Koronavirüs Hakkında Önemli Bilgiler

Şüphelendiğiniz durumlarda 184'ü arayın!

Ya Feda, Ya Veda! Küçülmek Tek Çözüm!


Galatasaray'ın mali tablolarıyla ilgili hergün yeni bilgiler gelmeye devam ediyor. Sadece Galatasaray değil, bütün Türk kulüpleri büyük zararla altında ve Avrupalı değerlendirmecilere göre bu gidişte bütün kulüpler FFP yaptırımlarına maruz kalacak. Bugün Adnan Öztürk'ün de dile getirdiği üzere 1 değil 10 Riva olsa kurtarması zor. Ben buna sportif başarı(ki öyle sadece CL'ye katılmakla da kapanmaz da) da kurtarmaz diyorum. 10 kere CL'de yarı final, final oynasan bile kurtarmaz. Çünkü altı delik şişeye su doldurmaya çalışıyoruz. İçine girdiğimiz faiz sarmalı öyle CL katılım payının vs. yardımıyla kurtulabileceğimiz bir sarmal değildir.

Bütün bu tablonun sorumluları yöneticilik yapmış herkes sorumlu. Bazı arkadaşların sürekli insanlar üzeerinden tartışmasını da anlamıyorum. Şucu bucu olmakla çözülecek iş değil. Dursun da çözemez bu mantıkla Aysal da. İkisi de çözemediği gibi maddi olarak iyice gömüp gittiler ya da gidiyorlar. İsimleri tartışacak kadar zamanımız yok bence. Zaten kurtarıcı olarak beklenen isimler de tablonun vehametinden elini taşın altına koymuyorlar.

Biraz önce TV'de tesadüfen denk geldiğim Mehmet Ayan'ın da ifade ettiği gibi futbol kulübü yöneticilerinin suç işlercesine kötü yönettikleri ortamda devlet olmasa futbolculara çay ısmarlayacak para bulamayan kulüpler çöplüğü var Stadlarını Avrupa'dakinden farklı olarak devlet yapıyor, yayıncı kuruluşa 5 para etmez lige bu kadar parayı devlet rica ederek verdiriyor, sponsorların çoğu THY, Spor Toto, İddia, Ziraat Bankası vb. devlet kurumları, vergiler %90 oranında affediliyor yine devlet yapıyor. Ancak ekonomik durumun gösterdiği şu ki devlet de bu işi daha fazla taşıyamayabilir. Bütün bu tablo içinde aslında sadece mevcut parayı 4 işlem yaparak doğru harcaması gereken sorumsuz yöneticiler harcayamıyor. Kulüplerin yönetim formasyonu zaten değişmeli ve dernnek statüsünden başka bir yere geçmeli ama şimdilik konumuzu Galatasaray ile sınırlı tutalım. Biz de yukarıda saydığımız şekilde gelir elde eden bütün kulüplerden biriyiz.

Artık kulüp soyula soyula, kötü yönetile yönetile kuruluş amacı olan Türk olmayan takımları yenebileceği mecralara hemen her sene gidememe tehlikesi ile karşı karşıya. Bu herşeyden önce Ali Sami Yen'e hakarettir.

Popülist başarı ve transfer vaatleri ile bu sorun çözülmeyeceğine göre radikal tedbiler şarttır. Can yaksa da şarttır. Artık bu köprüden önceli belki de son çıkış.

Galatasaray küçülmelidir. Bu yarışmacılıktan doğrudan kopmak anlamına gelmez. Ama küçülmelidir. Bütün kulüpler öyle yapmalı. Başka türlü olmayacağı çok belli.

