Koronavirüs Hakkında Önemli Bilgiler

Şüphelendiğiniz durumlarda 184'ü arayın!

Galatasaray Modernleşmeli Yoksa Biter


Evet arkadaslar sizlere simdi 2015 yazindan yani Hamza ile ilk önce Süperligi ve Türkiye kupasini ardindan da Süper Kupayi kazandigimiz dönemden bir yazi sunacagim. Bu yaziyi gecen sene yani 2016 yaz aylarinda bulmustum internette ve tercüme edip paylasacaktim. Ama is güc tatil vs derken tamamen unuttum ve bir kac gün önce tesadüfen bookmark larda birsey ararken yine denk geldim ve bu sefer paylasayim dedim.

Ilk olarak belirteyim yazi bana ait degil. Ben sadece size tercümeyi yapacagim, bayagi ugrastirdi beni diyebilirim bu gece. Umarim okursunuz, ilk defa bu kadar büyük capli birsey paylasiyorum forumda :) Biliyorum yazi cok uzun oldu ama okumanizi tavsiye ederim.

Yaziyi hazirlayan arkadas hakkinda iki kelam edeyim. Sizin benim gibi futbolu seven ve bu takimin renklerine gönül vermis bir genc kendisi. Simdi sorabilirsiniz eh bunun ne önemi var diye. Aciklayayim bu genc arkadasimiz Ingiliz ve ayriyaten Galatasaray taraftari. Bu güzel arkadasimiz 2015 yazinda yani yaklasik 2 sene önce 3 kupa birden kaldirdigimiz dönemde gelecege dair bir degerlendirmede bulunmus. Hatirlayanlar olacaktir mutlaka, burada da yeterince tartismistik o dönemler bu gidisatimiz iyi bir gidisat degil, ucuruma dogru sürükleniyoruz diye ben ve baska arkadaslar burada gelecege dair korkularimizi dile getirmistik cok tartismalar olmustu. Yazi da katilmadiginiz konular veya noktalar olabilir, yanlislar da olabilir sonucta yaziyi hazirlayan arkadasimiz yabanci ve herseyi takip etmiyor olabilir. Yazinin icinde Aysal ile ilgili de sözler var buna katilmayacak onlarca kisi taniyorum burada ama konu bu degil.

Simdi bu yazi ile göstermek istedigim nedir ?

Allahin yabancisi bu olacaklari tahmin edebiliyor ve ne hallere düsecegimizi öngörebiliyor. Ne aci bir durum degil mi? Ülke ile alakasi olmayan, dilimizi bilmeyen, insanlarimizi tanimayan bir adam bu durumlara düsecegimizi görebiliyor ama bizim kendi insanlarimiz, on yillardir bu takima gönül vermis adamlar taraftarlar yöneticiler göremiyor. Durumumuzu cok güzel gösteren bir yazi yazmis Thomas Wyer arkadasimiz.

Galatasaray modernleşmeli yoksa biter

Yaygin bir atasözü vardir „Fazla gurur insanin gözünü kör eder.“ Aslan bunu dikkate almali, basarilar ayriyeten rahatlaticir ama asla olasi bir cöküse karsi bir garanti de degildir. Galatasaray moderlesmeli yoksa biter.

Kendisiyle Avrupa Fatihi olarak gurur duyan bir takim icin Sampiyonlar Ligi boy gösterilebilecek sahnelerin en büyügüdür. Ama bir türk takiminin Avrupa’yi fethetmesinin üzerinden uzun zamanlar gecti. 2013 yilinda Galatasaray TT Arena daki 3-2’lik Real Madrid galibiyeti ile Ceyrek final öncesi Sampiyonlar Liginden ayrilisini kutladi gösterdigi performansin verdigi gurur ile. Son 5 yilda Real Madrid, Manchester United ve Schalke 04 gibi takimlar kendilerini Türkiye de Avrupa Fatihi’nin kurbani olarak buldular.

Gecen sezon Galatasaray grup asamasini sonuncu bitirirken hanesine sadece 1 puan yazdirabilmeyi basardi ve Anderlecht gibi “kücük balik” olarak görülen bir takimi 2 macta da maglup etmeyi basaramadi. Burada gerceklesen kücük düsürülmenin Prandelli’nin görevine son verilmesine neden olurken, bize Galatasaray taraftarlari icin Avrupa defterinin ne kadar büyük bir önem tasidigini gösteren bir unsur oldu.

