Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni


Konuşma metni kendisinden izin alınarak yayınlanmıştır...



Sayın Divan Başkanı ve saygıdeğer üyeleri,

Değerli başkanım ve saygıdeğer yönetim kurulu üyeleri,

Sayın Galatasaraylılar,

Hanımefendiler, beyefendiler hepinizi saygıyla selamlıyorum.



Arda Selim Üçer, 14845.



Sözlerime başlarken geçen sene camiamıza başarılar kazandırmış, formalarının hakkını sonuna kadar vermiş, hedeflerinden uzaklaştığında bile Galatasaraylılık duruşundan ödün vermemiş tüm sporcularımıza ve antrenörlerine teşekkür ederim.



Hem de iki kere teşekkür ediyorum kendilerine. Çünkü mevcut yönetim, daha doğrusu ‘yönetilmeme’ şartları içerisinde kazanılan her başarı; rakiplere olduğu kadar, 83. Yönetim Kurulumuzun kararlarına ve uygulamalarına ‘rağmen’ kazanılmıştır. Ne yazık ki bundan böyle yönetimimiz için söylenebilecek en doğru söz ‘gölge etme başka ihsan istemem senden’dir.



Yönetim kurulu belirlenirken; profesyonel deneyime, bilgi birikime, ekip çalışması becerisine, temsil yeteneğine, liderlik yetkinliklerine bakılmadan, sadece oy getirisi olarak seçilen kişilerle yola çıkarsanız sonunda geleceğiniz nokta ‘araya boş sandalyenin konulduğu’ yönetim fotoğrafı olur.



Çözülmenin başladığı, ekip halinde çalışma alışkanlığının kaybolduğu, alınan kararların akıldan değil egodan geçtiği yönetim modellerinde de suçlu hep başkası olur. Tesadüfî olarak elde edilecek başarılarda; biz değil ben, istenmeyen sonuçlarda ise biz değil onlar öne çıkarılır. Adnan Polat yönetimlerinin en büyük özelliği; başarısızlığın kaynaklarını sürekli olarak dışarıda araması, olumsuzluklardan ders almak yerine yeni düşmanlar yaratmasıdır.



Başarısızlıklarla üzülmeyi kanıksadığımız, ancak daha vahimi Galatasaraylılık duruşu kayboldukça kahrolduğumuz son yıllarda; kulüp içinden ya da dışından birçok kişi ya da kurum suçlandı ve istenmeyen adam ilan edildi.



Şimdi sizlere bu suçlulardan bazılarının isimlerini hatırlatacağım. Elbette unuttuklarım olacaktır, beni affetsinler. Ancak bu isimlerin ortak özellikleri, hepsinin bizzat sayın başkan veya kendisi ile çalışan yöneticilerce suçlu ilan edilmiş olmalarıdır. Harcanan değerlerden bazılarının başarısızlıktaki paylarının tembellikle, şaibe ile yaftalandığını hatırlatmak isterim...



