Mehmet Demirkol'un Tarık Çamdal Tespiti


Çok beğendim olayı gayet net özetlemiş:

YouTube

Yaşadığımız bu Tarık çilesi yabancı sınırlamasının yanlışlığının en güzel ve güncel örneği olması sebebiyle çok önemlidir. Sunumda bile kullanılabilir. Asrın sebeb - sonuç ilişkisi malesef bize denk geldi.
 
1351640.jpg
 
Her ne kadar kendisini sevmesemde o dönem ersun yanal'ında tarık şuan büyük takımlarda oynayacak kapasitede değil gibi bir açıklaması vardı.Yanlız eskişehirsporda solbekte iyi oynadığı bazı maçlar vardı.Hatta a milli takımada çağrılmıştı ama bizde dibe vurdu hep geriye gitti.
 
Sınır olmasaydı bu vasıfsıza verdiğimiz 4 milyon 750 bin euroya mariano gibi kaliteli bir adamı alabilirdik!
 
Dün sayın Demirkol için biraz olumsuz bir yorumun vardı. O yüzden gör diye çağırdım. :) Bu adam spor medyasında takip edilebilir bir kaç kişiden biridir.

Uğur Meleke, Barış Ertül, Mehmet Demirkol... Gerisi yalan.
Olumsuz degil de nötr.
Kötü bir yorumcu oldugunu düsünmüyorum, kendimi yanlis ifade etmis olabilirim.
Bazen sacmaliyor ve bu sinir bozucu seviyeye cikabiliyor.
 
Son düzenleme:
Bana kalırsa sınır olması bile bu transferi aklamaz. Göz var izan var.

Biraz sıkı takip eden herkes Tarık'ın ne kadar boş ne kadar kötü ve gereksiz bir futbolcu olduğunu görebilirdi ama işte takip etmeden oyuncular hakkında atıp tutmaya ve karar kılmaya bayılan bir milletiz . Buna futbolcu dediğim için dünyadaki bütün diğer futbolculardan özür dilemem gerekiyor aslında.

Gerek medya gazlaması ve şişirmesi gerek de yabancı sınırının yanında getirdiği çaresizlik insanları biraz kıpırdayan yerli oyuncuya büyük yetenekmiş gibi bakmaya zorladı o dönem.

Maalesef kulüp tarihimizde hiç eksik olmayan ve asla da eksik olmayacak (örnek: Belhanda) en büyük kazıklardan birisidir Tarık Çamdal.

Doğrudürüst izlemeden etmeden oyuncu alırsan sonuç böyle olur işte. Ha bir de "ama Eskişehir de böyle değildi" diyen arkadaşlara da bir iki laf etmem gerek. Adam gibi izleseydiniz böyle bomboş bir "futbolcu" olduğunu hem görür hem de anlardınız.

sent via GSC
 
Bunun için Demirkol olmaya gerek yok. Yıldırım Demirören bile fındık kadar beyniyle birkaç saniye düşünse, zor biraz ama, bu sonuca ulaşır.
 
Sınır olsa bu vasıfsıza verdiğimiz 4 milyon 750 bin euroyu vermek aptalca oldugunu herkes görebilirdi

Ne yazik ki bizimkiler göremedi
 
Can BÜYÜK doğru yere parmak bastı. Elbette yabancı sınırlaması bir etken ama sadece yabancı sınırlaması ile açıklanacak bir şey değil. Yabancı sınırlaması olmamasına rağmen Belhanda gibi bir oyuncuya dünyanın parasını verdik.
 
Bana kalırsa sınır olması bile bu transferi aklamaz. Göz var izan var.

Biraz sıkı takip eden herkes Tarık'ın ne kadar boş ne kadar kötü ve gereksiz bir futbolcu olduğunu görebilirdi ama işte takip etmeden oyuncular hakkında atıp tutmaya ve karar kılmaya bayılan bir milletiz . Buna futbolcu dediğim için dünyadaki bütün diğer futbolculardan özür dilemem gerekiyor aslında.

