Koronavirüs Hakkında Önemli Bilgiler

Şüphelendiğiniz durumlarda 184'ü arayın!

Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı


Vatan Gazetesi yazarı ve aynı zamanda Vatan Gazetesi Spor Müdürü İbrahim Seten'in eşi Sanem Altan'ın bugün yayınlanan köşe yazısındaki iddiaları kan donduracak cinsten!



Aziz Yıldırım’ın telefon konuşmalarını okudum, kopan fırtınayı şimdi anladım!





3 Temmuz’dan beri şike soruşturması kapsamında önce gözaltına alınan, sonra raporlu sayılan, ardından da tutuklanan F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım 29 gündür suçlu birçokları için...



Konuyu merakla takip ediyorum...



Özellikle Boğaz Köprüsü yolunda polise “Allah Allah” diye saldıran, Shaktar maçında sahaya giren azgın sarı-lacivert kalabalığı gördükten ve tiraj kaygısını hesap ettikten sonra, medyanın bu konuya bir hayli mesafeli durmasını da doğru bulmasam da anlayabiliyorum.



***





Ama akıl ve izan varsa, böylesine ciddi bir konuda, taban tabana zıt 2 mutlak doğru da olamaz.



F.Bahçeliler 2’ye bölünmüş durumda...



Annem de birinci “duygusal” grupta olanlardan biri:



- F.Bahçe aleyhinde hiçbir şey duymak istemiyorlar.



- Yaşanan her şey dış mihrakların ve onların başarısını çekemeyenlerin komplosu...



- Şike diye bir şey varsa herkes yapmıştı zaten düne kadar... Niye kabak F.Bahçe’nin başına patladı?



- Aziz Yıldırım’ın başına gelenlerde bir iş var. Adam zaten hasta, onun üzerinden F.Bahçe’ye ceza kesiyorlar...



- Aziz Yıldırım içerden çıkmazsa F.Bahçe de küme düşecek.



***





“Rasyonel” olan ikinci grup ise sesi az çıktığı için daha azınlıkta kalıyor.. Onlara göre de:



n F.Bahçe kesinlikle şike yaptı. Fazla bağırmanın manası yok. Hatta ağırlarına gidiyor içine düştükleri durum, utanıyorlar.



- Aziz Yıldırım’a kızıyorlar. “Mehmet Ali Aydınlar başkan olacak diye, üst üste 3 şampiyonluk sözü verdi diye, sırf kendi koltuğunu korumak için F.Bahçe’ye tarihi bir leke sürdü bu adam” diyorlar... Ama fazla ses edemiyorlar. Çünkü azgın çoğunluktan korkuyorlar.



- Ben Nihat Özdemir, Ali Koç kalibresindeki işadamlarının kafalarını bu kadar kuma gömebileceklerini hiç sanmıyorum. Bal gibi biliyorlar şike yapıldığını, bu ayıbın kendilerini de bağladığını...



- Buna rağmen Aziz Yıldırım meselesi ile F.Bahçe’yi birbirinden ayır(a)mıyorlar... Ya Aziz Yıldırım gazabından korkuyorlar ya da onun 13 yıldır mürit haline getirdiği F.Bahçe taraftarından... Dolayısıyla Aziz Yıldırım istifa etmiyor, F.Bahçe de işin içinden çıkamıyor.



***





Aziz Yıldırım’ın telefon konuşmalarını teker teker okudum. 250 sayfa civarında... Şunları yaptığı kesin:



- Ali Kıratlı, İlhan Ekşioğlu, Yusuf Turanlı, Abdullah Başak ve birkaç kişi aracılığıyla etkin bir şike ağı kurmuş. Bu adamlar kulüpten çıkan paraların bir bölümünü cebe indirmiş bile olabilir ama F.Bahçe şike yapmış... Çok açık ki, bu ekip daha önce de bu işlerde mesai yapmış, uzman kişiler...



- F.Bahçe-İBB maçı (2-0) kesin şike... İ.Akın ve İskender maçı satmış.