Rekor puanla takımı şampiyon yapan Erik Gerets yetersizdi

Erdal Keser hafiyeydi

Stumpf tecrübesizdi

Ümit Davala tembeldi

Hakan Şükür yaşlıydı

Hasan Şaş agresifti

Cemal Özgörkey uyumsuzdu

Haldun Üstünel bireyseldi

Mondragon pahalıydı

Hagi hırçındı

Lincoln sorunluydu

Arda Turan sorumsuz

Meira yavaştı

Keita disiplinsizdi

Cevat Güler yetkin değildi

Karl Heinz Feldkamp inatçıydı

Leo Franco şaibeliydi

De Sanctis kalitesizdi

Rigober Song sağlıksızdı

Stephan Tomas yaşı geçmişti

Bülent Tulun eski yönetimin adamıydı

Fahri Yılmaz muhalifti

Bülent Korkmaz savunma futbolu oynatıyordu

Skibbe tecrübesizdi

Rijkaard adapte olamadı

Neeskens adapte olamayana yardımcı olamadı

Mustafa Yücedağ dedikoducuydu

Kaan Görün farklı düşünüyordu

Fatih İbradı heyecanı kalmamıştı

Nedim Yiğit yeni sisteme uymadı

Yılmaz Özüak başkalarının önünü kapıyordu

Misimoviç umursamazdı

Ali Yavaş sessiz kalmıyordu

Sayıları sınırlı da olsa muhalif sesler art niyetliydi

Liseliler değişimin önünde engeldi

Alaylılar ilgisizdi

Davetiye ile açılış maçına gelen üyeler provokatördü

Yönetim tarafından Aslantepe’ye çağrılan 40.000 kişi Galatasaraylı değildi

Protesto eden ultrAslan kıymet bilmezdi

Basın yalan yazıyordu

Hakemler taraflıydı

Cemal Nalga etik davranmıyordu

Savaş açılan federasyon düşmandı

Yako İgual gereksizdi

TOKİ, başkalarının etkisinde kalıyordu

Cem Akdağ yeterli değildi

Koray Mincinozlu başarısızdı

Murat Özyer yetersizdi

Elano donuktu

Sağlık ekibi işini beceremiyordu

Çizgiyi geçmeyen top bile suçluydu…



Bunca suçlunun yanında suçlu olmayan isimler de var elbette. Herkes suçlu, senelerdir kulübü tam yetki ile yöneten sayın başkan Adnan Polat ve ikinci başkan Sayın Mehmet Helvacı suçsuz! Gerçi ben suçsuz diyorum ancak, sorsak onlar da birbirlerini suçlayabilirler.



GALATASARAYLILIK DURUŞU



Mevcut yönetimimizin; son dönemde gelecek yıllarda onarılması güç bir biçimde erozyona uğrattığı bir diğer olgu da ‘Galatasaraylılık Değerleri’ oldu. Başkanın, basın yoluyla yöneticileri istifaya davet ettiği, üye ve taraftarların Galatasaraylılığını sorguladığı, emniyet birimlerine görüntülerini vermekle tehdit ettiği dönemde; bazı yöneticiler de ne koltuktan vazgeçtiler ne de gizli gündemli toplantılar yapmaktan.

Yönetim içerisindeki ticari örgütlenmeden bahseden de bu yönetimin üyeleri, yapıldığı iddia edilen yolsuzlukları kapalı kapılar ardında dillendiren de…



Sadece geçtiğimiz yılın değil son yılların kulübümüz açısından en önemli olaylarından biri de tüzüğümüzün yenilenmesiydi. Ancak ne yazık ki camiamıza yakışır biçimde bu süreci yaşayamadık. Maalesef yönetim ve sayın başkanımız tüzüğümüzü modernleştirme şansını iyi değerlendirememiş, dahası Galatasaray değerlerinin yozlaşmasına neden olan süreci yönetememiş, camiaya liderlik edememiştir.



Galatasaray Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada üyelik sözü veren de sayın başkanımızın kendisi iken, üniversitenin tüzük taslağından çıkarılması için “liseci”lerle gizli pazarlıklar yürüten yine kendisi olmuştur.



“Ben de tutucu yapıdan dolayı kulübümüze zor üye oldum diyen, bir Galatasaraylı olarak kulübün daha sıkı denetlenmesi gerektiğini düşünüyorum” diyen sayın başkanımızın; üyelik şartlarını ve denetim maddelerini belirli gruplarla pazarlık masasında ele alması, kongre öncesi gece yarısı bazı maddeleri kişisel inisiyatifi ile değiştirmesi samimiyetini sorgulatır hale getirmiştir.



Yaşadığımız tüzük tadil süreci ortaya çıkarmıştır ki; yönetim, biz üyeleri değerli fikirleri olan, tüzüğe katkı sağlayacak, önergeler ile doğruyu gösterecek kişiler olarak değil yasal mevzuatın emrettiği nisabın tutturulması için gerekli birer sayı olarak görmektedir.



Ne yazık ki sayın başkanımızın söylemlerindeki tutarsızlıklar bunlarla da sınırlı değildir. Önceki yıllarda Mecidiyeköy’deki Garaj Restoran’da yapılan ultrAslan’ın doğumgünü toplantısında “Fenerbahçe maçında her şey serbest” diyerek taraftara yol açan da Sayın Polat olmuş, bahsi geçen maç sonrası kendi taraftarına çapulcu demekten de geri durmamıştır.



Benzer bir tutarsızlık da Aslantepe’nin açılışı sonrasında tüm camiamızı üzmüş, özgüvenimizi sarsmıştır.

Oysa ki biz taraftarlar ve üyeler olarak Galatasaray Spor Kulübü başkanından tutarlı, camiayı birleştirici söylemler ve dik duruş beklerken; ‘siz ne önerirsiniz’ diyerek hem suçlu hem güçlü olanların yanında elpençe divan durmasını ve yine benzer şekilde ertesi gün basın toplantısında yaptığı yanlış açıklamalar sonrasında ‘yorgundum’ bahanesine sığınmasını üzüntü ve şaşkınlıkla izledik.