1. Galatasaray 65 milyon sınırı ile değil belki de 30 milyonla kurtulur. Bu yüzden çok radikal şekilde maaş tavanı maksimum 2 milyon euro sınırlandırılmalı.
2. Galatasaray futbol takımını 23-24 kişilik kadrodan fazla isimle doldurmamalı. Maaş ortalaması bu anlamda 1-1.5 milyon arasında tutulmalı. Yabancı sınırı kalkarsa bu durum gerçekleşemez buna engel olunmalı.
3. Maaşlar %100'e yakın oranda TL cinsine çevrilmeli.
4. Futbol dışında branşlar geçici süreli sadece öz kaynak ile sporcu kullanmalı, üst liglerde yarışmamayı dahi bir süreliğine göze almalı. Gerekirse 5 sene sadece alt yaş kategorileri ile ilgilenilmeli.
5. Gelir artırıcı marketing faaliyetleri en önemli odak noktası olmalıdır.
6. Bir üst maddede belirtilen marketing faaliyeti için taraftarın kulüp aidiyeti artırılmalıdır. Bunun için de atılacak en radikal adım Kulübün taraftara açılmasıdır. Lise devrelerinin birbirilerine ikram ettiği oyuncak olmaktan çıkmalıdır.
7. Kulübün satılması çözüm değildir. Mevcut ilkel yapısıyla da kalamaz. Tüm Türk kulüpleri gibi bizim için en uygun yönetim modelleri biraz Barcelona ama daha çok Bayern tarzı şirket ama kollektif sahiplik diye tabir edebileceğimiz metodlardır. Yönetim sadece gerekli profesyonelleri gerekli işlerin başına getirmekle ilgilenecek. Sürekli futbolculara abi yönetici gibi ilkel arayışlara girmemiz gerekmeyecek.
8. Taraftara küçülme çok net şekilde anlatılmalı ve taraftar da bu durumu kanıksamalıdır. Popülist baskıya ara vermek gerekir. 1-2 yıl katlanılacak ama gelecek on yıllar kazanılacaktır.
9. Riva ve Florya projeleri yukarıdaki sürece katkı verecek şekilde kullanılacak.


Bunlar olmaz ve hala taraftar popülizm, yönetim popülizm peşinde koşarsa, taraftar artık futbolcudan sonra yönetici fanlığına devam ederse korkarım ki daha çok UEFA sopası yeriz ve asıl olmamız gereken yerden uzakta kalırız. Yani ya Feda ya da Avrupa'ya veda!

Bundan sonra bize Messi, Ronaldo palavraları atan, yaşı geçmiş yıldız pazarlaması yapan hamaset sahiplerini değil gerçek dost olup acı reçete sunacak isimleri desteklemeliyiz.
 
Son düzenleme:
Eğer Galatasarayın geleceği için mecbur ise neden olmasın

Bunu işini düzgün yapan bir yönetim yapması lazım ama, özbeklerle olmaz
 
Katılıyorum.

Çok değil 3-4 yıl şunu becerebilsek yeter. Bu demek değil ki bu süre zarfında şampiyon olamayacağız veya yarışta olmayacağız. Doğru planlama ile gayet şampiyon olunabilir. Şu son yıllardaki en büyük problemimiz populizm, bundan vazgeçmezsek sonumuz kötü.
 
Son düzenleme:
Katılıyorum.

Çok değil 3-4 yıl şunu becerebilsek yeter. Bu demek değil ki bu süre zarfında olamayacağız veya yarışta olmayacağız. Doğru planlama ile gayet şampiyon olunabilir. Şu son yıllardaki en büyük problemimiz populizm, bundan vazgeçmezsek sonumuz kötü.
Abi şu an planlı şekilde küçülmez isek zaten iflas edip daha beter küçüleceğiz. Sadce biz değil diğer kulüper de öyle. Burada erken planlama yapıp yeniden yapılanmayı başaranlar avantajlı hale gelecek.
 
Abi şu an planlı şekilde küçülmez isek zaten iflas edip daha beter küçüleceğiz. Sadce biz değil diğer kulüper de öyle. Burada erken planlama yapıp yeniden yapılanmayı başaranlar avantajlı hale gelecek.
Aynen öyle. Fenerin durumu bizden de beter gibi gözüküyor ama Özil'in falan adı geçiyor, ne iş çözemedim. Eğer güzellikle küçülmezsek (Tr ligi genel olarak) zorla küçülttürecekler zaten.
 
Max 2 kismina bende katilmiyorum daha dogrusu katilamiyorum hadi git desen gitmez kimse zaten.
Mevcut yapida cokta alsa iyi oyunculara sahibiz, seri bir basariya ihtiyacimiz var.

Nasil gelecek sene muhakkak sampiyon olup s.ligine gitmemiz gerekir. S.ligi gelirleri tavan yapacak kemiksiz 30-40 milyon euro arasi gelir. Yine ligde naklen yayin gelirleri artacak.

Bunlar hep arti.
Biz once storelerden zarar etmemeyi cozmemiz gerekir. nikeden aldigin paranin ucte birini havaya atiyorsun. Neden zarar ediyor zarar eden tum subeler kapatilip sadece nike ile anlasma yapip magazalarda satilmasini saglamaliyiz. Birde e-ticarete agirlik vetmeliyiz bedenini magazada baksin internet uzerinden siparis versin. %70 e-ticaret agirligi olmali.