Hamza Hamzaoglu ile isler ülke sinirlari icinde ne kadar rayina girmis olsa bile, Galatasaray ancak ve ancak kendini kandirir bu düzelme sayesinde Avrupa Fatihi ünvanina geri kavustugunu düsünmek gibi bir hataya kapilirsa. Galatasaray icin gelen basarinin alternatifi vasat olmak degil cöküs olacaktir
Türk futbolunda cok mühim yapisal sorunlar var, bunu belki de en cok Galatasaray kulübü özetliyor. Ticarilestirilen Avrupa futbolunun sürekli göz önünde bulunmasina ragmen Türk kulüplerinin ilgi odaklari cok baska yerlerde, basari yerine siyasi entrika ve kendi reklamini yapma derdindeler.

Mesela Galatasaray’in neredeyse bütün liderleri Galatasaray Lisesi mezunu, Lise’nin gücü neredeyse kulübün kuruldugu 1905 yilindaki kadar etkin ve dominant. Bu Lise yetenekli insanlar tarafindan degil de daha cok kendine Galatasaray dan bir parca koparmaya calisan insanlar tarafindan hüküm ediliyor, kendilerini kulübün kuruldugu yillarda hüküm süren Sultanlar ve Beyler gibi görüyorlar. Istanbul kulübünün baskanlik secimleri demokratik secimden daha cok gizem ve batil inanca bürünen papaya ait bir secim havasi veriyor.

Basari daha cok sans eseri olarak geliyor. Zaman zaman bu özenti „pasalar“ dan olusan kolej gercek kabiliyetleri olan bir adam tarafindan delinebiliyor. Böyle bir adam Ünal Aysal’di , 2011-2014 yillarinda süren baskanlik döneminde Galatasaray Avrupa da en basarili dönemlerinden birini yakaladi.

Kendisi gercek vizyona sahip bir liderdi, cagdasliga ve Avrupa’ya entegre olmus bir vizyona. Eski Sultanlardan ziyade daha cok Atatürk’e önem veren onun ideallerine gözünü diken bir adam Onun liderligi altinda Drogba ve Sneijder geldi, yeni cagin paragonlari (mükemmel kabul edilen örnekler).
Bu cag uzun sürmeyecekti. Gelelim bugüne, Dursun Özbek’in görev süresi Türk futbolunda yapilan bütün yanlislari yansitiyor. Son 3 Galatasaray baskaninin göreve geldigi zaman yas ortalamasi 71 idi. Aynisini Barcelona son 3 baskanlari ile mukayase edersek ortalama yaslari 46 gibi bir rakam oluyor. Özbek 66 yasinda.

Özbek de Galatasaray Lisesi mezunu, ama Ünal Aysal’a kiyasla cok ama cok daha düsük bir viyzona sahip. Bundan ziyade Özbek kulübün icine dönük sartlarini daha da derinlestirdi, oysaki Fenerbahce van Persie, Nani, Kjaer, Diego gibi futbolculari transfer ederken Hamzaoglu’nun transfer ettigi tek Türkiye disinda taninan futbolcu Lukas Podolski.


Hal böyleyken eger Galatasaray ilerlemek istiyorsa, Türk den fazlasi olmasi gerekiyor. Avrupali olmalari gerekiyor. Uluslarasi olmalari gerekiyor. Galatasaray Garenta araba kiralama firmasi ile yillik 1 Milyon € dan 3 yillik sözlesme imzalarken Manchester United Adidas ile 100 Milyon üzeri yeni bir kontrat imzaladi, bunun yaninda cok kücük bir degisim tabi ki.

Galatasaray’in Twitter da Bayern Münih den iki kat daha fazla takipcisi olmasina ragmen Galatasaray forma sponsoru bulmakta cabalamiyor. Eger sponsorluk modernlesmeye vasita degilse o zaman gelismekte olan pazarlara yönelilmeli. Türkiye disinda büyük bir taraftar kitlesine sahip olmasina ragmen, bunlarin cogu Almanya gibi ülkelere yayilan Türkler iken, kulüp hic sezon öncesi turlar düzenlemiyor, uzak dogu gibi yeni pazarlara yelken acmak icin caba sarf etmiyor, Galatasaray markasini yaymak adin hic bir icraatleri yok.