Sayın başkanım hatırlatmak isterim ki; “organize protesto grubu” olarak kamuoyu önünde suçladığınız ve “Bu insanları Galatasaraylı kabul etmiyoruz. Bunlar Galatasaray camiasının içinden değildir. 200 kameranın görüntüleri var. Bu şekilde eylem yapmak isteyenlerin incelenmesini yapacağız ve protesto edenleri tespit edeceğiz.” diyerek tehdit ettiğiniz Aslantepe açılış maçına gelenlerin; 17.000’i Galatasaray Spor Kulübü üyeleri ve yakınları, 18.000’i kombine kart sahibi taraftarınız, 3.000’i ise kulüp çalışanlarınız ve eski sporcularınızdı. Haddim olmayarak hatırlatmak isterim ki siz ne kulüp üyelerinizin ne de taraftarlarınızın Galatasaraylılığını sorgulama hakkına sahip değilsiniz! Ancak böyle bir şüpheniz varsa; başkan kontenjanından üye yapılacak kişileri seçerken ulufe dağıtır gibi davranmayarak, başka kulüp taraftarlarına basın önünde üyelik teklif etmeyerek örnek davranış sergileyebilirsiniz.



Son dönemde iyice anladık ki tutarlı olmayan söylemler sadece başkanımız nezdinde değil, yönetimimizin genelinde yaygın hale gelmiştir. Aynı şekilde ikinci başkanımızın da kapalı kapılar ardında değil, kürsüde açıklama yapmasını bekliyor, kapalı toplantılarda dillendirdiği iddiaları doğruysa senelerdir işgal ettiği mevkinin gereğini yerine getirmesini bekliyorum.



Görünen şudur ki; yönetim heyecan ve cesaretini kaybetmiştir. Kalan enerjisini de iç mücadelelerine ayırmış ve birbirine düşmüştür.



Gelinen noktadan sonra her geçen gün sportif ve finansal başarısızların derinleşmesine sebebiyet vermekte, daha da kötüsü değerlerimiz ve geleneklerimizde onarılamaz hasarlar alınmaktadır. Tam da bu nedenle yönetimimizin acilen seçim kararı alması gerektiğini kendilerine arz ederim.



SON SÖZ



Son olarak; başta 90lı yılların ortasındaki anılarımız nedeniyle heyecanla beklediğimiz biz Galatasaraylıların gönlündeki Adnan Polat imgesi olmak üzere, yaşayan tüm efsanelerimizi bitirmekten öteye gitmeyen icraatların mimarı olan sayın başkan ve yöneticilerimize şu soruları sormak isterim:



∞ Son 5 senede sadece futbola 386.000.000 TL harcama yapmanıza rağmen başarısızlığın kanıksanması ve alışkanlık haline gelmesinin nedenleri olarak hangi etmenleri görüyorsunuz? Bu noktada kendi sorumluluğunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

∞ Mevcut ya da önceki yönetimlerde görev almış yöneticilerimizden, görev süreleri içerisinde Galatasaray Spor Kulübü veya bağlı şirketleri ile ticari ilişki geliştiren, hizmet ya da mal satan, hizmet ya da mal satın alınmasına aracı olan, bireysel olarak veya sahibi / ortağı olduğu şirket üzerinden kulübe fatura kesen isimler var mıdır? Varsa kimlerden hangi ürün ya da hizmetler satın alınmış, karşılığında ne kadar ödeme yapılmıştır?

∞ Talihsiz biçimde yöneticilerimiz tarafından dillendirilen ve camiamızı rahatsız eden “yönetim içerisindeki ekonomik çete” söyleminin detayları nedir? Değerli yöneticilerimizin elinde konuyla ilgili belgeleriniz var mıdır? Varsa kulüp üyeleri ile paylaşmayı düşünüyor musunuz? Bu çete içerisinde kimler yer almakta ve kendilerine nasıl menfaatler sağlamaktadırlar?

∞ Aslantepe’deki açılış maçı sonrasında bir takım bürokrat tarafından sosyal paylaşım sitelerinde kulübümüze ve Galatasaraylılara edilen küfürler ve hakaretlerle ilgili yasal takip başlatılmış mıdır?

∞ Aslantepe’deki açılış maçı sonrası davetli üye isimlerini ve kamera görüntülerini emniyet birimleri ile paylaştınız mı?

∞ Değerli başkanım, Aslantepe’den Kanyon’a gerçekten 20 dakikada yürünebilineceğine inanıyor musun? Aslantepe’deki her maç çıkışında yaşanan ulaşım rezaletinin farkında mısınız? Gerek genel kurullarda gerekse divan kurullarında konuyla ilgili defalarca uyarılmanıza rağmen almadığınız önlemleri bundan sonra almayı düşünüyor musunuz?

