gelirim. Şanssızlığıma yanarım, yanarım çünkü hep sıkıntılı dönemlerde bu tribünün bir parçası olabildim, 2004 öncesine yetişemedim hatta 14 senelik çile bitsin diye haykıranlardan olamadım.



Böyle bir profille tribündeyim, takımın arkasından itici güç olabilmek için tribündeyim, hafta sonu eğlencesi olduğu için değil kendimi orada olmaya zorunlu hissettiğim için tribündeyim. Birçok arkadaşımında bu manteliteyle orada olduğunu biliyorum. Fakat azınlıkta kalan bu şekilde düşünen insanlar malesef.



Açıkça söyleyeyim, bu konuda yazmaktanda okumaktanda haz etmem. Ama bir iki satır yazmak istiyorum, istiyorum çünkü bu konuda doluyum biraz.



Tribünümüzün beste - güfte sorunu forumlardan konuşularak çözülecek birşey değil malesef, onun yeri tribün hatta tribündende önce sokak.



Başlıca sorunlarımıza gelirsek;



- Sevgi saygı birlik beraberlik

- 2001 yılında belirlenen manifestoya uyum ( bu konuda malesef Türkiye standartlarıda bizim aleyhimize )

- Hep yapsınlar, etsinler; taşı altına elini sokmamak

- Youtube, facebook gençliği



Galatasaray için orada olduğumuzu unutmadan, bağlı olduğumuz manifestoyu çok iyi özümseyerek tribündeki yerimizi alırsak aşamayacağımız sorun yok.



Selamlar, sevgiler..
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Dünkü Trabzonspor maçında yine tribünler olarak çok kötüydük. Stada gelen taraftar bağırmalı,, takımını ateşlemeli yok bağırmıcam ben sadece izlicem diyorsa mümkünse TV'den izlesin.Durum 2-2 ve stadda ses yok.herkes susup futbolcuları izliyor durum 4-2 olunca bağırmaya kutlamaya başlıyor.4-3 olunca yine seyirci moduna giriliyor.Biz 2-0lık maçları 90 dakika destekle 3-2 çeviren bir taraftardık ama şimdi suyun diğer yakasının çekirdekçi taraftarı olma yolunda ilerliyoruz....Nasıl düzelecek hiç bilmiyorum ve gerçekten çok üzülüyorum..



Dün muhteşem bir pankart açıldı eski açık semalarında...Rijkaard' milan'a yollamak isteyenler için emeğe geçenlerin ellerine sağlık ...

Ekli dosyayı görüntüle 754
 

Ekli dosyalar

  • 4023106547_26d43763f9_o.jpg
    4023106547_26d43763f9_o.jpg
    92.4 KB · Görüntüleme: 161
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Biraz kıpırdanma var sanki uA ve tribünlerde ama yine de Siivas maçında bi taraf farklı, diğer taraf farklı tezahüratı yapınca çok kötü oluyor.



Stadda genel olarak bi otorite eksikliği var gibi duruyor.
 
Cevap: Galatasaray Taraftarları ve Tribünleri Nereye Gidiyor?



Bunlar, sadece mac icindeki futboldan keyif almaya odakli olmamizi gerektiriyor. Yani skordan cok oynanan futbola tezahurat yapilmasi gerekiyor. Herkesin bunu yapmasi zor gibi gorunuyor su an fakat tribun liderlerinin yonlendirmesiyle olmayacak sey degil.



katılıyorum yani oynanan futbola ayak uydurmak diyebiliriz. Mesela top rakipteyken uğultu veya ıslıkla, bizdeyken futbolcularımızın her hareketinde kötü şut falan pas farketmez alkışla desteğimizi göstersek takımı daha ateşleyici unsur olacağını düşünüyorum. Empati yapalım futbolcusun dağlara taşlara vurdun yuh falan düşünün şut yeteneğinin olduunu biliyorsun ama kötü vurdun ve tepki aldın bi daha her hareketinde taşın altına elini sokmazsın daha basit oynarsın denemezsin yani. Bence ilk önce özeleştiri yapmalıyız. Galipte gelicez yenilrizde önemli olan takım arkasında olmak gerek.
 
Üst Alt