Koronavirüs Hakkında Önemli Bilgiler

Şüphelendiğiniz durumlarda 184'ü arayın!

Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !


Bugün Fenerbahçe TV'yi izleyenler duyduklarına inanamadı veya inanmak istemedi.

Hakaretler, neyseki küfürlere dönüşmeden bitebildi.



İşte o rezil konuşmalardan bir kaç örnek;

"Dünya tarihinin gördüğü en karaktersiz ve şerefsiz futbolcu."

"(Şerefsiz demelerine bağlantılı olarak) Camiasına çok yakışan bir futbolcu."

"Keita'nın çocukluğuna inilmeli. Kadınlar Hamamı'na çok gitmiş heralde."



Bunlar rezilliklerinin öne çıkan cümleleri.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Bunları söyleyen klubün Fenerbahçe gibi çirkefliği dünyaca ünlü bir klubün resmi televizyon kanalı olması şaşırtıcı bir unsurdu aslında. Yaptıkları çirkefliklerden bir kaçına örnek vermek gerekirse;





Kılıçlar çekildi, tehditler savruldu ama somut hiçbir adım atılamadı. Sezon başında şike ve teşvikle ilgili iki yıllık zaman aşımını kaldırdığını açıklayan Futbol Federasyonu, Cihan Oskay’ın F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım hakkında ortaya attığı iddiaları zaman aşımı gerekçesiyle görüşmeye uygun bulmadı.

Şikenin ikinci perdesi Star Televizyonunda yayınlanan Telegol programına çıkan Cihan Oskay isimli şahsın ortaya attığı iddialarla başladı. Cihan Oskay, 2000-2001 sezonunda F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın sezonun son haftasında oynanacak Samsun-F.Bahçe maçı için Samsun takımına şike teklif ettiğini, G.Saray-Trabzon maçında ise bazı Trabzonlu oyunculara teşvik gönderdiğini iddia etti.



Bu iddialar karşısında F.Bahçe Kulübü çok sert bir tavır sergiledi. Kulüp, Futbol Federasyonunu ve F.Bahçe’yi karıştırmak isteyen bazı F.Bahçe’lileri suçladı. Başkan Aziz Yıldırım, 100. yılında başarı hedefleri için sırasıyla hamleler yapan bir spor kulübünü durdurmaya kimsenin gücünün yetemeyeceğini söyledi. "Buradan devlet yetkililerine bir kez daha sesleniyorum. Hiç vakit kaybetmeden iddiayı ortaya atan kişi de emniyete alınmalı ve bu komplonun bütün detayları aydınlatılmalıdır. Devletimiz geç kalmadan bu konuda derhal tavır almalı ve adım atmalıdır."



Yıldırım’a cevap Spor Bakanı Mehmet Ali Şahin’den geldi, "Aslında ‘devlet bu işe el koysun’ demek, ‘bu siyasiler Türkiye’yi yönetemiyor, askerler el koysun’ demekten farksız." diye konuştu.



Şahin, her türlü iddianın üzerine gidilmesi gerektiğinin altını çizdi. "Ben bu işin sadece takipçisiyim. Arzu ediyorum ciddi bir araştırma yapılsın. Futbol Federasyonu’nun bu konuyla ilgili kurulları iddiaların üzerine hassasiyetle ve ciddiyetle gitmelidir. Bu görevi yaparken yasal bir ihtiyaç hissederlerse de bakanlığıma bildirsinler. Böyle bir başvuru şu ana kadar olmadı. Herhalde mevcut yönetmelikler yeterli!"



Futbol Federasyonu ise olayların üzerine gitmek yerine olayları adeta örtbas edecek bir karar aldı. Bakan’ın yetki istiyorlarsa başvuruda bulunsunlar çağrısına da kulak asmadı. 4 Ağustos’ta ‘şike iddiaları için 2 yıllık zaman aşımı kalktı’ şeklinde karar alan federasyon 11 Aralık’ta Mersin’de yaptığı toplantıda ise 2000-2001 sezonundaki Samsunspor-Fenerbahçe maçıyla ilgili olarak, ilgililerin başvurusu durumunda, olayın zaman aşımına uğraması nedeniyle disiplin talimatlarının uygulanmaması kaydıyla özel bir soruşturma yapılmasına karar verdi.