- Bursa-İBB maçında (1-1) 4 oyuncuya 60 bin lira teşvik ödenmiş. Bursa puan kaybedip zirve yarışından düşsün, F.Bahçe ile Trabzon başabaş kalsın diye...



- Aziz Yıldırım, kendi maçlarından önceki hafta Emenike sakatlandı diye küplere biniyor telefonda. Verilen bazı paralar geri istenmiş, hatta alınmış. Menajerler birbirine girmiş. Aziz Yıldırım o kadar da açık etmek istememiş durumu...



- G.Saray-Trabzon maçı için Adnan Sezgin ile bağlantı kurdurmuş, ne olur ne olmaz diye...



- Bucalı Musa’yı ayarlaması için Cemil Turan ve İlhan Ekşioğlu’nu devreye sokmuş ama ret cevabı almış.



- Federasyon başkanı ile ilgili federasyon yöneticilerine sarfettiği sözler buram buram tehdit kokuyor. Hep para veya “adalet” adı altında bazı talepleri oluyor. İstemediği bir şey olunca “Yarın basın toplantısı yapıyorum, hepinize gününüzü göstereceğim. Sizi ben seçtirdim arkadaş” diyor.



- Kim ne derse desin federasyondan vadesi gelmemiş 12 milyon lira alması bu baskının doğal sonucu... Benim anladığım hep anlattığı gibi ekonomisi öyle düzgün değilmiş F.Bahçe’nin...



- Benim kulağıma gelen ama ‘tape’lerde yer almayan Başbakan’la ilgili bazı sözleri de var.



***





Aziz Yıldırım bunların hepsini başarı için, F.Bahçe’yi şampiyon yapmak için, önümüzdeki yıllarda daha rahat o koltukta oturmak için yapıyor.



Belki de futbol dünyasının doğal işleyişi bu... Bu kayıtsızlığı başka bir kavramla açıklamakta zorluk çekebiliriz çünkü.



Şu saydığım maddelerden 2 sonuç çıkarıyorum:



- F.Bahçeliler bir zahmet karar versinler. F.Bahçe büyüklüğü çok övündükleri İslam Çupi sözündeki gibi “kupalara bağlı olmayan başka bir büyüklük müdür?”



- Yoksa her şart altında kazanmak ve bunun için her şeyi göze almak mıdır?



Bu soruların cevabını bulanlar, Aziz Yıldırım meselesine daha steril bir gözle bakabilir.



***





Bu, parmaklıklar arkasındaki birini suçlama yazısı değil, onun neyle suçlandığını anlatabilme çabasıdır...



Düne kadar bu yapılanlar normalmiş, ama artık değil ne yazık ki...



Aziz Yıldırım’ın avukatı Faik Bey’in medyaya söylediklerini Balyoz ilk ortaya çıktığı dönemdeki Çetin Doğan’ın haline benzetiyorum.



“Türkiye değişiyor” sözünün az kaldığını, artık değiştiğini bile anlamıyorlar sanki...



Bu işin tek duygusal yanı, değişimin sancılı, zaman zaman adil olmayan, insan onurunu ayaklar altına alabilen yanlışlar da yapması...



Allah Aziz Yıldırım’a ve eşi Gonca’ya sabır versin...
 
Cevap: Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı



- G.Saray-Trabzon maçı için Adnan Sezgin ile bağlantı kurdurmuş, ne olur ne olmaz diye..



Amacınız nedir ya :)
 
Cevap: Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı



Bu kadın şike olayını çözdü, kozmik odadaki şahıslar!!! çözemedi.
 
Cevap: Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı



Çıldırdım şimdi. -----> :90:



O değil de ne var yazıda, gayet güzel yazmış, 1-2 kelimeye mi takıldınız?
 
Cevap: Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı



Fenerbahçe suçsuz yazmayın böyle yazılar hepsi Amerikanın oyunu :sad007:
 
Cevap: Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı



baslik ve haber cok celiskeli, kizacak birsey bulamiyorum ve gayet normal "bagimsiz" bir yazi olmus bence.
 