Ortada baska bir sans yok: ya modernlesmek ya da ölüm. Galatasaray Avrupa da kötülesmeye devam edecek eger düsüse simdi dur demezlerse. Modernlesmek zorunlu olarak kulüp bünyesinin toptan yani bastan asagi yenilenmesini gerektiriyor, gecmisi olan degil yetenegi olan adamlara acilmali, siyaset yerine ticaret tercih edilmeli ve yeni oyunculara yatirim.

Avrupa’da ilgisizlige dogru yol alan yolculuktan cikmak adina Galatasaray icin tek rota modernlesmek. Eger Galatasaray Fenerbahce’nin hasin kahkahlarini önlemek istiyorsa simdi ve gelecekte, o zaman kulübün su an bir yol kavsaginda bulundugununu yadirgamali, ya isiga dogru giden yolu ya da karanliga dogru sürükleyen yolu secmeli.


Iki yol var ikisi de kacinilir degil, biri modernlesmek digeri ise ölüm. Sadece ilk secenek ile Aslanlar yine kükreyecektir.

 
Son düzenleme:
Öncelik ile emegine saygi can, bukadar tercüme etmissin.

Bunu yazan genc bir ingiliz taraftar arkadasimiz güzel bir yazi yazmaya calismis, ama yazida odgru passajlar gibi, bir cok hatalar oldugu gibi, bir cözüm önerisi de yok. En azindan kafa yormaya calistigi görüyorum, onun da ozaman sarf ettigi emege saglik ama bakis acisi yüzeysel.

Sunu iyi görmüs, bunu görmek zor degil, ama iyi bir takipci oldugu kesin. Galatasaray´in basina insanlar genel anlamda kendi reklamlarini yapmak icin geliyorlar. Bunu bu kulübe baskan olmus, herkes ile ilgili söyleyebiliriz. Bu kulüpte taraftar olupta, arma aski icin yönetici yada baskan olanlar azdir, neredeye yoktur.
Ve belirttigi gibi ekonomi önemlidir, hatta en önemli olaydir kapitalist düzeninin futbolunda.

Fenerbahce´de mesela durumlar farklidir. Fenerbahce´de taraftarlar var, kurumlarin icerisinde, ve bunlar maddi olarak kulübe büyük destekler vermekten kacinmiyorlar, ve ayakta tutuyorlar, özellik ile amatör branslari. Zaten taraftar olan bunu yapar, bizde ise bunu yapanlar yok, cünkü taraftar yok. Kongremizin cogunlugu takimi tutuyor, maclarini izliyor, bazen de tek önemli olanlari, okadar.

------------------------------------------------------------------------------

Bir kere Galatasaray´da islerin kötüye gittigini, cok zor dönemlerden gececegini bilmek icin ingiliz bir genc olmaya gerek yok. Ve bunu Hamza döneminde görmeye baslayanlar, cok gec kaldiklarini da belirtmem gerekir. Bunu 2012´lerde de dahi ön görenler oldu. 2013´lerde artik görmemek icin, iki elimiz ile, gözlerimizi kapatmamiz gerekiyordu zaten. Bunu burada bas bas bagiranlar, belki de ingiliz olmadiklari icin dinlenilmediler.

Sunu da gelirsek, arkadas Galatasaray´in avrupaya kapali oldugunu yazmis heralde. Ve Aysal ona göre avrupaliymis. Galatasaray lisesi 1481 yilinda kurulmustur, ve 1860´larda Fransiz örnegi ile, en yüksek egitimsel donanimi ile yeniden insaa edilmistir. Galatasaray lisesi zaten bu topraklarda, batiya acilan bir penceredir. Tarihi boyunca cok önemli insanlar yetistirmistir. Kongre üyelerimizin 80% oran ile de en az bir yabanci dil bilmektedir, ve özellik ile liseli tabani olmayanlar yüksek bir fransiz egitim kültürü ile yetistirilmistir, ve dünyanin önemli yerlerinde egitmlerini tamamlamislardir.
Dzeavntaji ise yakubun bir yapilanma olmasi, ve özellik ile Türkiye´de insanlari cahil olarak degerlendirdikleri icin, ve güc kayibindan korkduklari icin, bir acilimdan kacmalari. Yani olaganüstü donanimin, yada iceriden torpilin yok ise, üye olman da zor.

