1588104234788-png.79382


Olimpiyat Şampiyonu: 5-1



Galatasaray, Fenerbahçe'ye Olimpiyat Stadı'nı dar etti, 100. yılda müzesini 14. kez Türkiye Kupası'yla süsledi. Gecenin hakimi, 4. finalde de devirdiği ezeli rakibine 1960'dan beri ilk kez 5 gol attı





90 dakika



Yüzüncü yılda büyük bir rövanş

MEHMET DEMİRKOL



İki takım da klasik bir 4-4-2'yle oyuna başladılar. İki takım da kendi en performanslı iki oyuncusunu daha çok kullanıyordu. Fenerbahçe Serhat'ı, Galatasaray Ribery'i. İkisi de sağ kanadıyla rakip kaleye gitmeye çalışıyordu. Doğrusu bu iki futbolcu da harika oynuyordu. Golü temelde bu yolla, ama daha çok az riskli bir işle bulmaya çalışıyordu: Uzak şutlarla. Galatasaray'ın golü bulmasının ardından durum değişti. Fenerbahçe daha kalabalık çıkmaya çalıştıkça - pozisyonları yakaladı belki ama - açık alan ve dengesiz yakalandı rakibine. Sonradan Fenerbahçe'nin golünü atacak olan Luciano, belki Tuncay'ın çok kez yapamadığını yaptı, ama 3 golde de Galatasaray'ın aktığı delik onun bıraktığı boşluktu. 3-0 olduktan sonra maçın önünde iki yol vardı. Sarı -Lacivertliler'in demoralizasyonu ve belki 6-0'ın rövanşı ya da kendilerine gelişleri. Ama bu bile onlar için fazla gelecek vaat etmiyordu. Çünkü Galatasaray bir yıldır 2'den fazla gol yememişti. Saldırdılar. Galatasaray savunmasını geçtiler, ama Mondragon'u asla.

İkinci yarıya Daum, Van Hooijdonk'u Selçuk'un yerine alarak savunma kanatlarını ileri çıkararak, Luciano'yu da ileri yollayarak çılgınca bir taktikle başladı. Hagi hemen savunmasını güçlendirecek değişikliklere gitti. Maçın yıldızları Ribery ve Necati'yi çıkartmak pahasına. Bu hamleyle de kazandı. Hakan'la 2 yarıda bulduğu ikinci pozisyondan gol çıkararak. Artık Fenerbahçe hücum hattı 6 kişi olmuş, onlara atılan (şişirilen) her top potansiyel bir Galatasaray kontratağıydı. Yani Fenerbahçe'nin diri kalışı taktik risklerle manasız kalıyor, her risk alış daha büyük risklere yol açıyordu. Galatasaray seyircisinin yüreklendirdiği Sarı - Kırmızılılar'ı bu taktik riskler iyice ayaklandırdı. Gerçekten çok iyi bir oyuna giriştiler. 4. gol de Fenerbahçe'yi tamamen oyundan kopardı. Artık oyun bir Galatasaray şovuna çevrilmişti. Büyük oynayıp. büyük kazandılar.

Bu da bu yıldan taşan büyük bir zafer oldu. Ve yine yenilen Fenerbahçe'ydi. Ezeli rakibi yüzüncü yılda 6-0'ın bir anlamda rövanşını alarak devirdiler.



Daum: Hagi'yi tebrik ederim



Fenerbahçe Teknik Direktörü maçtan sonra Rumen meslektaşını kutladı. Bu sezon 4. derbiyi de kaybeden Alman hoca, "Skorun yüksek olması bize acı veriyor" dedi



YUSUF KOBAL



Sarı - Lacivertli takımın hesapta olmayan farklı skorla sahadan mağlup ayrılarak 22 senedir hasret kaldığı Türkiye Kupası'nı ezeli rakibine kaptırması, Teknik Direktör Christoph Daum'a büyük hayal kırıklığı yaşattı. Alman hoca, mücadelenin ardından, bu sezon 2. kez bileğini büken Galatasaray Teknik Direktör Hagi'yi kutladı.

Daum, "Maçtan hemen sonra Hagi'yi tebrik ettim. Burada da kutluyorum. Skorun yüksek olması bize acı veriyor. Şimdi 24 saat üzülme hakkımız var. Daha sonra ligde oynayacağımız Ankaragücü maçını düşüneceğiz" diye konuştu.

Mondragon'un çok başarılı bir maç çıkardığını kaydeden Daum, "İyi pozisyonlar bulduk, ancak Mondragon'u geçmeyi başaramadık. Rüştü bazı gol pozisyonlarını önledi, ama Mondragon gibi oyuna giremediği için rakibe fırsatlar verdik ve golleri yedik. Fenerbahçe'nin 6-0 kazandığı maç nasıl tarihe geçtiyse bu skor da tarihe geçecek" dedi. Alman hoca bu sezon 4. derbi maçını da kaybetti. Sarı - Lacivertli takım, Daum'la ligde Beşiktaş'a 2-1 ve 4-3, Galatasaray'a ise 1-0 yenilmişti.