Cevap: Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı



Vatan Gazetesi yazarı ve aynı zamanda Vatan Gazetesi Spor Müdürü İbrahim Seten'in eşi Sanem Altan'ın bugün yayınlanan köşe yazısındaki iddiaları kan donduracak cinsten!



Aziz Yıldırım’ın telefon konuşmalarını okudum, kopan fırtınayı şimdi anladım!





3 Temmuz’dan beri şike soruşturması kapsamında önce gözaltına alınan, sonra raporlu sayılan, ardından da tutuklanan F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım 29 gündür suçlu birçokları için...



Konuyu merakla takip ediyorum...



Özellikle Boğaz Köprüsü yolunda polise “Allah Allah” diye saldıran, Shaktar maçında sahaya giren azgın sarı-lacivert kalabalığı gördükten ve tiraj kaygısını hesap ettikten sonra, medyanın bu konuya bir hayli mesafeli durmasını da doğru bulmasam da anlayabiliyorum.



***





Ama akıl ve izan varsa, böylesine ciddi bir konuda, taban tabana zıt 2 mutlak doğru da olamaz.



F.Bahçeliler 2’ye bölünmüş durumda...



Annem de birinci “duygusal” grupta olanlardan biri:



- F.Bahçe aleyhinde hiçbir şey duymak istemiyorlar.



- Yaşanan her şey dış mihrakların ve onların başarısını çekemeyenlerin komplosu...



- Şike diye bir şey varsa herkes yapmıştı zaten düne kadar... Niye kabak F.Bahçe’nin başına patladı?



- Aziz Yıldırım’ın başına gelenlerde bir iş var. Adam zaten hasta, onun üzerinden F.Bahçe’ye ceza kesiyorlar...



- Aziz Yıldırım içerden çıkmazsa F.Bahçe de küme düşecek.



***





“Rasyonel” olan ikinci grup ise sesi az çıktığı için daha azınlıkta kalıyor.. Onlara göre de:



n F.Bahçe kesinlikle şike yaptı. Fazla bağırmanın manası yok. Hatta ağırlarına gidiyor içine düştükleri durum, utanıyorlar.



- Aziz Yıldırım’a kızıyorlar. “Mehmet Ali Aydınlar başkan olacak diye, üst üste 3 şampiyonluk sözü verdi diye, sırf kendi koltuğunu korumak için F.Bahçe’ye tarihi bir leke sürdü bu adam” diyorlar... Ama fazla ses edemiyorlar. Çünkü azgın çoğunluktan korkuyorlar.



- Ben Nihat Özdemir, Ali Koç kalibresindeki işadamlarının kafalarını bu kadar kuma gömebileceklerini hiç sanmıyorum. Bal gibi biliyorlar şike yapıldığını, bu ayıbın kendilerini de bağladığını...



- Buna rağmen Aziz Yıldırım meselesi ile F.Bahçe’yi birbirinden ayır(a)mıyorlar... Ya Aziz Yıldırım gazabından korkuyorlar ya da onun 13 yıldır mürit haline getirdiği F.Bahçe taraftarından... Dolayısıyla Aziz Yıldırım istifa etmiyor, F.Bahçe de işin içinden çıkamıyor.



***





Aziz Yıldırım’ın telefon konuşmalarını teker teker okudum. 250 sayfa civarında... Şunları yaptığı kesin:



- Ali Kıratlı, İlhan Ekşioğlu, Yusuf Turanlı, Abdullah Başak ve birkaç kişi aracılığıyla etkin bir şike ağı kurmuş. Bu adamlar kulüpten çıkan paraların bir bölümünü cebe indirmiş bile olabilir ama F.Bahçe şike yapmış... Çok açık ki, bu ekip daha önce de bu işlerde mesai yapmış, uzman kişiler...



- F.Bahçe-İBB maçı (2-0) kesin şike... İ.Akın ve İskender maçı satmış.