Federasyon, söz konusu maçın oynandığı tarihte 1 Kasım 1992 tarihli Futbol Disiplin Talimatı’nın yürürlükte olduğunu belirterek, bu talimatın ‘Hileli ve Danışıklı Futbol Müsabakası’ başlıklı 38. ve ‘Sair Hallerde Menfaat’ başlıklı 40. maddelerinin, aynı dönemde yürürlükte bulunan ‘Soruşturma ve Ceza Zaman Aşımı’ başlıklı 68. madde uyarınca, uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı görüşüne vardı. Yönetim kurulu ayrıca F.Bahçe kulübünün istemesi halinde iddiaları herhangi bir cezai müeyyide olmamak kaydıyla soruşturabileceğini duyurdu. Ancak Fenerbahçe'den hiçbir yanıt gelmedi ve olay bu şekilde şimdilik kapandı.



Kaynak: Aksiyon


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------





Erman Toroğlu yazıyor: Bir müddet önce, güvenilir bir kaynaktan Aziz Yıldırım’ın çürük raporu alarak askerlik yapmadığı istihbaratı geldi. Gelen istihbarat bir bacağının kısa olduğu yönündeydi. Şöyle bir düşündüm; "bunu Türkiye’de kim araştırabilir, cesaretle üstüne gidip, olayı çözebilir" diye. Tabii ki, aklıma araştırmacı-gazeteci Uğur Dündar geldi.



Açıp ona ilettim. Sonra olaylar gelişti. Uğur Dündar, gerekli araştırmalarını yaptı.



1952 Ergani doğumlu Aziz Yıldırım, 1971’de askerlik yoklamalarına başlıyor. Okul dolayısıyla başka sebeplerden tecil oluyor. 1983’te artık iş üst sınıra gelip, askere gidecekken bu yıl, yani 1983’te İzmir Askeri Hastenesi’ne bir dilekçe veriyor. Burada "sağ kalça çıkıklığı nedeniyle bacak kısalığı" cümlesi var. Uğur Dündar bunu resmi makamlara onaylatıyor.



Şimdi burada şöyle önemli noktalar var. Aziz Yıldırım’ın hakikaten kalça çıkıklığı vardır. Bir bacağı kısadır. Ve raporu alıp askerliğini yapmamıştır. Bu da çok doğaldır. Aziz Yıldırım’ın hakkıdır. Zaten böyle ortopedik rahatsızlığı olan bir insanın askere gitmesi de mahsurludur.



Erman Toroğlu



Kaynak: Hurriyet


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Sayıştay'dan Fenerbahçe'ye kaçak şoku



Sarı-Lacivertli kulübün Fenerbahçe yarımadası ve Cadde Bostan sahilindeki kaçak yapıları meclis raporlarına da girdi. Bu konuda Kadıköy Belediyesi de uyarılırken, kaçak tesislerin 8 yıldır yıkılamadığı da rapora eklendi.Fenerbahçe’nin kaçak bina yaptığı ilk kez 1998 yılında mimarlar odasının ihbarı üzerine ortaya çıktı. Büyükşehir Belediyesi aynı yıl kadıköy belediyesini uyardı ve kaçak binaların yıkılmasını istedi.



Belediye 4 yıl aradan sonra tesislere giderek kaçak bina yapıldığını tespit etti ancak binalara dokunulmadı.



Kadıköy Belediyesi, Fenerbahçe’ye ard arda 5 ve 10 milyar ceza kesti ancak tesis yine yerinde kaldı.

Büyükşehir Belediyesi, Kadıköy Belediyesi’nin kaçak binaları yıkmadığını görünce belediyeyi içişleri bakanlığına şikayet etmekle tehdit etti.



DENİZİ DE DOLDURDU

Raporun en ilginç kısmını bu kadar yazışma ve uyarıya rağmen Fenerbahçe’nin kaçak binalarını yıkmadığı gibi denizi de 3 bin 750 metrekare doldurması oluşturdu. Sayıştay müfettişleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundukları raporlarında kulübün denizin doldurulduğu yere havuz yaptırdığını ve çevresinin de ağaçlandırıldığını belirtiler.



'TEKNİK İMKANSIZLIKTAN YIKILAMADI'

Raporda kaçak binaların yıkılması için Kadıköy Belediyesi’nin işgali kabul ettiğini ancak "teknik imkansızlık" nedeniyle yıkmadığına dikkat çekildi, ve "Kaçak binaların yıkılması için ne gibi teknik imkanların gerektiği anlaşılamamıştır" denildi



Kaynak: Hürriyet


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Kaçak tesisi Atatürk büstü kurtardı



ALİ ŞEN: Fenerbahçe’nin bugünkü idare binasındaki sosyal tesislerin ruhsatı yoktur. Yıkacaklardı. Ertesi gün Atatürk büstü koyduk. Bir daha kimse dokunmadı bize. Bugün dahi girdiğin zaman o büst aynı yerde durur.