Kadro genisligine gelirsek
28 olmamasini 2 senedir savunuyorum zaten kullandigin hepi topu 23 civari oyuncun varken 5 tane daha olsun olayi simariklik. Ha olacaksa o 5 kisi 18 yas civarinda cevik guclu avrupada futbol oynayan afrikali oyuncular olmali. Ornek vereyim osmanlidaki umar samsunsporda 150 bin euroya oynuyordu 5 adet umarin olsa zaten 1 sene sonra 3 tanesini 3 milyon euro civarina satsan 9 milyon euro yapar. Mantik bu olmali cok ucuza getirip 3 milyon euro civari piyasaya salmak. Bunu yaparken sampiyonluktan vazgecmeyeceksin. Kadrodaki coplerle kattiyen sozlesme uzatmayacaksin. Ne veren varsa gonderecegin bazi oyuncularin olacak.
2015-2016 transfer donemi aslinda dogru islere adim.atmaya baslamistik. Neydi bu dogru islerin bazilari carole, jose gibi oyunculari almak.
Yani scouta guvenmek.
Biz ne yaptik bir anda gotumuz kalkti
 
16 Nisan'dan sonra böyle önlemlere hiç gerek kalmayacak.

Borçsa borç , para bizim değil mi istediğimiz gibi harcarız kredi çekeriz..

Ey UEFA sen kimsin deriz olur biter.
 


Kücülerekbüyüyemezsinizcilers are coming
Küçülmenin temel prensipleri var kendine göre. Burada anladığım kadarıyla maaş bütçesi özelinde bir harcama kesintisine gidilmesi vurgulanmış. Yoksa şirketi satarak çalışan çıkararak şeklinde de bir şirketi kurtarabilirsin. Ama bu marka değerini zedeler aradaki ince çizgiyi iyi tutturmak lazım. Yani bizde küçülme diyince Beşiktaş'ın feda sezonundaki fakirlik edebiyatı akla geldiği için insanları ürkütüyor. Burada sorun malı nasıl pazarlayacağınla alakalı.
 
Bu durum yeni bir şey değil. Daha 1.5 yıl önce yıllık 14-17 milyon kazancı olan Zlatan alınmadı diye veryansın edenlere ''Yahu etmeyin ne Zlatan' ı?, kulüp batıyor, FFP tepemizde!'' dedikçe, uzun uzun 'vizyon' nutukları okuyor, Dursun' un destekçisi olmakla suçlanıyorduk burada, hiç de alakamız olmadığı halde. Dursun yerine Aysal' da olsa alamazdı, almasındı da zaten, getirmek mümkün olsa da burada oynamazdı o ekabir herif. Aziz bile -onca para harcadığı dönemde- hayal bile edilemeyeceğini söylemişti...

Buradakilerin büyük çoğunluğu hayal aleminde yaşamayı daha eğlenceli buluyor olmalı. Bunu yüzlerine vuranlara ise hiç tahammülleri yok; hemen ezbere 'vizyon'... Ekonomisi batmış bir kurumdan bahsediyoruz; kısaca ileriyi görmek anlamına gelir. Göremeyip ''Ya herru, ya merru'' anlayışıyla çöküşü hızlandıran kişilere tapınmaya pervasızca devam etmenizi kimse engelleyemez...

Başarı için ille devasa bütçeler gerekmiyor. Bizim 'Büyük' kulüplerimizin onda biri bütçeye sahip Rum takımları bile UCL de gruptan çıkabiliyor. Başka mütevazi örnekleri de çokça var. 17 sene önce alınan bir kupadan başka bir şey de yok ortada, milyarlarla döviz ne uğruna harcandı?...

Avrupa filan hikaye zaten. Çöplüğümüzdeki kısır rekabette öne geçebilmek yahut geri kalmamak ve yöneticilerin caka satması adına batırılmış durumda ''Üç büyükler''...
 
Küçülmenin temel prensipleri var kendine göre. Burada anladığım kadarıyla maaş bütçesi özelinde bir harcama kesintisine gidilmesi vurgulanmış. Yoksa şirketi satarak çalışan çıkararak şeklinde de bir şirketi kurtarabilirsin. Ama bu marka değerini zedeler aradaki ince çizgiyi iyi tutturmak lazım. Yani bizde küçülme diyince Beşiktaş'ın feda sezonundaki fakirlik edebiyatı akla geldiği için insanları ürkütüyor. Burada sorun malı nasıl pazarlayacağınla alakalı.
Bizim BJK´a nauaran durumumuz daha iyi, adamlarda o dönemler gelirde yoktu.