- Bursa-İBB maçında (1-1) 4 oyuncuya 60 bin lira teşvik ödenmiş. Bursa puan kaybedip zirve yarışından düşsün, F.Bahçe ile Trabzon başabaş kalsın diye...



- Aziz Yıldırım, kendi maçlarından önceki hafta Emenike sakatlandı diye küplere biniyor telefonda. Verilen bazı paralar geri istenmiş, hatta alınmış. Menajerler birbirine girmiş. Aziz Yıldırım o kadar da açık etmek istememiş durumu...



- G.Saray-Trabzon maçı için Adnan Sezgin ile bağlantı kurdurmuş, ne olur ne olmaz diye...



- Bucalı Musa’yı ayarlaması için Cemil Turan ve İlhan Ekşioğlu’nu devreye sokmuş ama ret cevabı almış.



- Federasyon başkanı ile ilgili federasyon yöneticilerine sarfettiği sözler buram buram tehdit kokuyor. Hep para veya “adalet” adı altında bazı talepleri oluyor. İstemediği bir şey olunca “Yarın basın toplantısı yapıyorum, hepinize gününüzü göstereceğim. Sizi ben seçtirdim arkadaş” diyor.



- Kim ne derse desin federasyondan vadesi gelmemiş 12 milyon lira alması bu baskının doğal sonucu... Benim anladığım hep anlattığı gibi ekonomisi öyle düzgün değilmiş F.Bahçe’nin...



- Benim kulağıma gelen ama ‘tape’lerde yer almayan Başbakan’la ilgili bazı sözleri de var.



***





Aziz Yıldırım bunların hepsini başarı için, F.Bahçe’yi şampiyon yapmak için, önümüzdeki yıllarda daha rahat o koltukta oturmak için yapıyor.



Belki de futbol dünyasının doğal işleyişi bu... Bu kayıtsızlığı başka bir kavramla açıklamakta zorluk çekebiliriz çünkü.



Şu saydığım maddelerden 2 sonuç çıkarıyorum:



- F.Bahçeliler bir zahmet karar versinler. F.Bahçe büyüklüğü çok övündükleri İslam Çupi sözündeki gibi “kupalara bağlı olmayan başka bir büyüklük müdür?”



- Yoksa her şart altında kazanmak ve bunun için her şeyi göze almak mıdır?



Bu soruların cevabını bulanlar, Aziz Yıldırım meselesine daha steril bir gözle bakabilir.



***





Bu, parmaklıklar arkasındaki birini suçlama yazısı değil, onun neyle suçlandığını anlatabilme çabasıdır...



Düne kadar bu yapılanlar normalmiş, ama artık değil ne yazık ki...



Aziz Yıldırım’ın avukatı Faik Bey’in medyaya söylediklerini Balyoz ilk ortaya çıktığı dönemdeki Çetin Doğan’ın haline benzetiyorum.



“Türkiye değişiyor” sözünün az kaldığını, artık değiştiğini bile anlamıyorlar sanki...



Bu işin tek duygusal yanı, değişimin sancılı, zaman zaman adil olmayan, insan onurunu ayaklar altına alabilen yanlışlar da yapması...



Allah Aziz Yıldırım’a ve eşi Gonca’ya sabır versin...


Altan "F.Bahçe-İBB maçı (2-0) kesin şike... İ.Akın ve İskender maçı satmış" diye yazmış, ancak İskender Akın'ın cezası nedeniyle maçta oynamadığı kendisine hatırlatılınca "şaka mı yapıyorsunuz, bal gibi oynadı" minvalinde bir cevap vermiş.



Altan Aziz Yıldırım "G.Saray-Trabzon maçı için Adnan Sezgin ile bağlantı kurdurmuş, ne olur ne olmaz diye" demiş, Adnan Sezgin'in bir ay önce istifa ettiğini bilmeden.