Fenerbahçe eski başkanlarından Ali Şen, 12 Eylül darbesinden sonra ruhsatsız olan kulüp tesislerinin yıkımını askeri bir belediye başkanına rağmen nasıl engelledi?



Fenerbahçe eski başkanlarından Ali Şen, 12 Eylül darbesinde ruhsatsız olan kulüp tesislerinin dönemin asker belediye başkanı tarafından yıkılmak istendiğini; Atatürk büstü dikerek bu durumu önlediklerini anlattı.



12 Eylül’de İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı görevinde Orgeneral İsmail Hakkı Akansel’in olduğunu anlatan Şen, "İsmail Hakkı Akansel sert bir adam. ‘Sahilde ruhsatsız olan her şey yıkılacak.’ dedi. Fenerbahçe’nin bugünkü idare binasındaki sosyal tesislerin ruhsatı yoktur. Bir gün kulübe gidiyorum, beş tane greyder, askerler filan... ‘Burayı yıkacağız’ diyorlar. Ben de beyanat verip ‘Siz ihtilal yapmış olabilirsiniz; ama biz Fenerbahçe’yiz. Paşa’ya gidin söyleyin. Burası kışla değil, ben de onun askeri değilim. Biz Fenerbahçe’yiz Paşa filan tanımam.’ dedim." şeklinde konuştu.



F.Bahçe Spor Kulübü’nün kriz dönemlerinde akla gelen efsanevi başkanı Ali Şen, Şamdan Plus dergisine anılarını anlattı. İhtilal döneminin hassasiyeti nedeniyle dile getirdiği sözleri medyanın yazmaktan çekindiğini söyleyen Şen, "Bu lafların yarısını yazdı Hürriyet. Korkuyordu yazmaya; çünkü gazete kapatıyorlardı o dönem. O lafların yarısını edenleri sıkıyönetim hapse atıyordu." dedi. F.Bahçe Sosyal Tesisleri’nin kaçak olduğunun herkes tarafından duyulduğunu belirten Ali Şen, sözlerine şöyle devam etti: "Tabii o gün, komutan yapamadı o yıkımı. Fakat Paşa çok inatçı bir adammış. ‘Mutlaka binayı yıkacak’ diyorlar. Biz de ertesi gün bir şey yaptık. O zaman Halil Sözer Paşa vardı. Sonradan hava kuvvetleri komutanı oldu. Merak ettim sordum, ne yapabiliriz diye. ‘Her şeyin çaresi var. Bir Atatürk büstü koy oraya. Beni çağır, açılışını ben yapayım.’ dedi. Atatürk büstünü kim yıkabilir tabii. Biz de ertesi gün gittik, Atatürk büstü koyduk. Bir daha kimse dokunmadı bize. Bugün dahi girdiğin zaman o büst aynı yerde durur.



Kaynak:Zaman


---------------------------------------------------------------------------------------------------------------





Düzenleyicilerin arasında Fenerbahçe başkanı Dr. Nazım'ın da bulunduğu, başarısız süikast girişimi dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Paşa, Anadolu Ajansi'na 18 Haziran 1926'da şu tarihi demecini vermişti:



'...Benim naçiz vücudum bir gün elbette toprak olacaktır. Fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır...'



İŞTE PUSU PLANI

Hain plana göre, Mustafa Kemal Paşa'nın İzmir'e ziyareti sırasında, Gazi otomobille şehirden geçerken, Gaffarzade Oteli yakınında dar bir dönemeçte, Ziya Hurşit ve adamları kendisine ateş ederek öldürdükten sonra, oluşacak kargaşadan yararlanarak İzmirden motorla Sakız Adasına kaçacaklardı. Suikastçıların kaçmasını sağlayacak olan motorcu Şevki, hazırlıkları İzmir Valisi Kazım Dirik'e haber vererek suikastçıları yakalattı.



17 KİŞİ İDAM EDİLDİ

Olayın ortaya çıkmasından sonra yapılan yargılama süreci neticesinde İstiklal Mahkemesince aralarında FB Başkanı Dr. Nazımın da bulunduğu 17 kişinin idamına karar verilmiş ve asılmışlardır.



Suikast olayının Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası bir kısım mensupları ile ilgili bulunduğu ortaya çıkmış ve eski İttihat ve Terakkicilerin de bu olayın tahrik ve düzenleyicileri oldukları anlaşılmıştır.