GÜNÜN ANALİZİ

Provanın suyu

Maçın saati, taraftarların ayrılması, Steward'ların önlükleri vs. Her şey Şampiyonlar Ligi Finali'nin provasıydı. Her şey ama her şey. Bizim en önemli maçımızı bir başka maçın provası yaptık. Bu yapılır, ama bu kadar insanın gözüne sokup kendi malını bu kadar değersizleştirmek... Olacak iş değil. Düşünün gümbür gümbür ve defalarca Şampiyonlar Ligi marşı çalındı Atatürk Stadı'nda. Bunun adı sömürgeciliktir beyler. Neyse, kabul ettik. Ama o maçta, dün yaşadığımız yüksek volümlü müzik eziyetini onlara da yaşatmazsanız, iki elim iki dünyada da yakanızda olacaktır biliniz. Zira böyle işkence görülmedi.



MAÇIN KAHRAMANLARI

Ribery, Necati, Mondi, Hakan

Oyunu çözen adam, genç Fransız Franck Ribery. Necati'yle birlikte dev bir futbol oynadılar. Galatasaray'ı tutan adam Mondragon. Çok kurtardı çok. Fenerbahçe bastırırken ayakta durup takıma moral veren tecrübe ise kuşkusuz Hakan Şükür. Hâlâ çok büyük bir futbolcu olduğunu büyük bir futbol iradesi sergileyerek gösterdi. Ona diğer tecrübeliler de katıldı. Ve büyük bir iş yaptılar. Galatasaray'da daha uzun bir süre kalacaklarını gösterdiler. Ve kim bilir belki de Daum devrini bitirdiler.



MAÇIN DAKİKALARI

38 dakikada üç gol geldi



8 Serhat'ın üç kişiyi geçerek sürüklediği ve sağa Nobre'nin önüne yuvarladığı topa Brezilyalı gelişine sert vurdu. Mondragon'un müdahalesi ve top direkte kaldı.

16 Luciano'nun alanını boşaltmasından ve Fenerbahçe'nin eksik yakalanmasından çok iyi yararlanan Necati iyi daldı, Ribery'i gördü. Ceza sahasına girer girmez düzgün bir şutla Ribery, Galatasaray'daki ilk golünü attı: 1-0

20 Serhat'ın sağdan sürükleyip çizgiden kestiği topa Tuncay arka direkte kafayı vurdu. Mondragon uzanıp harika çıkarttı.

25 Ribery bu kez soldan girdi ve çizgiye inip bir de güzel dönüp Necati'nin önüne topu yuvarladı. Genç golcü ayağının içiyle çok iyi vurdu. Ters köşeye: 2-0

27 Fenerbahçe'nin kombine atağı Tuncay'ın kaleye karşıdan baktığı bir pozisyonla noktalandı. Onun gelişine şutunda Song'un hamlesiyle top kornere gitti.

38 Necati'nin neredeyse laf olsun diye attığı pasta, Luciano'nun seyretmesi ve Hakan Şükür'ün presi, Rüştü'nün garip müdahalesiyle top Deniz'e çarpıp filelere gitti: 3-0.

41 Selçuk'un kafası, Mondragon'dan kornere, ardından Fenerbahçe'nin kalabalık ablukası ve bu kez ayağıyla Luciano'dan gelen gol: 3-1

43 Yine bir Fenerbahçe ablukası, kalabalık bir baskı ve son vuran Tuncay'ın aşırtma kafası az farkla aut.

50 İkinci yarının ilk akını Galatasaray ve maçın yıldızı Ribery'den. Necati'nin pasında ok gibi daldı, vurdu ve bir şey oldu. Rüştü'den ilk kurtarışı geldi.

51 Maçın Fenerbahçe açısından en iyisi Serhat'ın tek başına sağdan inişi üç kişinin arasına dalıp attığı şut üstten aut.

54 Yine Serhat. Bu kez güzel bir orta yaptı. Arka direkte Van Hooijdonk'un yakın mesafeden vurduğu kafada Mondragon yine harika.

