Koronavirüs Hakkında Önemli Bilgiler

Şüphelendiğiniz durumlarda 184'ü arayın!

Başkan Olsa...


Galatasaray Spor Kulübü'nün başında başkan olsa dün oynanan maçın daha tamamlanmasını dahi beklemeden radikal kararlar alınmıştı.

Galatasaray Tarihi seviyesiz kişiler tarafından yönetildi geçmişte de ama bu kadar seviyesiz insanın bir arada olduğu ve kulübün genetik kodları ile bu kadar oynandığı bir dönemden geçmemişti.

Başkanından tutun, sporcu grubuna kadar hemen herkes karaktersizlik konusunda artık master yapmış konumda ve dingonun ahırı gibi aleni biçimde taraftarların zekası ile alay ediyor.

Dün oynanan maçın iki ayrı perdesi var gören gözlere. 1. perde Tudor'un Bruma'yı oyundan aldığı ana kadar olan bölüm. İkinci perde ise onun sonrası. Aslında balık baştan kokar derler ya 1. perdenin de öncesinde bir perde var. O da başımızda Galatasaray'lı olduğundan dahi emin olamadığımız kişilerin yönetici olması.

Maça dönecek olursak ne olduğunu anlayamadan Tudor'un Bruma'yı oyuna alması ile şok geçirdik. Tudor'un geldiği günden beri sorunları liderlik ederek değil inatlaşarak çözmeye çalışması sonucunda iyice dibi de gördük zaten. Bu da o kararlardan biri oldu.

Bruma'nın ne yaptığını bilemiyoruz. Bu takımda olan hiç bir şeyi bilemediğimiz gibi bir taraf olmaya zorlanıyoruz yine. Belki de sonuna kadar haklı olan Tudor ama olaya yaklaşımı ve yönetimi bakımından sınıfta kaldığı da gün gibi ortada.

Bu takımda hem de Fatih Terim döneminde Melo-Riera kavgası yaşanmışken, ve bütün Fenerbahçe medyası Terim affetmez derken, öyle şartlarda affetti ki oynanan ilk maçta asisti Riera'dan gelen Melo golü izledik. Sonra bu iki isim pek çok yalandan dosttan daha iyi arkadaş da oldu. Yönetilen bir krizin daha güçlendirici etkisine net örnek bu iken geldiği günden beri hiç bir krizi yönetemeyen ve kriz çıkaran skandal bir yönetim ve teknik adamlara sadece sorun çıkaran bir ortam sunan futbolcu grubu zaten daha dün maça çıkmadan bu takımdan uzaklaştırılmalıydı. Ama ne kongre üyelerinde o basiret var, ne de taraftar da o direnç.

Taraftar demişken UA denen siyasi oluşum tarafından ruhu çalınan camia bu sene reisçi zihniyetin kulüp içinde ki tezahuru olarak Galatasaray'ın bütün kişiliğine hakaret ediyor da onları zaten taraftardan saymıyorum ben.

Tudor ile neden olmayacağının cevabı da aslında bir önce ki paragrafta gizli. Bu yönetim ile Fatih Terim gelse neden 3. gelişi gibi değil de 2. gelişinde ki gibi onun da başarısız olacağı da aynı paragrafta gizli.

BAŞKAN OLSA...

Evet gelelim sadede. Başımızda başkan olsa dünkü maçın daha bitmesini dahi beklemeden Tudor'u evine gönderirdi. Hoş başkan olsa taraftar istedi diye teknik direktör getirip kredi kazanayım hesapları da yapmazdı ya... Hadi orayı geçelim.


BERMUDA ŞEYTAN ÜÇLÜSÜ: SELÇUK-SNEİJDER-SABRİ

Başkan olsa sahada aleni biçimde teknik direktörünü sabote eden, aylardır oturma organlarını yerden kaldırmayan, miadı dolmuş, kendini nimetten sanan hiçleri bugün değil daha 2 yıl önce bu takımdan yollardı. Sneijder mesela. 2 senedir dün attığı golün denemesini dahi yapmayarak oynanan 100 küsür maçta Galatasaray'a bireysel de zarar vermiştir. Ama Selçuk, Sneijder, Sabri gibi isimlerin verdiği zarar bireyselden de öte örgütlü bir ekibin işi.

Başa gelen hocaları öğütme makinası olan bu grup kendi içinde ki iç çekişmeleri uğruna Galatasaray'ı sevgisizliğe ve bölünmüşlüğe itiyor. Etrafına topladıkları yancıları ile kendilerini geri planda tutup savaşacak cesareti bile göstermekten aciz bu adamlar 30'lu yaşlarında bu kulübü oyuncak gibi oynayıp senede Milyonları cukkalarken taraftarı da bölüyorlar.

Takım kaptanı olduğu günden beri takım için hiç bir taşın altına elini koymayan ''invisible captain'' görünmez kaptan Selçuk, forma fırlattığı gün takımdan gitmesi gerekirken ödül gibi sözleşme zammı aldı. Sneijder, uyanık menajeri ile keriz silkeleyip arkadaşlarını takıma itelerken, saha dışında da başkan gibi güce sahip olup kulübün geleceğini tayin etmek gibi fantastik kafalara ulaştı. Sabri ise zaten oyunculuk yeteneği olarak bu takımda daha 5 sene önce gönderilmesi gerekirken yancılık ile kalmış birisi ama ondan da kötüsü hizipçi, elinde ki ile yetinmeyen takıntılı bir insan. Her olay karşısında susan görünmez kaptan Selçuk kadro dışı kaldığı dönem onu neden savunmadı diye şampiyonluk töreninde trip atacak kadar bencil ve karaktersiz bir adam.

SONUÇ: Başkan olsa... Ah işte bir olsa...
 
Üst Alt