İlk Bilgisayar ile Yapılan Mallıklar

İnternet cafelerin yeni açıldığı dönemde, babamda bir tane dükkan açmıştı bende 8-9 yaşlarındayım. Babam bazen dükkanı bana bırakır işlerini halletmeye giderdi.
Bende o sırada dükkandaki müşterileri gezer, mirc nicklerini itinayla kenara yazıp. kız nickleriyle hepsini bir güzel trollerdim. tabi kötü niyetim olmadığı için konuşmanın bir bölümünde şuan kasadayım falan deyip gözlerinin içine baka baka şerefsizlik yapardım. Civarda başka internet kafe olmadığından hiç biri de ses etmezdi :crushed:
Msn funmaker'ı denedin mi zamanında?
 
Diskete ikon kopyalayıp evde çalıştırmayı denedim her türk genci gibi, olmadı.
Klavye durduk yere çalışmamaya başladı, evirdim çevirdim çalışmıyor. Bilgisayarı bir hafta kullanamadım. Sonra ne derdi var bunun ya diye bir çektim, kablosu çıkmış meğersem.
Bir gün yanlışlıkla geri dönüşüm kutusunu yok ettim masaüstünden. İşin içinden çıkamadım. Bilgisayara format atıldı. Halbuk kısayolu geri getiriliyormuş.
Bilgisayarın içinde disket unuttum, bilgisayarı kapattım. Sonra yeniden açmak isteyince içinde disket olduğu için kendini disketten başlatmaya çalışıyor ama başlatamıyordu. Bilgisayar bozuldu zannettim, tamirci çağrıldı; herif sadece disketi çıkartmaya bir çuval para aldı gitti.
Oyun kuracaktım, 2 gb mıydı neydi zaten bilgisayarın kapasitesi, yer olmayınca gittiğim C'ye, kafama göre dosyaları sildim. Bilgisayar şu bu eksik diye yeniden başlamadı. Tekrar yüklemeyi becerdim bu sefer.
Mouse dönmüyor diye temizlemek için topunu çıkardım, sonra elimden düşürdüm yuvarlana yuvarlana yatağın altına gitti. Oradan topu tekrar çıkartana kadar iflahım söküldü.
Windows 95 vardı bilgisayarda. Yüklemek istediğim bir oyun Windows 98 istiyordu. Windows 98 yüklerken ekran gitti, işin içinden çıkamadım. Tamirci geldi bir çuval para aldı gitti gene, eminim basit bir şey yapmıştır.
Fifa oyun CD'si almıştım bilgisayarcıdan. Crack'inde virüs mü ne varmış. Sürekli çıbıldak karıların olduğu siteler açılıyordu kendi kendine. Format atmak zorunda kalmıştım.
ciddi işkence çekmişsin renktaş :D
 
Evdeki ilk internet deneyimimizi anlatayım.
Sene 2004-2005 falan, hala oğlu kendine yeni bir bilgisayar aldi bize de kullandığını gönderdi, icinde herkul oyunu vardi ilerlemeli ama cok guzeldi o ve cm oynardim sabah aksam. bi yerlerden cdsini bulmuştum. Neyse internet baglattik, pcde ben varim arkamda annem babam amcam abim falan bütün ahali toplanmisiz bakacaz baglanti nasıl diye. Google'i actim yazdigim ilk şey: kurani yirtan kiz ilk aramam buydu, o donem cok meshurdu bu muhabbet okulda falan herkes anlatırdı annesi namaz kilarken bu müzik dinliyormuş annesine sinirlenmis kurani yırtmış falan ben de hep merak ediyodum, ekrana geldi fotografi zihnime öyle bi islendi ki şu yaşta bile karşıma ciksa o foto aşırı gerilirim korkarım (sakin bunu okuyup fotoyu paylaşmayın, lütfen)

——————————————————
Yasama, Yürütme, BELHANDA!
 
Benim değil de eski iş yerimde çalışan bir abimin başına gelmiş:

Bilgisayara ram eklemek için bilgisayarın kasasını açmış, kolayca parçayı değiştirmiş; sonra gece vakti kasayı toplamayı üşenip öylece bırakmış. Üniversite öğrencisiymiş o zaman, sabah da dersi var. Erkenden çıkmış okula gitmiş. Bilgisayar da öyle kasası açıkta kalmış. Ondan sonra annesi sabah uyanınca odasına bir girmiş, açıkta bilgisayar; içi tozlu. Annesi almış eline deterjanlı ıslak bezi, bütün elektronik parçaları ne var ne yok tek tek silmiş onla.

