Koronavirüs Hakkında Önemli Bilgiler

Şüphelendiğiniz durumlarda 184'ü arayın!

Milo Bakic





Milo Bakic

Galatasaray Eski Futbolcusu



Galatasaray Spor Kulübü' nün 13 kurucusundan biridir. Lakabı Sütçü Milo' dur. Galatasaray' ın ilk sağ beki'dir. Balkan Savaşı' nın ardından Türkiye' de yükselen milliyetçilik akımları neticesinde abisi Pol Bakiç gibi Galatasaray' ın kurucular listesinden çıkarılmıştır. Karadağ kökenli olan Milo Bakiç ilk şampiyonluk şildiyle çekilen fotoğrafta yer alır. Galatasaray Lisesi' ni bitirdikten sonra ülkesi Karadağ' a gider, sonra geri döner ve Harbiye Mektebi' nde okur. Daha sonra subay olur. Bir süre Osmanlı Ordusuna hizmet eder. Sonraları ülkesi Karadağ' a geri döner ve Balkan Harbinde Karadağ ordusunda İşkodra’ ya karşı savaşırken Osmanlı kurşunu ile ölür.



Kaynak :

Wikipedi
 
Cevap: Milo Bakic



Bir Makale :



Bilinen öyküdür Galatasaray’ın kuruluşu. Âtâ Bey’in edebiyat dersinde arka sıralarda oturan Galatasaray Sultanisi öğrencileri tarafından kurulmuştur Türkiye’nin ilk futbol takımı. Sene 1905. Mevsim sonbahar.



Tarih ve bu tarihi kulübü Türkiye’ye kazandıran 1 Numaralı Kurucu böyle diyor bize:



“1 Ekim 1905 günü, mektebin beşinci sınıfında edebiyat hocamız Mehmet Âtâ Bey’in dersi esnasında, birkaç arkadaş başbaşa vererek Galatasaray’da bir futbol kulübü kurmaya karar verdik. İlk müntesipler (katılanlar), oyuna ve mücadeleye meyyal (eğilimli) arkadaşlardan Asım Tevfik, Emin Bülent, Celal, Bekir, Tahsin Nahit, Reşat Şirvânî, Cevdet, Abidin Dâver, Kamil gibi gençlerdi. Mektepte tahsilde bulunan Bulgar ve Sırp talebelerinden çevik ve kuvvetli olanları da bize iltihak etmişlerdi (katılmışlardı).”





Her tarih gibi Galatasaray tarihi de, efsane ve menkıbelerden arındırılmak, kendi gerçekliğine kavuşturulmak zorunda. Yalın, çırılçıplak gerçekliğine. İşte bu gerçeklik sayesinde, katıksız bir heyecan, delice bir spor aşkı ve korkusuz bir teşkilatçılıkla kurulan Galatasaray’ın saf genlerine ulaşabiliriz.



Tarih laf kaldırmaz. Vakit sözü uzatmadan yola koyulma vaktidir, tarihin derinliklerinde.



Tarihle yüzleşmek



Öncelikle bir saptama: Kuruluşunun üzerinden tam 102 tane yıl geçti. Acılı Balkan Savaşı biteli doksan dört sene oldu. Ama Galatasaray tarihiyle yüzleşmek istemiyor hâlâ…



Niçin bunca acı veren kocaman laflar? Kılıç şiddetinde kelimeler? Galatasaray tarihin belli anında kendi yollarından yürüyen çocuklarını unuttu da ondan.



Bu çocukların tek suçu vardı: Belli bir millete ait olmak. O kadar. Başka da bir suçları yoktu. Kalpleri, ait oldukları milletle beraber attığı için uzaklaştırıldılar sessizce Galatasaray’dan. İçlerindeki Galatasaray aşkı, sizinkinden benimkinden farklı olmamasına rağmen uzaklaştırıldılar sarı-kırmızı tarihten.



Pol’dü bu çocuklardan birinin adı. Diğerininki Milo. Bir başkasınınki Nikolof. Unutuldu adları.



Oysa ki bu çocukların adları, bir vakitler Galatasaray Kulübü’nün sicil defterindeki kurucular listesinde geçiyordu. O, 1 Numaralı Kurucu Ali Sami Yen’in inci gibi el yazısıyla tuttuğu defterdeki listede. Gelin beraber okuyalım Galatasaray’ın kurucularının adlarını:



1. Ali Sami Yen

2. Asım Tevfik (Sonumut)

3. Emin Bülend (Serdaroğlu)

4. Celal İbrahim

5. B. Nikolof

6. Milo Bakiç

7. Pol Bakiç

8. Bekir Sıtkı (Bircan)

9. Tahsin Nahit

10. Reşat Şirvanizade

11. Hüseyin Hüsnü

12. Refik Cevdet (Kalpakçıoğlu)

13. Abidin (Daver)



Ne oldu da bu çocuklar Galatasaray kuruculuğundan uzaklaştırıldılar? Şundan. Bir savaş yüzünden, Balkan Savaşı yüzünden.



Balkan Savaşı çıktı ve bu çocukların ait oldukları milletler Osmanlı’ya savaş ilan ettiler. Ve kazandılar.



Ve her şey o kadar kısa süre içinde olup bitti ki, yaşanan acılar için ağlanacak vakit bile yoktu. Nice körpe hayatın yok olduğu bu savaş hüzünlü hikâyelerle doludur.



