Koronavirüs Hakkında Önemli Bilgiler

Şüphelendiğiniz durumlarda 184'ü arayın!

Tars İle Geçirdiğim Gece


Beyler tüm gece tars ile uğraşmam sonunda, yorgun düşmüş bedenim yeni yeni kendine gelmeye başladı..

Gece yarı uykulu yarı ayık halde yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum..

Daha önce onlarca kez izlediğim İnterstellar filmini dün gece yine izlemeye koyulmuştum.. Tabletim elimde salonumda afedersiniz ev haliyle uyuya kalmışım..

Tars ve Profesör Brand kapımı çaldılar, özel görev için sana ihtiyacımız var, dünyayı kurtaracağız hesabı.. Rüyadayım ya düşünmeden evet dedim her şeye..



Görevde Dünyanın etrafındaki, uzay çöplerini toplamakmış. Bildiğin çöpçülük yani ama maaşı iyidir ve en azından devlet işi diyerek başladık uzayı temizlemeye..

Tars itnesi sadece akıl veriyor ve karizmatik ses tonu ile bana durum bildirisinde bulunuyor.. İtin ingilizcesi de daha iyi olduğu için nasa ile bağlantılar falanda hep onda.. Bir nevi uzaya götürülmüş maymundan farkım yok..

Tabi ön plana çıkma arzum ile değişik işlere girmeye karar verdim.. Hemen, ay tars bana birşeyler oluyor başım dönüyor dedim.. havalı gözüksün diye kontrolümü kaybediyorum diye fısıldadım..

Bu it hemen benim amirim gibi heyecanlanıp sorumluluğu ele aldı.. Beni kucakladığı gibi uzay gemisine götürdü..



Kucakladığı sırada bunun bir çipini söküp cebime koydum... Gemiye girince bir anda yere yığıldı..

Dedim madem uzaya çıktık bari marsa falan gidelim hayat var mı bakayım dedim.. En azından namım yürür 5 yıllık görevi boyunca çöp temizledi diye anılmak istemezdim..

Çıkarttım mikrofonu kulaklığı veb came de sakızları yapıştırdım.. her haltıda izlemesinler

Hızımı sabitledim ve yörüngeyi marsa çevirdim... tabi mars dediğinde öyle iki günde gidilecek yer değilmiş, insan bir süre sonra sıkılıyor..

Baktım tars yere yığılmış şarjı bitmiş telefon gibi kırmızı ışık yakıyor.. Filmden de bu meretin resetlenip ayarlanabileceğini biliyorum ya..

Reset için 2-3 noktasına aynı anda bastım.. Baktım yazılar falan akılıyor next next random falan yaptım.. Ülke ve dil ayarları gelince türkçe yaptım..

Ses tonunu inceltip kadına çevirdim ve espiri derecesini %10 yaptım. Wifi ayarlarını falan tanımlayınca ayıldı bizim keriz.



Kalkıp acemi bir şekilde yanıma yürüdü.. Cilveli bir ses tonuyla merhaba ustam dedi.. İşe yaramıştı artık hem bir uşağım, hemde seksi bir ses tonuna sahip kadın robot vardı yanımda..

Tabi tars ile uğraşırken gemi, bilmediğim bir sebepten ötürü bir kuyruklu yıldızın birinin üstüne inmiş yapmış.. Kalkmıyor da mecbur bir süre orada kaldık..

Yeme içme sıkıntısı yok ama bu gemiyi nasıl kaldıracağımı günlerce düşünmeye başladım.. Tabi seksi düşünmediğim anlarda kolay değil 7-8 aydır uzaydaydım ve elime kadın eli değmemişti.

Sonra tarz karşımda bir striptizci edasıyla hareketler yapmaya başladı.. Gözüm kararmıştı, Doruk dur sen buraya bir amaç için geldi dedim.. Ama murpy kanunları gayet açıktı bir şey olacaksa olurdu..

Ben buna atladım, tars buraya gel diye bağırmaya başladım.. O sırada gemide yarattığım sarsıntı, yapıştırdığım sakızları bir bir düşürdü.. Tüm dünya tarsı çıplak şekilde kovalamama tanık oluyordu..


Tarsın önümde bir kaçısı vardı ki insanlığımdan utanıyordum..

En nihayetinde robottu ve yorulmuyordu ben ise su içinde kalmıştım.. Buharlaşan astronot elbisemin camını, sarı vilada bezleri ile sildim.. Dünyadan ise binlerce kınama mesajı ekranıma düşmeye başlamıştı..

Ne var lan, gel sen 7 ay burada dursana falan diyordum. Elbette işlerin bu noktaya gelmesini istemezdim..

Sonra ise beni tercih etmesinden ötürü, eleştiri yağmuruna tutulan Profesör Brand, yer çekimi kanunu çözmüştü..



Tıpkı marsı filmindeki, Markı kurtarma opersyonunu tars için uyguluyorlardı.. Milliyetçi duyguları iyice kabarmış New york times meydanında bütün amerikan halkı, göz yaşları içinde tarsı kurtarın pankartları taşıyordu..

Olası tehlikenin farkındaydım.. Tarsı resetleyip gemi kontrolü ona vermekten, başka şansım yoktu ama benden öylesine korkmuştu ki yanıma yanaşmıyordu..

Sonrasında ise alarmım çalmıştı, gerçek dünyamda kölesi olduğum 8-6 çalışma hayatım beni çağırmıştı.

Sonuç olarak bazen işimize şükretmemiz gerekiyor ve ayakların yere basmalı :(
 
Üst Alt