∞ Sayın başkanımızın daha önce söylediği GS TV’nin şifresiz ve üyelik bedeli olmadan izlenebileceği tarih geçmiştir. Revize bir tarih var mıdır, yoksa GS TV üyelikle satılmaya devam edecek midir?



Sorularımı cevaplandırmaları için bir örneğini Yönetim Kurulumuza, diğer nüshasını Divan Başkanlığına arz ederim.



Saygılarımla.



Selim Arda Üçer | 14845
 
Cevap: Arda Selim Üçer...ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Bu adam mükemmel konuşmuştu.Videosu felan da olması lazım
 
Cevap: Arda Selim Üçer...ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



[video=youtube;04Ap7UstA8w]https://www.youtube.com/watch?v=04Ap7UstA8w[/video]
 
Cevap: Arda Selim Üçer...ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Kendisiyle ilgili çok güzel bir haberimiz var foruma Abdullah abi ile :)
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Arkadaşlar inanılmaz mütevazi ve tribüncü biri :)

" müebbet sevdalı " bir GALATASARAY lı
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Ben de ayakta alkışladım kendisini. İleride yönetimde olması gereken bir Galatasaray Değeri. Helal olsun. Arda Selim Üçer. Bu ismi unutmayacağım ve takip edeceğim.
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Sn.Adnan Polat her konuşmasında altını çizdiği ve her ne hikmetse kendisini kurtaracaklarını düşündüğü "sessiz çoğunluk" ile dün itibariyle tanıştı. Oysaki bu kişiler aylardır bas bas bağırıyordu, fakat ne acıki seslerini duyan yoktu!! Sn.Polat hep arkada sesi çıkmayan birilerinin olduğunu varsaydı, kendini öyle inandırdı..Siz eğer bu isyanın sesini inatla duymak istemezseniz, sessiz çoğunluk' ta en sonunda "rerere rarara" diyerek sesini duyurmak zorunda kalır!
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Bu adam konuşurken her saydığı isimler için oley çektim evde.
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Gerçekten çok iyimiş yazı metni video biraz sonları göstermiş ama yazı metnini okudum gerçekten sağlam konusmus helal olsun....
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Ben de ayakta alkışladım kendisini. İleride yönetimde olması gereken bir Galatasaray Değeri. Helal olsun. Arda Selim Üçer. Bu ismi unutmayacağım ve takip edeceğim.



Evet dün hepimizin saygısını kazandı.



GSCimbom olarak, (Alp Şahin arkadaşımızın desteğiyle) kendisinden ilave kazanımlar sağlamaya da çalışacağız.
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



"Çizgiyi geçmeyen top bile suçluydu…" bu cumleyi soyledikten sonra orda kalmazdım heralde ben olsam... gormedi bi turlu adnan polat olacakları gormek istemedi..
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Arda Bey konuşurken Adnan Polat orada değildi sanırım. Yanlış mı hatırlıyorum. Ya da agresif bir genç arkadaş çıktı. O konuşurken mi yoktu acaba. Sonuna kadar izleyince karıştırıyorum artık
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Polat' ın belli bir süre yönetim ile mini istişare yaptığı zamanlamaya denk geldi galiba

Arda Bey konuşurken Adnan Polat orada değildi sanırım. Yanlış mı hatırlıyorum. Ya da agresif bir genç arkadaş çıktı. O konuşurken mi yoktu acaba. Sonuna kadar izleyince karıştırıyorum artık
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Alp küfür edenin Mehmet Karlı olduğu söyleniyor. Hani şu agresif arkadaş. Bana inandırıcı gelmedi. Basın baktı ki bu arkadaş agresif, heh kesin bu yapmıştır dedi. Sallıyolar abi
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



galatasaray ehli vefasızdır demişti uluç taa ne zamanlar harbi az bile demiş
 
Cevap: Arda Selim Üçer | Ayakta alkışlanan muhteşem konuşma metni



Mütevazi bir arkadaş oda olur kısmetse :)



olabilir.:):) Kendisini bulmuşsun Alp. Ben de buldum. Umarım yüz yüze tanışmak da nasip olur



Öyle deniyor ama benim hiç bir bilgim yok açıkcası.



Alp küfür edenin Mehmet Karlı olduğu söyleniyor. Hani şu agresif arkadaş. Bana inandırıcı gelmedi. Basın baktı ki bu arkadaş agresif, heh kesin bu yapmıştır dedi. Sallıyolar abi
 
Üst Alt