- Su olay vardir ki. futbol "cahil" kesimlerin sporudur. Futbolu bilmek, anlamak, yönetmek icin, elit olmaya gerek yok. Cahil de olabilirsin, kitap da okumayabilirsin. Yine de en iyi futbolcu, ya da en iyi hoca olabilirsin.

Ve söyle de bir hatasi var, zaten yaziyi okumaya basladigimda oraya gelecegini düsünmüstüm. Fenerbahce´yi pozitif bir örnek olarak gösteriyor, ve ayni zannetigim gibi yüzeysel bakiyor olaya. Onun degerlendirmesinde olayi sadece alinan futbolcular, ve isimlerine, reputasyonlarina göre degerlendiriyor. Ama salt bugün bakarsak olaya, Fenerbahce´nin hem ekonomik, hemde sportif olarak bizden daha kötü duruma geldigini görürüz.

Ve bir diger yanlisi, bizi avrupali kulüpler ile kiyaslamasidir, sponsorluk konularinda. Bir ülkenin büyük bir takimina, ekonomik acidan lukratif bir sponsorluk anlasmasi yapmak, hem o ülkenin, hemde ve özellik ile o ülkenin vatandaslarinin ilgisini cekmeye calismaktir. Ve ayni zamanda sadece o ülkede degil, baska ülkelerde de ciddi popülerligi olan, yada o populülerligi yaratabilecek kulüpleri tercih ediyorlar.
Galatasaray acisindan ise ülke dezavantajlari mevcuttur. Avrupaliya Türkiye, ve türk takimlari lukratif gelmiyor.

Yani bizim ekonomik yükselis yolumuz farklidir, avrupa kulüplerinden, ki bazi avrupa kulüpleride bu sekilde toparlanmistir.

- Galatasaray´in ekonomik cikisi yatirimlardan geciyor. Araziler, insaatlar, projeler ücgeninde. Sonra spor kulübüyüz, bunlara ne gerek var diyenler oluyor, ama bizim gelirlerimizi maksime edecek cözüm yollari bunlardir. Önemli arazilerimizi maalesef, 10 yillar süren kötü yönetimlerin sonucu, borclari kapatmak icin kullanma yoluna gittik.

- Son olarak yazayim. Galatasaray bitmez, ama zor bir sürecten geciyor, ve böyle yönetilmeye devam ederse, sürekli bu inis ve cikislari yasamasi da kacinilmaz olacaktir.
 
Son düzenleme:
yahu en eski krallıklar bile halka açılmış ,belli ritüellerini halkın önünde yapıyorlar ki yaşayabilsinler,bizim kulüp hala kapalı kapılar ardında.
 
Dedigim gibi arkadas herseyi tamamen bilmiyor olabilir, herseye hakimdegildir vs. Ama bir yabanci icin ben gayet bilgili oldugunu düsünüyorum.

Bilmiyorum siz ne düsünüyorsunuz ama ben ne zaman yabanci birisinin Galatasarayli oldugunu görsem gurur duyarim. Burada arkadasimiz daha cok modernlesmek hakkinda konusmus kulübün Avrupa takimlari ile yarisabilecek bir potansiyele sahip oldugunu ima etmis.

Adem evet haklisin 2013 de baslamistik burada tartismalara takimda ve kulüpte degisimlerin gerektigini ama en gec 3 kupa sonrasi dibi görecegimiz apacik ortadaydi, buna ragmen buna karsin hic bir önlem alinmadi ve su an halimiz ortada. Seneye CL'ye katilamayacagiz yine büyük ihtimal, yine Avrupa dan yoksun bir sene gecirecegiz (AL de gruptan cikamaz mevcut takim).

Biraz dramatize olmus arkadasin yazisi ama hakli oldugu ortada. Galatsaray bitmez dogru ama bile bile göre göre bu durumlara da sürüklenmemeli simdi oldugu gibi. Sonucta Galatasaray bu, bazi seylerin öngörülmesi gerekiyor.
 
Üst Alt