Arkadaşım akşam eve geliyor, bilgisayarı fişe takıyor, bilgisayarın düğmesine dokunmasıyla odasında havayi fişek gösterisi başlıyor. ;D
 
Evdeki ilk internet deneyimimizi anlatayım.
Sene 2004-2005 falan, hala oğlu kendine yeni bir bilgisayar aldi bize de kullandığını gönderdi, icinde herkul oyunu vardi ilerlemeli ama cok guzeldi o ve cm oynardim sabah aksam. bi yerlerden cdsini bulmuştum. Neyse internet baglattik, pcde ben varim arkamda annem babam amcam abim falan bütün ahali toplanmisiz bakacaz baglanti nasıl diye. Google'i actim yazdigim ilk şey: kurani yirtan kiz ilk aramam buydu, o donem cok meshurdu bu muhabbet okulda falan herkes anlatırdı annesi namaz kilarken bu müzik dinliyormuş annesine sinirlenmis kurani yırtmış falan ben de hep merak ediyodum, ekrana geldi fotografi zihnime öyle bi islendi ki şu yaşta bile karşıma ciksa o foto aşırı gerilirim korkarım (sakin bunu okuyup fotoyu paylaşmayın, lütfen)

——————————————————
Yasama, Yürütme, BELHANDA!
eskiden oyun dergileri, demo cd'ler verirdi. benim birader de nerden bulduysa gitmiş cm'nin demosunu getirmişti. bende tabi internet kafelerde görüyordum managerliği yani millet mal mal ekrana bakıyor. bu mu oyun falan diye kendimce karşı fikirler üretiyordum.

neyse benim birader benden gizli kurmuş, cm yi oynamaya başlamış. Abi diyor müthiş oyun, bir şans ver çok keyifli diye. mk oyun keyifli de bizim pc dandik. oyun o kadar yavaştı ki dünya kupası elemeleri başlamasın diye dua ederdik. bir başladı mı maçların arka tarafta similasyon hiç abartmiyorum 40 dk sürerdi. en sonunda biraderi ağlata ağlata oyunu silmiştim :asd: :asd: :asd: :asd:
 
Mallık değil de anım var. İlk bilgisayarım da değildi, 2. bilgisayarımdı ve çağının epey gerisindeydi. 1997 yılında millette pentium II'li, CD-ROM'lu PC'ler varken bende halen 80486 DX2 40 MhZ, disket sürücülü Win 3.1 kullanan bir külüstür vardı. Haliyle kallavi oyunları oynayamıyordum.

Menajerlik oyunu olarak CM 95' Italia ve Premier Manager III Deluxe adında iki oyunum vardı. PM 3 D baya zevkli bir oyundu ama oyunun bir bug'ı vardı, save aldığın anda oyun donuyordu. Sanırım crackleyenler "menajerlik oyununda save-load olmaz karşim" diye düşünmüş.

Neyse oyuna Conference League'den başlanıyordu ve ben hep Halifax Town'la oynuyordum. 1 üst lige çıkıp orta sıralarda debelenip save alamadığım için bilgisayarı kapatıyor, oyunda elde ettiğim şeyleri de kaybediyordum. Neyse bir gün yine üst lige çıktım ve transfer döneminde normalde almanın imkansıza yakın olduğu bir oyuncuyu aldım. Oyuna başlarkenki default kadromda olan forvet de hayvani bir performans gösteriyordu. Division 3'e yükseldikten sonra da takım formunu korudu ve şampiyon olarak Div 2'ye yükseldim. Yeni sezona başlayacaktım ama gecenin yarısı olmuştu ve ertesi gün okul vardı. Bu parlak kariyere son vermeye kıyamadım ve PC'yi açık bıraktım. 1 haftada Halifax Town EPL'nin önde gelen takımlarından biri oldu, 1 kez şampiyon da oldum. Default kadroda olan bahsettiğim forvet oyuncusu oyun başladığında 19 yaşında. O eleman İngiltere milli takımına filan seçildi. Sonra bir gün elektrikler kesildi ve oyuna bir daha saramadım.
 
Kendi adıma yaptığım en büyük mallık 98 yılında Askere gidip 2000 yılında döndüm. Teskere aldıktan sonra İstanbula gelmeden Tokattaki amcamlara uğradım. Bir gece baktım benim kuzen birisiyle atarlanıyor. Ben çok sinirlendim çocuğu kaldırdım başladım atarlanmaya en son delikanlıysan buluşalıma kadar geldi olay dedim nerdesin geliyorum. Adam dediki Alsancaktayım yani bildiğiniz İzmir ohaaa evet eskiden BNC kablolarla yapılan networkler vardı bense kafamda kablonun gidebileceği en uzak yer neresi diye düşünmüştüm. İnternet cafeler ve chat olayı almış başını yürümüş. Ben askerdeyken bildiğiniz çağ atlanmış. Bense taş devrinde gibiydim...
 
1991 yapımı nuke dukem diye bir oyun vardı. o oyunu oynarken arkadan annem görüp, açık saçık oyunlar oynuyorum diye babamla azar kaymışlardı.

gördüğü karı da buydu;
 
97-98 falan olması lazım ilk bilgisayarı aldık, amiga vardı hatta daha hatırlıyorum onu kutulayıp kaldırmıştım. Pentium 133 idi hiç unutmam, neyse kullanmaya başladık, geri dönüşüm kutusunu boşaltma fonksiyonunu bilmiyordum, sil diyince siliniyor sanıyordum bir süre sonra hafıza doldu ve kasayı kucaklayıp geri dönüşüm kutusunu sildirip geri dönmüştüm. :asd:

Hassas nasa cihazı muamelesi yapıyorduk yav ne günlerdi. :D
Puhahahagaggahoia :asd: :asd:
 
Üst Alt