Amaçları, önce irticayı tahrik ve dini siyasete alet ederek Mustafa Kemal Paşa'yı iktidardan düşürmekti. Buna muvaffak olamayınca da, İttihat ve Terakki'nin ileri gelenleri, Terakkiperver Fırkanın içindeki adamlarıyla Ata'ya suikast teşebbüsü hazırlıklarına girişmişlerdi.



Suikast şebekesi, aylardan beri birtakım özel tertibat ile her ne olursa olsun Gazi'ye karşı suikast yapmayı ve bu suretle de hükümeti devirmeyi kararlaştırmıştı. Suikastı hazırlayanlar, Terakkiperver Cumhuriyet fırkasına mensup bazı kimselerdi. En önemli rolü oynayanlar Terakkiperver Fırkadan İzmit Milletvekili Şükrü Bey ile eski İttihat ve Terakkici Kara Kemal'di. Suikast önce Ankara'da tasarlanmış, ancak Erzincan Milletvekili Sabit Bey'le Faik Bey'in müdahaleleri ile önlenmişti. Daha sonra Bursa'da bir süikast planı düşünülmüş, bu da uygun görülmeyerek İzmir'de 16 Haziran 1926'da gerçekleştirilmesine karar verilmişti.



16 Haziran 1926 Çarşamba günü, Mustafa Kemal İzmir'e gitmek üzere seyahatte bulunurken, Giritli Şevki durumu İzmir Valisine ihbar etmiş ve suikastı fiilen yapmakla görevli olanlar, suç vasıtaları olan bomba ve silahlarıyla birlikte yakalanmışlardır.



YARGI SÜRECİ

Olayları takiben Ankara İstiklal Mahkemesi, İzmir'de görevlendirildi. Aralarında milletvekillerinin de bulunduğu geniş ölçüde tutuklamalar yapıldı.



İstiklal Mahkemesi, İzmir'de Milli Kütüphane binasında sanıkları yargılamaya başladı. Ali (Çetinkaya) Başkan, Ali (Rize), Dr. Reşit Galip, üye ve Necip Ali (Küçükada) da savcıydı.



Mahkemenin ilk bölümü 13 Temmuz 1926'da karara bağlandı. Suikastı planladığını itiraf eden Ziya Hurşit ve birkaç yardımcısı dışında, kapatılan Terakkiperver Fırka milletvekilleri Erzurum mebusu Rüştü Paşa, İzmit mebusu Şükrü, Manisa mebusu Abidin, İstanbul mebusu İsmail Canbulat, Eskişehir mebusu Arif ve Sivas mebusu Halis Turgut Beyler idam edildiler.



İstiklal Mahkemesi Ankaraya intikal ederek, yine Ali Çetinkaya'nın başkanlığında, İzmir suikast teşebbüsünün daha geniş bir hükümet darbesinin parçası olduğu iddiasıyla 2 Ağustos 1926 da tekrar başladı. Sanıkların çoğu eski İttihad ve Terakki Fırkası mensubu olduklandan bu davaya 'Ittihatçılar Davası' da denilmektedir.



26 Ağustos 1926 günü verilen karar ile, eski Maliye Nazırı Cavid, İttihad ve Terakki eski Genel Merkez Üyesi Fenerbahçe Başkanı Dr. Nazım ve eski katiblerden Nail, eski Ardahan mebusu Hilmi Beyler idama mahkum oldular ve Ankara'da Cebeci'de ertesi sabah asıldılar.


...

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Söz GSCimbom'un Değerli Üyelerinde.
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



Alın anasını satıyım, siz de hâlâ bizim futbolcumuzu sahiplenmeyin, kötüleyin, satılsın deyin. Millet nasıl yükleniyor, siz de o sırada adama laf ede durun. Anca lafınız burada bize geçerli. :mad::mad:
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



Alın anasını satıyım, siz de hâlâ bizim futbolcumuzu sahiplenmeyin, kötüleyin, satılsın deyin. Millet nasıl yükleniyor, siz de o sırada adama laf ede durun. Anca lafınız burada bize geçerli. :mad::mad:


Bence konuşulmaya bile değmez bu açıklamalar konu kilitlensin hatta. Gereksiz şahısların yorumlarına ihtiyacımız yok. Şerefsiz arıyorlarsa kendi takımlarına baksınlar orda bulurlar fazlasıyla.
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



Kendilerine yakışır şekilde konuşmuşlar. GS TV'de Lugano için bunlar söylense biz utanırdık. Ama onlar utanmazlar. Çünkü onlar fenerbahçeli... Bu arada Daum Acıbadem'e güvenmediği için sağlık raporu oradan almamış :) Bu arada Bursa'dan gol haberi hala yok :D
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