Gerek medya gazlaması ve şişirmesi gerek de yabancı sınırının yanında getirdiği çaresizlik insanları biraz kıpırdayan yerli oyuncuya büyük yetenekmiş gibi bakmaya zorladı o dönem.

Maalesef kulüp tarihimizde hiç eksik olmayan ve asla da eksik olmayacak (örnek: Belhanda) en büyük kazıklardan birisidir Tarık Çamdal.

Doğrudürüst izlemeden etmeden oyuncu alırsan sonuç böyle olur işte. Ha bir de "ama Eskişehir de böyle değildi" diyen arkadaşlara da bir iki laf etmem gerek. Adam gibi izleseydiniz böyle bomboş bir "futbolcu" olduğunu hem görür hem de anlardınız.

sent via GSC
Tarık transferi öncesi forum yazılarını bulup okumanızı tavsiye ediyorum.


VIA_A1_1 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Artık absürtlükte öyle bir seviyeye geldik ki normal, sıradan genel geçer İQ'ya sahip birinin yapabileceği açıklamalar bile hoşumuza gidiyor. :) Bazen düşünüyorum günahımız neydi diye... Denk gele gele en saçma sapan döneme denk geldik, keşke bu durum futbolla sınırlı olsaydı.

Bazen sırf 15-20 yıl sonra bu dönemi anlatabilmek için çocuk yapasım geliyor.
 
Mehmet Demirkol fenerli olmasına rağmen çok mertçe bir yorum yapmış. Genelde fenerliler konu Galatasaray olunca sapıtırlar saptırırlar. Hatta konu bizim aleyhimize devşirilecek birşeyse genelde aka kara derler. Bu adam öyle değil.

Şu an yabancı sınırlaması getirilmesi kadromuz itibariyle en çok bize zarar verecek. Sırf bizi aşağı çekebilmek için kendilerine de ileride zarar verebilecek birşeyi gözü kapalı kabul eder bunlar. Rıdvanın yerli çığırtkanlığınındaki motivasyonunun bir kısmıda burdan geliyor. Kısmen başarılı da oldular ama çok büyük bir yanlışa imza atılıyor. Yeni Tarık vakalarnın önü açılacak, yata yata maaş alacak kontejyan cukkacılarının ve onların karaborsacı menejerlerinin ve kulüplerinin keseleri dolacak. Milli takıma zerre katkısı olmayacağını aslında hepsi biliyor. Aslında mevcut sistem milli takıma hizmet ediyordu ama Türk futbolcuların forma rekabetine girip çalışmak zoruna gittiğinden ağabeylerine ağlayarak kayırılma talep ettiler. Oysaki ilk 11 in 11 i de Türk olabiliyor. Ortada Türk yasağı yok ama Türk futbolcusunun yeterli çalışmama prıfesyonel olmak istememe sorunu malesef Rıdvan gibi fırsatçılar tarafından devlet büyüklerine milli takımda bahane edilerek yanlış aksettirildi. Aslında 5 sene için daha mevcut sistem devam ettirilebilseydi Türk futbolcular ekmeğin aslanın ağzında olduğuna emin olacak ve profesyonel olmayı çok çalışarak form rekabetine girmeyi kabulleneceklerdi.

Burada federasyonun yapacağı şey bu kuralın kesinlikle değiştirilmeyeceğini deklare etmek ve altyapılara bir mevzuat oluşturup onları denetim altına alarak organize etmek ve kulüplere altyapılar hakkında ağır yaptırımları olan bir mekanizmayı işletmek olacaktı. Geçiş sürecinde ise Lucescu gibi ağlak bahaneci bir hoca yerine federasyonun kararlarına saygılı bir yerli hocayı görevlendirerek gurbetçi oyuncu ağırlıklı henç bir kadro kurmak yeterliydi.

Bunlar hala imkansız değil hatadan dönebilmek bir erdemdir. Belki aklıselim birileri bunların farkına varır da bu yanlıştan dönülür.
 
Üst Alt