Milo’nunki bunlardan sadece biri. Bilmek gerek, ilk takımın sağ beki Milo’nun öyküsünü. Unutmamak gerek. İşte Ruşen Eşref Ünaydın’ın kaleminde “Sütçü” lakaplı Milo’nun türküsü:



“Karadağlı Milo (Bakiç), bir leylek gibi uzun bacaklı; bir pars gibi atılgan; yanına kimseyi yanaştırmaz; topa tekmeyi kayaya balyoz indirir gibi yapıştırır; topu yerden ziyade havada gezdirir; karşısındakine ürkeklik veren bir oyuncu idi! Galatasaray için o kadar yararlı ve Galatasaraylılığa o kadar bağlı idi ki memleketine döndükten sonra ne yapıldı edildi, gene buraya getirildi. O da hemşehrisi Rako gibi Harbiye mektebine alındı. İkisi de değerli birer süvari subayı çıktılar. Bir müddet bizim orduda hizmet gördüler. Sonra memleketlerine döndüler!



İşittik ki Milo, Balkan Harbinde Karadağ ordusunda İşkodra’ya karşı muharebe ederken bizim kurşunlarımızla telef olmuş!”



Geriye fotoğrafları kaldı



Galatasaray Sultanisi’ni bitirdikten sonra memleketi Karadağ’a Harbiye okumaya gidecekken Ali Sami Bey tarafından “burada kal ve Galatasaray’da oyna” denilen Milo’nun hüzünlü türküsü böyle.



Karadağ’ın bu asker çocuğu, Sütçü Milo, şimdilerde, ilk takımın ve şampiyon olan ilk Galatasaray’ın fotoğraflarından hüzünle gülümser bize. Tıpkı ağabeyi Pol’ün… İlk takımın başka oyuncusu “ayı” lakaplı Nikolof’un başka fotoğraflarda gülümsediği gibi.



Şimdi daha iyi anlıyoruz değil mi 1 Numaralı Kurucu’nun olayın üzerinden yıllar geçtikten sonraki cümlesini. Bu çocuklardan adları yokmuş gibi bahsetmesini: “Mektepte tahsilde bulunan Bulgar ve Sırp talebelerinden çevik ve kuvvetli olanları da bize iltihak etmişlerdi.”



Karadağ “martyre”i Milo’nun türküsünün üzerinden tam 94 tane sene geçti. Çok şey aktı, çok şey oldu.



Mesela takımın diğer beki Abdurrahman Robenson Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’nde Ruslar’a karşı savaşırken tifüsten şehiden öldü. 4 numaralı kurucu Kürt Celal, 1917’de Bağdat’ta İngiliz kurşunlarıyla şehit düştü. Savaşın yaralarını Cumhuriyet’ten sonra saran Galatasaray 1924-28’de dört yıl üstüste şampiyon oldu. Metin Oktay adlı bir Galatasaray çocuğu sarı kırmızı bir aşka boyadı tüm Türkiye’yi. Kopenhag’dan kalkan bir uçak İstanbul’a Galatasaraylı futbolcuları getirdi 2000’in bir ilkbahar gününde. Yanlarında Avrupa’da kazanılmış bir de kupa vardı.



Aradan geçen bu 94 tane seneden sonra Galatasaray Spor Kulübü’nün kendi tarihiyle yüzleşmesinin vakti gelmemiş midir artık? İlk kurucuların henüz Balkan yarasının kapanmadığı günlerde milli hassasiyet göstererek yeni yaptıkları kurucu listelerinde yer vermedikleri bu çocukları artık hatırlamanın zamanı değil midir? Galatasaray Spor Kulübü unuttuğu bu çocuklarının itibarlarını yeniden iade etmek için aradan yine bir 94 tane soğuk senenin mi geçmesini beklemelidir?



Eğer hainlikle Galatasaray kelimelerinin yanyana geçmesinden korkuluyorsa, elbette Kürt Celal’in, Abdurrahman Robenson’un, Hasnun Galip’in, Emin Bülent’in, Neşet’in, İdris’in türküsünü de anlatırız tüm Türkiye’ye. Korkulmasın.



Sarı kırmızı sevgilerimle



Kaynak ;

Gayın-sin.net
 
Cevap: Milo Bakic





Milo Bakic 'li Galatasarayımız​





Soldan-sağa ; (Ayaktakiler)

Adnan

Milo Bakic

Ali Sami

Ahmet Robenson

Asım Tevfik

Emin Bülent Serdaroğlu

Hamit Hüsnü

Hasan Fuat



Soldan-sağa ; (Orta Sıra Oturanlar)

Celal

Sabri Mahir

Tevfik Fikret

Hasan

Bekir



Soldan-sağa ; (Ön Sıra Oturanlar)

Horace Amitage

İdris







Kaynak :

Wikipedi
 
Oysa ki bu çocukların adları, bir vakitler Galatasaray Kulübü’nün sicil defterindeki kurucular listesinde geçiyordu. O, 1 Numaralı Kurucu Ali Sami Yen’in inci gibi el yazısıyla tuttuğu defterdeki listede. Gelin beraber okuyalım Galatasaray’ın kurucularının adlarını:






1. Ali Sami Yen


2. Asım Tevfik (Sonumut)


3. Emin Bülend (Serdaroğlu)


4. Celal İbrahim


5. B. Nikolof


6. Milo Bakiç


7. Pol Bakiç


8. Bekir Sıtkı (Bircan)


9. Tahsin Nahit


10. Reşat Şirvanizade


11. Hüseyin Hüsnü


12. Refik Cevdet (Kalpakçıoğlu)


13. Abidin (Daver)




hurmetlerimiznen
 
Üst Alt