Hukuki olarak gerekenler yapılmalı bukadar ileri gidebilecek kadar düşük olduklarını sanmıyordum.

ama gereken yapılmalı!
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



ayıptır ya yemın edıyorum dıyecek soz bulamıyorum rtük esıkayetmi etsek bişey yapalım arkadaslar :sopa:
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



Bu haberden Çok İçimizdeki Keita'ya sallayanlara daha çok şaşırdım... Oyuncumuza Sahip çıkalım Bakın Görüyorsunuz Neler yaptıklarını... Lütfen Oyuncumuza Sahip çıkın..
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



Galatasaray'ın şampiyonluk görüntüleri Fenerbahçe TV'yi şok etti





Önceki gece Fenerbahçe TV'de "Filede Bu Sezon" adlı voleybol programını izlemek isteyenler, programın ardından Galatasaray'ın şampiyonluğunu ilan ettiği OFTAŞ maçının ve ardından Ali Sami Yen'de yaşanan kutlamaların yayınlandığını görünce gözlerine inanamadı.









Taraf Gazetesi'nin haberine göre, önceki gece Fenerbahçe TV'de "Filede Bu Sezon" adlı voleybol programını izlemek isteyenler, programın ardından Galatasaray'ın şampiyonluğunu ilan ettiği OFTAŞ maçının ve ardından Ali Sami Yen'de yaşanan kutlamaların yayınlandığını görünce gözlerine inanamadı. Çok sayıda sarı-lacivertli taraftar, kulübü telefon yağmuruna tuttu. Tepkiler taraftar sitelerinde de dillendirilmeye başlanınca FB TV Genel Müdürü İhsan Topaloğlu'ndan açıklama geldi.



Sabaha karşı 02.52'de yaşanan "üzücü" olayın teknik aksaklıkların yanında ihmalden de kaynaklandığını söyleyen Topaloğlu şunları söyledi: "Kulübümüze mali yük getirmemesi amacıyla‚ kayıt yaptığımız tüm kasetler tekrar tekrar kullanılmaktadır. Yani bir kaset tek bir kayıt için kullanılmamakta‚ işi bitince üzerlerine yeni kayıtlar yapılmaktadır. Bu uygulama birçok TV kanalında da böyledir. Söz konusu olayın sebebi de budur. Rakibimiz Galatasaray´ın son maçı olası durumlara karşı televizyonumuzda kaydedilmiş sonra da bu kayıtla işimiz bitince üzerine 'Filede Bu Sezon' programı kaydedilmiştir. Olay gecesi nöbetçi arkadaş görevi başında uyuyakalmış ve 'Filede Bu Sezon' programı bittikten sonra kasetteki Galatasaray-Gençlerbirliği Oftaş maçı kaydından kalan bölüm gösterilmeye devam etmiştir. Bu şanssızlıklar silsilesi sonucu söz konusu üzücü durum meydana gelmiştir. Yayıncılıkta dünkü ya da gelecekteki başarılarınızın değil‚ bugünün önemli olduğunun bilinciyle hepinizden yaşanan bu şanssızlık nedeniyle özür diliyorum."



Topaloğlu, mesai saatleri içinde uyuyarak olaya sebebiyet veren çalışanın görevine son verildiğini de sözlerine ekledi.
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



Futbolcumuza laf soyleyenler; kokocu bir teknik direktorleri, kazmaci bilicalari, cirkef luganolari, ham cokelek volkanlari, seks skandalina karisan futbolculari (!) ve de terbiyesiz yoneticilerinin rezilliklerini unutmuslar anlasilan. bu dunyada s....siz bir camia varsa oda kendileridir.. Keita kadar basiniza tas duser insallah.. haddinizi bilin akilli olun angut herifler..
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



kendileri o kadar kötü durumdaki sataşacak yer arıyorlar.

öyle bi duruma düştüler ki bu lafları bile kurtaramaycak...



Bursadan gol haberi hala gelmedi :D ama
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



benım anlamadığım elano yu hıc konusmuolar 2 macta 2 gol 1 asıst yaptığını bukadr cırkeflık yanlılık olmaz bızdekı sozum ona objektıf entel taraftarlarda keita ya gıydırsın acın gozunuzu azcık...
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



dunya kupasinda oynayan bir adama para versek te bi kazsa penalti noktasini

cok merak ediyorum
 
Cevap: Fenerbahçe TV'de Büyük Skandal !



Şeref ne demektir, karakter ne demektir ?



Bu adamlar bu kelimelerin anlamını bilselerdi zaten Fenerbahçeli olmazlardı.
 
Üst Alt