En tirajik olanı, Altan "kulağına gelen ama ‘tape’lerde yer almayan Başbakan’la ilgili bazı sözler"den de bahsetmiş; Aziz Yıldırım'ın padişahımız hakkında kötü şeyler söylediğini, bunun "yeni" Türkiye'de olamayacağını ima etmiş. Daha geçen sene Galatasaray taraftarının başbakanla yaşadığı sorun ve ardından yaşananlar hala akıllardayken şu tarzda yazabilen, iktidarın kucağında oturan ve her daim onun söylemlerini etrafa yayarak para ve itibar kazanan, gizli kalması gereken bir soruşturmada 250 sayfayı yatağında mislerken basbayağı suç işleyip okuyabilen, okuduğunu büyük bir keyifle anlatabilen bir insanın övülmesine anlam veremiyorum. Adamlar önce AKP-CHP kutuplaşması üzerinden toplumu böldü, ardından Ergenekoncular-demokrat/liberaller üzerinden kamuoyunu yanına çekti, şimdi de futboldaki doğal kamplaşma ve fanatiklikten besleniyor, İbrahim Seten, Mehmet Baransu, Rasim Ozan Kütahyalı gibi tetikçiler spor camiasındaki bu çatlaklar üzerinden yürütülen bir operasyonu meşrulaştırıyorlar.
 
Cevap: Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı



Sanem Altan bayağ bayağ gerçekleri yazmış. Adnan Sezgin le bağlantı kurulsa bile GS ye yansıcak hiçbir durum yok.

Zaten teklifi bizim ne yönetime ne futbolculara daha söyleyemez adamı orada bitirirler.



İşin özü artık düşürün de rahatlayalım.
 
Cevap: Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı



Sanem Hanımın ikinci cumhuriyetçiliği Fenerbahçeliliğinin önündeymiş demek ki, yoksa böyle bir yazıyı doğruları yazma adına hiç bir Fenerbahçeli kaleme almazdı, buradan bunu çıkarıyoruz.
 
Cevap: Sanem Altan' dan Çıldırtan Yazı



Altan "F.Bahçe-İBB maçı (2-0) kesin şike... İ.Akın ve İskender maçı satmış" diye yazmış, ancak İskender Akın'ın cezası nedeniyle maçta oynamadığı kendisine hatırlatılınca "şaka mı yapıyorsunuz, bal gibi oynadı" minvalinde bir cevap vermiş.



Altan Aziz Yıldırım "G.Saray-Trabzon maçı için Adnan Sezgin ile bağlantı kurdurmuş, ne olur ne olmaz diye" demiş, Adnan Sezgin'in bir ay önce istifa ettiğini bilmeden.



En tirajik olanı, Altan "kulağına gelen ama ‘tape’lerde yer almayan Başbakan’la ilgili bazı sözler"den de bahsetmiş; Aziz Yıldırım'ın padişahımız hakkında kötü şeyler söylediğini, bunun "yeni" Türkiye'de olamayacağını ima etmiş. Daha geçen sene Galatasaray taraftarının başbakanla yaşadığı sorun ve ardından yaşananlar hala akıllardayken şu tarzda yazabilen, iktidarın kucağında oturan ve her daim onun söylemlerini etrafa yayarak para ve itibar kazanan, gizli kalması gereken bir soruşturmada 250 sayfayı yatağında mislerken basbayağı suç işleyip okuyabilen, okuduğunu büyük bir keyifle anlatabilen bir insanın övülmesine anlam veremiyorum. Adamlar önce AKP-CHP kutuplaşması üzerinden toplumu böldü, ardından Ergenekoncular-demokrat/liberaller üzerinden kamuoyunu yanına çekti, şimdi de futboldaki doğal kamplaşma ve fanatiklikten besleniyor, İbrahim Seten, Mehmet Baransu, Rasim Ozan Kütahyalı gibi tetikçiler spor camiasındaki bu çatlaklar üzerinden yürütülen bir operasyonu meşrulaştırıyorlar.


Saçmalamışsın. Bu hiddetini de anlayamadım zaten.
 
Üst Alt