67 Alex'in harika serbest vuruşu ve Nobre'nin köşeye kafası. Yine Mondragon'dan müthiş bir kurtarış ve korner.

72 Cihan'ın muhteşem pasıyla Hakan Şükür ceza sahasına soldan daldı. Şık bir vuruşla Rüştü'nün kapadığı sağına topu gönderdi: 4-1

89 Ergün soldan harika kesti. Hakan bomboşta durup düzeltip vurdu: 5-1



MAÇIN HAKEMİ

Mükemmel yönetim

Serdar Tatlı dün akşamki yönetimiyle, sezonun en formda hakemi olduğunu kanıtladı. Tatlı 1. dakikadan maçın bitimine kadar son derece dikkatli, tatlı - sert görüntüsünün yanı sıra doğru düdükleriyle sahanın en iyi ismiydi. Ancak Tatlı'nın yardımcılarının da hakkını vermek gerekirdi. Tartışmaya hiç gerek görülmeyen ofsayt bayrakları ve faullerde Tatlı'ya yardımlarıyla tam not aldılar. Ayrıca futbolcular da bu yönetime, iyi niyetleriyle yardım ettiler.



GÜNÜN ÖZETİ

Aurelio'nun değeri ve Conceiçao

Fenerbahçeliler'in en sevdiği oyuncuların başında gelen Aurelio ve Galatasaray'da pek ilgi görmeyen Flavio'nun farkı nedir? Çok mu büyük. Dün bir kez daha görüldü ki, bu iki oyuncunun performans ve önemleri birbirine yakın. Aynı gibi... Farklı algılanışlarının sebebi takımların geçmişinde saklı. Fenerbahçe yıllar sonra, Kemalettin'den bu yana ilk kez iyi bir çapa buldu. Galatasaray'ın ise 10 yıldır en güçlü olduğu yer burası. Yani fark karşılaştırmadan ve alışkanlıklardandır. Başka bir şey değil. Dünkü maçın en iyilerinden Conceiçao'nun hakkını vermeli..



[video=youtube;3WvG_NUKgJA]
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Cevap: Galatasaray:5-1:Fenerbahçe 11/05/2005/Çarşamba /Türkiye Kupası Finali



Ribery fırtına estirmişti akşam. Hakan Şükür de harikaydı. Tüm takım harikaydı. 100. Yıl hediyesi.
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



Biz fenere 6 atsak fener bize 5 atıp kupayı alsa fener daha çok konusulurdu :) Uefa gibi bunuda kullanamadık ...
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



Ribery geldi aklıma hüzünlendim yine :(
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



Ribery geldi aklıma hüzünlendim yine :(



Aynen, adami ne zaman görsem bogazima bir yumruk yiyormus gibi oluyorum. Canaydinin vefatindan sonra da baskanlik sürecinde onu en cok üzen olayin Ribery olayi oldugu söyleniyordu. Hata bizde de, keske o da biraz karakterli olabilseydi. Keske onu en azindan 1 yil daha izleyebilseydik, takima para kazandirip öyle gitseydi, biz de bu kadar kahrolmasaydik. 5-1'lik kupa zaferi, Besiktas maci bir de Istanbulspor maci vardi, aklima hep bu maclar geliyor, rüzgar gibiydi. Doyamadik.
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



6:01'e dikkat ! Hakan Şükür'ün attığı golden sonra ki sevinci süper. :)
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



Galatasaray_5_-_Fenerbahe_1_Resimleri.JPG




*****e Yıldırım:Galatasaray'ın UEFA kupası tesadüftü!

x1pnp_rgmi5o53twE9yaxEJ21B0UlN33pgXndzaEGOhIcjhrQorscZJTvvv0FbJhwVnF45cdw0mytEC_7L9QlKz_VwZ86aNs8oSiJv_NMdwMvED3jVjoTzJ1mpa6VF_UIs7




manset_51.png
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



hic unutamadigim bir gundu mactan sonra sampanya patlatmistim.. hey gidi gunler..
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



Sabri de baya bir gün gördü bu takimda. Masallah diyelim...
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



Aslında son yıllardaki maçlara baktığımızda oyun olarak kötü olduğumuz bir maçtı ama kazanmıştık.Böyle cins bir durum var ortada...





Bu maç yüzünden edebiyattan kalma riskim vardı.Ama Galatasaray'ıma feda olsun :).Çatlak bir edebiyatçım vardı,sene başında efsane Beşiktaş dedi diye bir arkadaşa sözlüden 0 vermişti.Benimki bile bile lades oldu biraz.Maçın ertesi okula giderken bütün gazetelerden aldım.Sınıfın duvarlarına posterler astım,tahtayı doldurdum,öğretmen masasına poster koydum.Hoca geldi sınıfa yüzü kıpkırmızı :asd:."Kim yaptı bunu?" diye sordu,biliyordu aslında ama sormuş olmak için sordu işte:D sonra bastı sıfırı.:b5:





 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



Bu maç aklıma direk Ribery'i getiriyor.
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



6 şut attık die biliyom ben doğrumu? öle hatırlıom
 
Cevap: Türkiye Kupası Finali | Galatasaray 5-1 Fenerbahçe | 11 Mayıs 2005 Çarşamba



ribery bir dripling şuut ve golll
 
Üst Alt