Bizim harcamalarimiz zaten 4-5 senedir felaket, harcadigimizin hic bir geri dönüsü yok, hem sportif hemde mali anlamda. Bonservislerden daha bile fazla sorun yüksek ücretler. BJK cok daha az para harcayarak, ve cok daha düsük mas bütcesi ile bizden iki yildir daha iyi olmasi, zaten basli basina felaket.

Daralmaya gitmemiz lazim, ve bu basarisiz bir sonuc da verebilir. Ama daralarak basarili olursak, cok büyük is yapmis oluruz.
 
Bu durum yeni bir şey değil. Daha 1.5 yıl önce yıllık 14-17 milyon kazancı olan Zlatan alınmadı diye veryansın edenlere ''Yahu etmeyin ne Zlatan' ı?, kulüp batıyor, FFP tepemizde!'' dedikçe, uzun uzun 'vizyon' nutukları okuyor, Dursun' un destekçisi olmakla suçlanıyorduk burada, hiç de alakamız olmadığı halde. Dursun yerine Aysal' da olsa alamazdı, almasındı da zaten, getirmek mümkün olsa da burada oynamazdı o ekabir herif. Aziz bile -onca para harcadığı dönemde- hayal bile edilemeyeceğini söylemişti...

Buradakilerin büyük çoğunluğu hayal aleminde yaşamayı daha eğlenceli buluyor olmalı. Bunu yüzlerine vuranlara ise hiç tahammülleri yok; hemen ezbere 'vizyon'... Ekonomisi batmış bir kurumdan bahsediyoruz; kısaca ileriyi görmek anlamına gelir. Göremeyip ''Ya herru, ya merru'' anlayışıyla çöküşü hızlandıran kişilere tapınmaya pervasızca devam etmenizi kimse engelleyemez...

Başarı için ille devasa bütçeler gerekmiyor. Bizim 'Büyük' kulüplerimizin onda biri bütçeye sahip Rum takımları bile UCL de gruptan çıkabiliyor. Başka mütevazi örnekleri de çokça var. 17 sene önce alınan bir kupadan başka bir şey de yok ortada, milyarlarla döviz ne uğruna harcandı?...

Avrupa filan hikaye zaten. Çöplüğümüzdeki kısır rekabette öne geçebilmek yahut geri kalmamak ve yöneticilerin caka satması adına batırılmış durumda ''Üç büyükler''...
bir kac ay önce bazi sahsiyetlerin önderliginde, yeni akimlar da basladi.

Mali yapimiz kötü diye "üst akillar" tarafindan kandiriliyormusuz.
 
Tam tersi, daha da büyümek tek çözüm. Bu demek değil ki har vurup harman savurmak, kısa vadede şampiyonlar ligine katılabilecek, ligi domine edebilecek 1 kadro kurmak zorundayız. 2011-2012 sezonu gibi, Muslera, Ujfalusi, Eboue, Elmander, Melo, Selçuk vs..
 
Bizim BJK´a nauaran durumumuz daha iyi, adamlarda o dönemler gelirde yoktu.

Bizim harcamalarimiz zaten 4-5 senedir felaket, harcadigimizin hic bir geri dönüsü yok, hem sportif hemde mali anlamda. Bonservislerden daha bile fazla sorun yüksek ücretler. BJK cok daha az para harcayarak, ve cok daha düsük mas bütcesi ile bizden iki yildir daha iyi olmasi, zaten basli basina felaket.

Daralmaya gitmemiz lazim, ve bu basarisiz bir sonuc da verebilir. Ama daralarak basarili olursak, cok büyük is yapmis oluruz.
Ben ekonomik hususlarda detaylı bir eğitim almadım lakin. Bizim kulüplerimiz ülkenin siyasi karmaşasında oldukça etkilenecek gibi duruyor. Bu kur farkları özellikle altından kalkılamaz yönlere gidiyor. Ama burada ciddi bir mesele var. Sportif başarı olmadığı sürece gelir kapın azalacak. Yani şöyle diyelim bir futbolcuya 1 milyon maaş veriyoruz ama oldukça iyi bir performans alıyoruz. Bir diğerine 300 bin veriyoruz ama oldukça verimsiz. 300 bin bile olsa verim alamadıktan sonra sana zarar olarak dönüyor. Yani bu noktadan sonra yazıda kendi içinde popülist tavır almış oldu.
 
Üst Alt